Bizim Taraf

İLK KIVILCIM

Yazar:

Bizim Taraf - Umut Bayrak kitap kapağı
Bizim Taraf kitap kapağı

12 Yıl Önce — 2014 Yazı Y az güneşinin perdelerin arasından sızıp odadaki toz tanelerini dans ettirdiği sıcak bir pazar sabahıydı. Beş yaşındaki Cenk, gözlerini araladığında burnuna dolan taze ekmek ve kızarmış sucuk kokusuyla gülümsedi.Annesi Suzan Hanım, mutfakta neşeli bir melodiyi mırıldanarak kahvaltıyı hazırlıyordu. Evin içi, huzurlu bir sabahın tanıdık sesleriyle doluydu.Küçük çocuk yataktan kalkıp esneyerek pencereye doğru adımladı. Parmak uçlarında yükselip dışarıyabaktığında kalbi heyecanla çarpmaya başladı. Mahalle parkında Arden, Edip ve Melis çoktan toplanmış, renkli bir plastik topun peşinde koşturuyorlardı. Bu manzarayı görür görmez uykusundan eser kalmayan Cenk, küçük adımlarla hızla mutfağa koştu. — Anne, ben parka inebilir miyim? Suzan Hanım, elindeki maşayı bırakıp tezgahın arkasından oğluna döndü. Yüzündeki şefkatli gülümsemeyle Cenk'in dağınık saçlarını düzeltti. — İn bakalım... Kahvaltı hazır olunca seslenirim, hemen gelirsin. Ama bak, sakın parktan uzaklaşma. Cenk, suçlu çocuklara has bir savunma mekanizmiyle kaşlarını kaldırdı: — Ne zaman uzaklaştım ki ya? Suzan Hanım tek elini beline koydu, yapmacık bir ciddiyetle oğluna baktı: — Pazar günü parka diye inip Bakkal Lütfü’nün oraya gittiğinizi unuttunuz sanırım küçük bey. — O uzaklaşmak sayılmaz ki... — Tabi canım, üç mahalle yukarı gitmek uzak sayılmaz zaten, dedi Suzan Hanım gözlerini devirerek. Cenk, annesinin bu haklı titizliği karşısında pes ederek omuzlarını düşürdü: — Off anne ya! Suzan Hanım arkasından hafifçe seslendi, sesinde muzip bir ton vardı: — Anneye oflama! * * * Cenk, minik parmaklarıyla ayakkabılarının bağcıklarını yarım yamalak bağlayıp apartman kapısından adeta bir ok gibi fırladı. Parkın sararmış çimleri arasına daldığında, tozlu spor ayakkabılarının çıkardığı ses arkadaşları tarafından hemen fark edilmişti. Arden, ayağının altındaki topu durdurup ellerini beline koydu. — Günaydın hobbitcan! Edip, Arden’in bu garip kelimesine anlam veremeyerek yüzünü ekşitti: — O ne demek ya? Arden, büyük bir bilmişlikle omuz silkti: — Ne bileyim! Babamla geçen gün bir film izliyorduk, orada böyle küçük adamlar vardı. Cenk’e benziyordu aynı. Cenk, Arden’in takılmasına aldırmadan etrafına bakındı. Grubun eksik olan parçasını hemen fark etmişti. — Bir şey diyeceğim... Ferhan nerede? Edip, parkın arkasındaki sık ağaçlık alanı işaret etti: — Arı kovanı görmüştü şu ilerideki ağaçlardan birinde, kesin oraya gitmiştir yine. Melis, duyduğu kelimeyle irkilerek hemen geri adım attı. Gözleri korkuyla büyümüştü. — Arı mı?! Sokmazlar bizi değil mi? Ben hayatta gitmem oraya! Tam o sırada Cenk’in bakışları, arkadaşlarının tartışmasından sıyrılıp parkın en kuytu köşesinde duran eski,ahşap çardağa kaydı. Çardağın gölgesinde, minik dizlerini kendine doğru çekmiş, sarı saçları yüzüne dökülen bir kız çocuğu oturuyordu. Omuzları hıçkırıklarla sarsılıyor, elleriyle yüzünü kapatmış gizli gizli ağlıyordu. Cenk, sanki görünmez bir ip onun kalbine bağlanmış gibi, arkadaşlarını unutup o tarafa doğru bir adım attı. Arden arkasından seslendi: — Cenk nereye gidiyorsun! Cenk, gözlerini o küçük kızdan ayırmadan, aceleyle yanıt verdi: — Siz oynayın, ben hemen geleceğim! Küçük çocuk, Kadıköy’ün bu tozlu parkında, hayatını tamamen değiştirecek o ilk adımı çardağa doğru atmaya başladı. Yıllar boyunca vizöründen bakacağı, uğruna şarkılar besteleyeceği Gözde, orada, gözyaşları içinde onu bekliyordu. Küçük çocuk, kalbinin göğsünde yarattığı o tuhaf, hızlı ritimle ahşap çardağın basamaklarını tırmandı. Her adımda eski tahtalar hafifçe gıcırdıyor, sanki atılacak büyük bir dostluğun ilk seslerini veriyordu. Çardağın gölgesine adım attığında, hıçkırık sesleri daha da belirginleşti. +Cenk, ne yapacağını bilemeyerek birkaç saniye kızın başında bekledi. Sonra yavaşça yanına, tozlu banka oturdu. Aramızda bir karışlık mesafe bırakmıştı. — Neden ağlıyorsun? dedi Cenk, beş yaşındaki bir çocuğun tüm saflığı ve merakıyla. Kız, ellerini yavaşça yüzünden çekti. Gözleri ağlamaktan kızarmış, yanakları ısl…

Bölümün tamamını WritePad'de oku