RÜTBE VE İŞARETLER
Yazar: pekbiafiliyalnizlik

Selam! Laptopumun adaptörü bozuldu 😱 tamire verdim. Bölümü telefondan düzenledim yazım hatası falan varsa kusura bakmayın lütfen. Umarım beğenirsiniz keyifli okumalar 🌸 ''Aksın kanım kefenime renk olsun, Al kefenim bayrağıma denk olsun.'' Ayak bastığım Şırnak sınır karakoluna göz gezdirdim. Bizi karşılamak için gelen albayı gördüğümüzde üsteğmen ile aynı anda selam verip esas duruşa geçtik. ''Üsteğmenim durumunuz ne?'' "Baver ele geçirildi, Tunç yaralı, çocuklar da ufak tefek yaralar var. Zayiatımız yok komutanın. Turan'ın devamı detaylı kontrol için hastaneye iniş yapacak.'' Gözlerini üzerimizde gezdirip üsteğmende baktı, ''Niye hastanede değilsin sen Çakırca?'' ''İyiyim ben komutanım.'' Albay başını çevirip hazır bekleyen ambulans ekibini çağırdı. İşaret parmağını otoriter şekilde üsteğmene uzattı, ''Tedavi olmadan karşıma dikilme, acımam.'' ''Komutanım planlara vâkıfız, bu operasyonda olmak is-'' Albay elini şiddetle kaldırarak susturdu, ''Emrimi ikiletme, daha hesap vermem gereken kaç üstüm var sen biliyor musun? Hadi Çakıca, hadi!'' Çakırca albayın emri üzerine zorla da olsa sağlık görevlilerinin yanına gitmişti. Baver'i albayın emri ile karakolun nezarethanesine götürdüm. Açılan kapıdan içeriye fırlatıp kelepçelerini çözmedim ve başına asker diktim. Karakolda büyük bir hareketlilik vardı ve bunun nedenini biliyordum. Karakol albayının odasına adımladım, ''Komutanım eylemlerde bu kez çocukları hedef almışlar, sırayla tüm okullarda patlama yapacaklar. Eğer müsaadeniz olursa Sancak timi olarak destek olmak isteriz.'' Elini omzuma koydu, ''Anlaşıldı teğmenim.'' Albay ile harekât odasına girdik. Ekrandan eylemlerin yapılacağı alanları inceliyorduk. Komandolar belirli adreslere girmişlerdi çoktan, özel kuvvetler olarak hazırda beklemekteydik. Albaya gelen bilgi ile harekât odasından çıktı, ben kodları ve bilgileri alıyordum. O sırada albayın bağırtısını işittim, ''Adam gibi tedavi olmadan operasyona katılmayacaksın dedim sana! Kaç kişi aradı beni sen biliyor musun? Helikopterler kaldırdı adamlar senin için, zor tuttum! Şimdi yıkıl karşımdan bu bir emirdir Çakırca!'' Şu kısacık zamanda bile uğraşması zor bir adam olduğunu anlamıştım. Albay tekrar odaya geldiğinde son kez onunla konuştuk, ''Mühimmatlar emrinizce, burası karakolunuz. Oktay üsteğmen tekrar ameliyata alındı emir komuta sende, sana da ekibine de güveniyoruz teğmenim.'' ''Sağ olun komutanım.'' ''Allah yardımcınız olsun.'' ''Sağ ol!'' Albayın bize yol göstermesi için görevlendirdiği askerle birlikle harekât merkezinden çıktım. Koridorda ekibim beni karşılamıştı. Hepsi ayakta duruyordu, beni görünce biri diğerini dürttü ve as duruşa geçtiler. ''Komutanım emriniz nedir?'' ''Beni takip et Sancak.'' Ben önde Sancak timi arkada Şırnak Hudut karakolunun hangarına adımlarken bahçedeki erlerin bakışlarından haberdardık. Hangara girip mühimmatlarımızı almaya başladık. Şarjöre mermileri dizerken başımı kaldırıp hazırlanan time baktım. ''Varacağımız yer bir ilkokul. Eylem planı için bugün belirlenmiş. İki ihtimalin üzerinde duruyoruz; Ya bombayı okulun bir yerine monte etmişler, ya da canlı bomba olarak binada bulunduruyorlar. Şimdilik ihtimallerimiz bunlar. Çocuklara, öğretmenlere ve de sivillerden kimseye zarar gelmeden bombayı etkisiz hale getireceğiz. Dolaylı zayiat istemiyorum. Anlaşıldı mı Sancak?'' ''Anlaşıldı komutanım!'' Son mühimmatımı da şarjörüme takıp gözü kara ekibime baktım. ''Hadi beyler çıkıyoruz.'' Hep beraber hangardan çıkıp bizi bekleyen araçların yanına adımladık, ''Sancak araç bin!'' Zırhlı askerî araç binmemizin ardından okula doğru hareket etmişti. ''Diğer okullar peki komutanım?'' ''Komandolar müdahale ediyor, belirlenen adreslere karabasan olup çökeceğiz bugün.'' ''Kısa sürede nasıl ifadesini aldınız komutanım?'' ''Eylül teğmen bu helikopterde öttürmüştür.'' diyerek rahatça güldü Sayer astsubay. Kaşlarımı çatıp ona baktığımda gülümsemesini dondurdu hemen, ciddi bir mizaca bürünüp başıyla selam verdi. ''Harun, sana çok iş düşecek.'' ''Bomba imha benim…