Birbirimiz İçin Varız

İlk Gün

Yazar:

Birbirimiz İçin Varız - İkra kitap kapağı
Birbirimiz İçin Varız kitap kapağı

1. Bölüm: Arka Sıradakiler ​Lisenin bitmesine, o bitmek bilmeyen mezuniyet gününe tam üç ay kalmıştı. Koridorlar, havaların ısınmasıyla iyice tembelleşen, tek dertleri yaklaşan sınavlar olan sıradan öğrencilerle doluydu. Okulun o monoton ve sıkıcı ritmi herkesi ele geçirmişti. ​Sınıfın en arka köşesindeki masada ise okulun popüler ama kimseyle muhatap olmadıkları için sevilmeyen üçlüsü oturuyordu: Karan, Baran ve Arda. Paraları, rahat tavırları ve kimseyi umursamayan soğuk duruşları yüzünden okuldakiler onlardan pek haz etmezdi. Kimse yanlarına yaklaşmaya cesaret edemezdi. Kendi aralarında ise sarsılmaz, güçlü bir bağ vardı; dışarıya tamamen kapalıydılar. ​Karan, sırasındaki notları incelerken yüzündeki hatlar ciddi ve sakindi. 19 yaşındaydı ama akranlarına göre fazlasıyla olgun ve soğukkanlıydı. Grubun beyniydi, her zaman mantığıyla hareket ederdi. ​"Şu son üç ayı da kimseye bulaşmadan bitirip gidiyoruz," diye mırıldandı Karan, sesini sadece yanındakilerin duyabileceği bir tonda tutarak. ​Önündeki sırada oturan Arda, test kitabının arkasına sakladığı telefonunda finans haberlerine bakıyordu. Gözlüklerini düzeltti. "Ben hazırım. Şu okulun bitmesini en çok ben istiyorum zaten." ​Sırtını duvara yaslamış, sınıftaki diğer öğrencileri izleyen Baran ise hafifçe dikleşti. Sessiz, iri yarı ve sert duruşuyla grubun koruyucusuydu. Baran için Karan ve Arda öz kardeş gibiydi; onlar için yapmayacağı şey yoktu. ​"Az kaldı," dedi Baran düz bir sesle. "Birbirimizi kolladığımız sürece kimse bizim düzenimizi bozamaz." ​Sınıfa Gelen Yabancı ​Tam o sırada sınıfın kapısı açıldı. İçeri giren hocanın arkasında, daha önce okulda hiç görülmemiş bir kız duruyordu. Sınıftaki uğultu anında kesildi. ​"Evet gençler," dedi hoca. "Bu İkra. Dönemin bitmesine üç ay kala aramıza katıldı. Babasının işi yüzünden buraya nakil oldu." ​İkra, sırtındaki siyah çantası ve sınıftaki kimseyi umursamayan dik bakışlarıyla tahtanın önünde durdu. Uzun, koyu renk, kıvırcık dalgalı saçları vardı; buğday teni, dolgun dudakları ve uzun, balık etli fiziğiyle sınıftaki diğer kızlardan tamamen farklı, oldukça dikkat çekici bir havası vardı. Yüzünde, bu zengin çocukların havasını hiç takmayan, fazlasıyla kendinden emin ve hatta biraz gıcık denilebilecek alaycı bir ifade vardı. Bakışları sınıfı taradı ve en arkada, kendisini buz gibi gözlerle izleyen o üçlüde durdu. ​Sınıfta sadece iki boş yer vardı: Biri ön sıralarda, okulun o yılışık tiplerinin yanı; diğeri ise bizim üçlünün hemen yanındaki boş sıra. ​Ön sıralardan, okulun parasıyla hava atan yılışık tiplerinden biri olan Tolga sırıterek yanını işaret etti. "Buraya oturabilirsin yeni kız." ​İkra, çocuğa gıcık bir bakış attı ama daha ilk günden dikkat çekmemek adına sessizce yürüyüp Tolga'nın yanındaki boş sıraya oturdu. Çantasını masaya bırakırken, arkasındaki üçlünün keskin bakışlarını üzerinde hissedebiliyordu ama hiç bozuntuya vermedi. Saçlarını omzundan geriye doğru attı. ​Zil çalıp hoca sınıftan çıktığı an, yanındaki Tolga anında İkra’ya doğru döndü. Gözlerini İkra’nın üzerinde gezdirdi. "Selam, ben Tolga," dedi, sesini etkileyici kılmaya çalışarak. "Son üç ay kala bu okula gelmen ilginç olmuş. Ama şanslısın, en iyi yere oturdun. Sana buraları gezdirebilirim, yalnız kalmazsın." ​İkra, çocuğun bu yapışkan tavrına karşı sadece gözlerini devirdi. "Gerek yok, kendim de gezebilirim," dedi net bir sesle. Ancak Tolga geri adım atmadı, sırasına iyice yayılarak İkra’nın alanını daraltmaya devam etti. Teneffüs boyunca kızın yanından ayrılmadı, sürekli ona hayran kalmış gözlerle bakıp sarkıntılık etmeye çalıştı. İkra ise sabırla önüne bakıyordu. ​Şaşırtan Yakınlık ​Öğleden sonraki derslerin birinde hoca zor bir geometri sorusunu tahtaya yazıp sınıfa döndü. "Bunu çözebilecek olan var mı?" ​Sınıfta kimseden ses çıkmadı. Arda, oturduğu yerden ön sıradaki İkra’ya doğru eğildi. "İkinci formülü ters çevirmen gerek, yoksa çıkmıyor," diye fısıldadı dostça. ​İkra arkasına döndü, Arda’ya bakıp hafifçe gülümsedi. "Biliyorum, ama hoca o yöntemi hen…

Bölümün tamamını WritePad'de oku