Bir Yazlık Yalanı

Tekne Gezisi Felaketi

Yazar:

Bir Yazlık Yalanı - Young Ladyyy kitap kapağı
Bir Yazlık Yalanı kitap kapağı

Kahvaltı masasındaki neşeli sohbetin ardından Hasan Amca elini çırptı. “Bugün için güzel bir planım var.” Herkes merakla ona döndü. “Neymiş?” diye sordu Derya Hanım. “Tekne turu.” Sevim Hanım heyecanlandı. “Harika fikir!” Babalar da hemen kabul etti. Yağız keyifle arkasına yaslandı. “Ben hazırım.” Banu omuz silkti. “Ben de.” Yaklaşık yarım saat sonra hep birlikte limandaydılar. Bembeyaz tekneler, masmavi denizin üzerinde usulca sallanıyordu. Kaptan onları güler yüzle karşıladı. “Herkes hoş geldin.” Tekne hareket ettiğinde hafif bir rüzgâr esmeye başladı. Banu teknenin ön kısmına geçti. Denizin kokusunu içine çekti. “İyi ki gelmişiz.” Arkasından Yağız geldi. “Bak…” “Neye?” “Yunuslar.” Banu heyecanla suya baktı. Gerçekten de uzakta iki yunus suyun üzerine çıkıp tekrar kayboluyordu. “İnanamıyorum!” Telefonunu çıkarıp fotoğraf çekmeye çalıştı. Tam o sırada tekne hafifçe sallandı. Banu’nun ayağı kaydı. “Dikkat!” Yağız kolundan tuttu. Bu kez ikisi de gülmeye başladı. Banu başını iki yana salladı. “Galiba ben sürekli düşüyorum.” Yağız gülerek, “Ben de sürekli seni tutuyorum.” İkisi de söylediklerinin farkına varınca sustular. Aralarına kısa bir sessizlik girdi. Sonra Banu gülümsedi. “Teşekkür ederim.” “Rica ederim.” Tekne küçük bir koyda durdu. Kaptan seslendi. “Yüzmek isteyenler denize girebilir.” Herkes hazırlanmaya başladı. Yağız suya balıklama atladı. “Su harika!” Babası da arkasından atladı. Banu ise merdivende durmuş aşağı bakıyordu. Yağız başını kaldırdı. “Atlamayacak mısın?” Banu dudaklarını ısırdı. “Ben…” “Neyin var?” “Biraz...derin sudan korkuyorum.” Yağız şaşkınlıkla baktı. “Gerçekten mi?” Banu başını salladı. “Evet.” Yağız birkaç saniye düşündü. Sonra yüzerek merdivenin yanına geldi. Elini uzattı. “Gel.” Banu tereddüt etti. “Ya bırakırsan?” Yağız gülümsedi. “Bırakmam.” “Ya batarsam?” “Yanındayım.” Banu onun gözlerine baktı. O bakışta öyle bir güven vardı ki… İstemeden de olsa elini uzattı. Yağız elini sıkıca tuttu. “Bir…İki…Üç!” Birlikte suya atladılar. Banu ilk anda panikledi. Sonra Yağız’ın elini hâlâ bırakmadığını fark etti. “Bak.” “Neye?” “Ayaklarını hareket ettir.” Banu yavaş yavaş yüzmeye başladı. Birkaç saniye sonra korkusu yerini şaşkınlığa bıraktı. “G… galiba yüzüyorum.” Yağız kahkaha attı. “Sana söylemiştim.” Banu sevinçle su sıçrattı. “Bunu senin sayende yaptım.” “O kadar da değil.” “Öyle.” Tam o sırada Banu avuç dolusu suyu Yağız’ın yüzüne fırlattı. Yağız gözlerini kapattı. “Demek oyun istiyorsun.” “İstiyorum.” Bir anda su savaşı başladı. İkisi de çocuklar gibi kahkahalar atıyordu. Aileleri tekneden onları izliyordu. Derya Hanım gülümseyerek, “Baksana, ne kadar yakışıyorlar.” dedi. Sevim Hanım da gözlerini onlardan ayırmadan cevap verdi. “İlk gün birbirlerini boğacak gibiydiler.Şimdi ise birbirlerini suya batırmaya çalışıyorlar.” Babalar kahkahaya boğuldu. Su savaşı devam ederken Yağız aniden durdu. “Banu.” “Ne?” “Arkanda bir şey var.” Banu telaşla döndü. “Nerede?” Yağız fırsatı kaçırmadı. Kocaman bir dalga yapıp onu baştan aşağı ıslattı. Banu birkaç saniye donup kaldı. Sonra gözlerini kıstı. “Demek öyle…” Yağız geriye doğru yüzmeye başladı. “Yakalayabilirsen yakala.” Banu peşinden gitti. İkisi de kahkahalar atarak koyun içinde birbirlerini kovalamaya başladı. Yağız arkasına bakarak güldüğü için önünü göremedi. Küt! Bir şamandıraya çarptı. Başını tutup yüzünü buruşturdu. “Ah!” Banu bir an endişelendi. “İyi misin?” Yağız acıyla başını ovuşturdu. “Sanırım şamandıra kazandı.” Banu birkaç saniye ciddi kalmaya çalıştı ama başaramadı. Öyle bir gülmeye başladı ki nefesi kesildi. Yağız da sonunda ona katıldı. Denizin ortasında yankılanan kahkahaları, martı seslerine karışıyordu. İlk kez ikisi de aynı şeyi hissetti. Bu tatilin en güzel yanı deniz, güneş ya da tekne değildi. Birlikte gülebilmekti.

Bölümün tamamını WritePad'de oku