Kasaba Turu
Yazar: Young Ladyyy

Yağız odasının kapısını kapatırken derin bir nefes verdi. “Bu kız tam bir felaket…” diye mırıldandı. Tam o sırada koridordan Banu’nun sesi duyuldu. “Felaket olan ben değilim.” Yağız irkildi. Kapıyı açtı. Banu elinde havlularla karşısında duruyordu. “Demek beni konuşuyordunuz.” Yağız hafifçe boğazını temizledi. “Şey… Kendi kendime konuşuyordum.” “Ben de öyle tahmin etmiştim.” İkisi de birkaç saniye birbirine baktı. Tam o sırada alt kattan Sevim Hanım’ın sesi yükseldi. “Çocuklar! Hazır olun.” Banu merdivenlere yöneldi. “Neden?” Hasan Bey salondan seslendi. “Kasabayı gezeceğiz.” Banu’nın yüzü düştü. “Ben gelmesem?” “Olmaz.” Yağız da aynı anda, “Ben de gelmesem?” diye sordu. Derya Hanım gülümseyerek, “İkiniz de geliyorsunuz.” Beş dakika sonra iki aile çoktan yazlığın önünde toplanmıştı. Kasabanın dar taş sokakları begonvillerle süslenmişti. Küçük hediyelik eşya dükkânları, dondurmacılar ve kafeler turistlerle doluydu. Banu fotoğraf çekmek için durdu. Tam telefonunu kaldırmıştı ki arkasından biri çarptı. Telefon elinden kaydı. “Dikkat!” Yağız refleksle uzanıp telefonu yere düşmeden yakaladı. Banu şaşkınlıkla ona baktı. “Yakalandı.” Yağız telefonu uzattı. “Sanırım bugün ilk defa bir şeyi düşürmedim.” Banu istemsizce gülümsedi. “Kutlamak lazım.” “O kadar mı kötüyüm?” “Şimdilik evet.” Yağız kahkaha attı. “En azından dürüstsünüz.” Tam o sırada Derya Hanım vitrindeki rengârenk şapkaları görünce heyecanlandı. “Çocuklar! Şunlara baksanıza.” İki anne çoktan dükkâna girmişti. Babalar da peşlerinden. Banu içeri girmek üzereydi ki Yağız yanında durdu. “Bakın.” “Neye?” Şapkanın birine uzandı. Kocaman hasır bir şapkaydı. Üzerinde pembe harflerle ‘Drama Kraliçesi’ yazıyordu. Yağız gülümseyerek şapkayı Banu’ya uzattı. “Bence tam size göre.” Banu şapkayı elinden aldı. Bir an inceledi. Sonra raftan başka bir şapka çıkardı. Üzerinde ise ‘İnatçı Ama Tatlı’ yazıyordu. Hiç düşünmeden Yağız’ın başına geçirdi. “Bence bu da size çok yakıştı.” İkisi bir an birbirine baktı. Sonra aynı anda gülmeye başladılar. Kahkahalarını duyan aileleri şaşkınlıkla dönüp onlara baktı. Sevim Hanım sessizce Derya Hanım’a dirsek attı. “Bak, kavga etmiyorlar.” Derya Hanım gülümseyerek fısıldadı. “Bugün güneş gerçekten farklı doğmuş.” Banu ile Yağız bunu duymamış gibi davransalar da birbirlerine attıkları kısa bakış, ilk günkü kadar sert değildi. Aralarındaki inat hâlâ yerindeydi ama artık o inadın içine, fark edilmesi zor küçük bir merak da karışmaya başlamıştı.