Bir Yazlık Yalanı

Gerçeğin Sahibi

Yazar:

Bir Yazlık Yalanı - Young Ladyyy kitap kapağı
Bir Yazlık Yalanı kitap kapağı

Koridordaki hava bir anda ağırlaştı. Bastonunu her yere vuruşunda yankılanan metal sesi, herkesin sinirlerini daha da geriyordu. Siyah takım elbiseli adam ağır adımlarla ilerledi, altı adamı da saygıyla iki yana çekildi. Hiç acele etmiyor, sanki bu anı yıllardır bekliyormuş gibi etrafındakileri tek tek süzüyordu. Yağız, dosyayı kolunun altına biraz daha sıkıştırdı. “Kimsin sen?” diye sordu sert bir sesle. Adam hafifçe gülümsedi. “İsmimin bir önemi yok.” “Benim için var.” “İnsanlar bana yıllardır ‘Başkan’ der.” Banu kaşlarını çattı. “Bu gerçek adınız değil.” Adam başını salladı. “Değil.” “O zaman gerçek adınızı söyleyin.” Adam gözlerini Banu’nun üzerine çevirdi. “Cesaretini sevdim.” Banu omuz silkti. “Benim de gizemli konuşan insanlardan hiç hoşlanmadığımı bilseniz iyi olur.” Yağız gülümsemeden edemedi. “Bu konuda sana katılıyorum.” Banu hemen ona döndü. “Şaşırdım.” “Neye?” “Bana ilk defa bu kadar çabuk hak verdin.” Yağız omuz silkti. “Bazen oluyor.” “Bazen mi?” “Şımarma.” “Ben şımarık değilim.” “İtiraz etmen bile kanıt.” Banu hafifçe koluna vurdu. “Seninle ciddi konuşmak imkânsız.” Yağız alçak sesle güldü. “Denemekten vazgeçme.” Başkan ikisini birkaç saniye sessizce izledi. “İlginç…” Kemal dikkatle sordu. “Nesi ilginç?” Başkan ellerini bastonunun üzerine koydu. “Otuz yıl önce de tam böyle iki insan vardı.” Yağız’ın kaşları çatıldı. “Kim?” “Baban…” Adam kısa bir an durdu. “…ve Banu’nun annesi.” Koridorda derin bir sessizlik oluştu. Banu şaşkınlıkla geri çekildi. “Annem mi?” “Evet.” “Bu imkânsız.” Başkan acı bir tebessüm etti. “Hayır. Gençliklerinde birbirlerinden hiç ayrılmazlardı.” Yağız şaşkınlıkla Banu’ya baktı. “Annem bunu bana hiç anlatmadı.” Banu da aynı şaşkınlıkla başını salladı. “Benim annem de.” Başkan devam etti. “İki aile yalnızca komşu değildi…Birbirlerini aile gibi görüyorlardı.” Kemal gözlerini yere indirdi. “Sonra her şey değişti.” Başkan başını salladı. “Evet ve bir yalan, iki aileyi birbirine düşman etti.” Yağız öfkeyle sordu. “O yalan neydi?” Başkan derin bir nefes aldı. “O dosyanın içinde.” Banu dosyaya baktı. “O zaman neden bu kadar uğraşıyorsunuz?” Başkan’ın yüzündeki ifade ilk kez sertleşti. “Çünkü o dosya açıldığı gün… çok güçlü insanların hayatı mahvolacak.” Yağız dosyayı biraz daha arkasına aldı. “O zaman doğru yoldayız.” Başkan hafifçe güldü. “Cesur çocuk.” “Babamdan öğrendim.” “Hayır.” Başkan gözlerini Yağız’ın gözlerine dikti. “Onu tanıyacak kadar büyümedin.” Bu cümle Yağız’ın canını acıttı. Banu hemen araya girdi. “Onun ailesi hakkında böyle konuşmayın.” Başkan şaşkınlıkla Banu’ya baktı. “Onu mu savunuyorsun?” Banu hiç düşünmeden cevap verdi. “Evet.” “Neden?” “Çünkü buna ihtiyacı var.” Yağız yavaşça Banu’ya döndü. “Ben kendimi savunabilirim.” Banu gözlerini devirdi. “Biliyorum.” “O zaman?” “Yine de bazen sus.” “Neden?” “Çünkü sinirlenince düşünmeden konuşuyorsun.” Yağız hafifçe gülümsedi. “Demek beni tanımaya başlamışsın.” “Maalesef.” “Maalesef mi?” “Evet.” “Kalbim kırıldı.” “Abartma.” “Gerçekten kırıldı.” Banu kahkahasını zor tuttu. “Sen var ya…” “Ne var?” “…tam bir baş belasısın.” Yağız gururla başını kaldırdı. “Teşekkür ederim.” “Bu iltifat değildi.” “Ben öyle anladım.” Başkan istemsizce gülümsedi. “İnsan böyle zamanlarda bile gülebiliyor demek.” Kemal de hafifçe gülümsedi. “Onlar bunu başarıyor.” Tam o sırada Ela’nın bakışları koridorun tavanına takıldı. Yüzündeki ifade bir anda değişti. “Yağız…” dedi telaşla. “Yukarı bak.” Herkes aynı anda başını kaldırdı. Koridorun tavanındaki eski çelik halatlardan biri kopmak üzereydi. Paslanmış makara gıcırdıyor, tonlarca ağırlığındaki eski yük platformu tam üzerlerinde sallanıyordu. Ela bağırdı: “Herkes geri çekilsin!” Fakat tam o anda halat büyük bir gürültüyle koptu. ÇAAT! Dev platform hızla aşağı inmeye başladı. Yağız hiç düşünmeden Banu’yu kendine doğru çekti. Banu dengesini kaybedip doğrudan Yağız’ın üzerine düştü. İkisi yere yuvarlanırken platform tam arkalarına, büyük bir gürültüyle çarptı. Toz bulutu bütün koridoru kapladı. Kimse birkaç saniye hi…

Bölümün tamamını WritePad'de oku