Bir Yazlık Yalanı

Tünelin Sonundaki Kapı

Yazar:

Bir Yazlık Yalanı - Young Ladyyy kitap kapağı
Bir Yazlık Yalanı kitap kapağı

Nemli taş duvarların arasından ilerleyen dar tünelde yalnızca ayak sesleri ve nefes alışları duyuluyordu. Ahmet Usta gaz lambasını önde tutuyor, arkasından Kemal yürüyordu. En arkada ise Yağız ile Banu vardı. Yağız, dosyayı bir kolunun altına sıkıştırmış, diğer eliyle Banu’nun elini bırakmamıştı. Banu hafifçe gülümsedi. “Hani sadece tehlike geçene kadar elimi tutacaktın?” dedi. Yağız hiç arkasına bakmadan cevap verdi. “Tehlike henüz geçmedi.” “Geçerse bırakacak mısın?” “Bilmem.” Banu kaşlarını kaldırdı. “Biraz önce çok kararlı konuşuyordun.” Yağız omuz silkti. “Fikrimi değiştirdim.” “Ne çabuk.” “Şikâyetin var mı?” Banu dudaklarının kenarındaki gülümsemeyi gizlemeye çalıştı. “Biraz.” “Elimi bırakayım o zaman.” Yağız tam parmaklarını gevşetirken Banu refleksle yeniden sıktı. “Dur.” Yağız bu kez ona dönüp muzipçe gülümsedi. “Demek ki şikâyetin o kadar da büyük değilmiş.” Banu gözlerini devirdi. “Şu an seni gerçekten itmek istiyorum.” “Bu tünelde mi?” “Evet.” “İkimiz de düşeriz.” “Onu sonradan düşünürüz.” Kemal arkalarına dönerek iç çekti. “Siz ikiniz tehlikenin ortasında bile tartışmayı nasıl başarıyorsunuz?” Yağız gülümseyerek, “Alışkanlık.” dedi. Banu hemen ekledi: “Suçlu o.” “Yine ben mi?” “Başka kim olacak?” Ahmet Usta kahkahasını bastırmaya çalıştı. “İyi ki tartışıyorsunuz.” Banu şaşkınlıkla sordu: “Neden?” “Çünkü konuşan insanlar korkularına teslim olmaz.” Bir anlığına herkes sustu. Tam o sırada arkalarından boğuk bir ses duyuldu. “Oradalar!” Tünelin içinde yankılanan sesle birlikte karanlıktan el fenerlerinin ışıkları görünmeye başladı. Kemal telaşla arkasına baktı. “Bizi buldular.” Ahmet Usta yürümeyi bırakıp koşmaya başladı. “Çabuk!” Dar tünel giderek alçalıyor, bazı yerlerde eğilmeden ilerlemek imkânsız hâle geliyordu. Banu bir taş çıkıntısına takıldı. “Dikkat!” Tam düşeceği sırada Yağız onu belinden yakaladı. “İyi misin?” diye sordu telaşla. Banu nefes nefese başını salladı. “İyiyim.” Yağız kaşlarını çattı. “Bir daha böyle korkutma.” Banu gülmeye çalıştı. “Bunu söyleyen, sürekli başını belaya sokan adam.” “Ben kontrollü yapıyorum.” “Kontrollü mü?” “Daha çok… şanslı.” “Şansın bir gün bitecek.” Yağız gözlerini onun gözlerine çevirdi. “O gün gelirse…” Sözünü tamamlayamadı. Banu sessizce devam etti. “…yanında olurum.” İkisi birkaç saniye birbirlerine baktılar. O an bütün sesler kaybolmuş gibiydi. Arkadaki kovalamacayı yeniden duyuran bağırışlar onları kendilerine getirdi. “Durmayın!” diye bağırdı Kemal. Tünelin sonunda eski demir bir kapı belirdi. Kapının üzerinde yılların pası vardı. Ahmet Usta cebinden küçük, yuvarlak bir anahtar çıkardı. “Son kapı.” Yağız şaşkınlıkla sordu: “Bir anahtar daha mı vardı?” Ahmet Usta başını salladı. “Bu geçidin sırrını tek anahtarla koruyacak kadar saf değildik.” Anahtarı kilide soktu. Fakat… Dönmedi. Ahmet Usta bir kez daha denedi. Yine olmadı. Kemal’in yüzü gerildi. “Kilidi içeriden kapatmışlar.” “Ne?” diye sordu Banu. Ahmet Usta ağır bir nefes verdi. “Bu kapının diğer tarafında biri var.” Tam o anda kapının ardından yavaş ve düzenli alkış sesleri yükseldi. Tak… Tak… Tak… Herkes olduğu yerde dondu. Ardından sakin ama otoriter bir erkek sesi duyuldu. “Yıllardır bu anı bekliyordum.” Yağız kapıya yaklaşarak sert bir sesle, “Sen kimsin?” diye sordu. Adam hafifçe güldü. “Ben, bütün bu oyunun başladığı gün de buradaydım.” Banu’nun kalbi hızla çarpmaya başladı. “Oyunun?” “Evet.” Adamın sesi daha da soğuklaştı. “Yanlış rezervasyonu ayarlayan da bendim.” Yağız’ın gözleri öfkeyle doldu. “Neden?” Kapının arkasındaki adam kısa bir sessizliğin ardından tek bir cümle kurdu. “Çünkü birbirinizi tanımanız gerekiyordu.” Banu ile Yağız şaşkınlıkla birbirlerine baktılar. Adam sözlerine devam etti. “İki aileyi bir araya getirmek… planın sadece ilk adımıydı.” Yağız dişlerini sıktı. “Peki ikinci adım ne?” Kapının ardındaki adam derin bir nefes aldı. “İkinizin… gerçeği birlikte öğrenmesi.” Tam o anda ağır demir kapının kilidi kendi kendine “tak” diye açıldı. Kapı yavaşça içeri doğru aralanırken, içeriden gelen…

Bölümün tamamını WritePad'de oku