Bir Yazlık Yalanı

Karanlıktaki Adam

Yazar:

Bir Yazlık Yalanı - Young Ladyyy kitap kapağı
Bir Yazlık Yalanı kitap kapağı

Banu, refleksle Yağız’ın kolunu tuttu. Eski deponun içindeki ağır rutubet kokusu nefes almayı zorlaştırıyor, tavandan sarkan örümcek ağları fenerin ışığında hafifçe sallanıyordu. Karanlığın içinden çıkan adam yavaş adımlarla onlara yaklaştı. Elli yaşlarında görünüyordu. Gri saçları ve yorgun yüzü, uzun zamandır ağır bir yük taşıdığını anlatıyordu. Elindeki eski deri dosyayı göğsüne bastırmıştı. Yağız gözlerini adamdan ayırmadan sert bir sesle, “Sen kimsin?” diye sordu. Adam birkaç saniye sustu. Ardından dosyayı yavaşça yere bıraktı. “Adım Kemal,” dedi sakin bir sesle. “Babanın en yakın arkadaşıydım.” Yağız’ın yüzü gerildi. “Yalan.” “Bunu söyleyeceğini biliyordum.” “Babamın en yakın arkadaşını tanırdım.” Kemal acı bir tebessüm etti. “Hayır… Tanımazdın. Çünkü ben, yıllar önce bu kasabadan gitmek zorunda kaldım.” Banu sessizce Yağız’a baktı. Onun nefes alışverişi bile değişmişti. Çocukluğundan beri cevap aradığı soruların tam ortasında duruyordu. Yağız bir adım öne çıktı.“Bizi buraya sen mi çağırdın?” Kemal başını salladı. “Evet.” “Neden?” “Çünkü artık gerçeği öğrenme vaktin geldi.” Depoda yeniden sessizlik oluştu. Dışarıdan gelen dalga sesleri, paslı çatının arasından içeri giren rüzgâra karışıyordu. Kemal dosyayı açtı. İçinden eski tapular, banka dekontları, gazete kupürleri ve sararmış mektuplar çıkardı. “Baban hırsız değildi,” dedi. “Dolandırıcı da değildi. Onun üzerine yıkılan suç, başka birine aitti.” Yağız’ın çenesi sıkıldı. “Bunu zaten öğrendim.” “Hayır,” dedi Kemal. “Henüz hiçbir şey öğrenmedin.” Banu merakla sordu: “Ne demek istiyorsunuz?” Kemal derin bir nefes aldı. “Bu olay sadece para meselesi değildi. Birileri sahildeki bütün arsaları ele geçirmek istiyordu. Eski iskele, depo, hatta şu anda kaldığınız yazlık bile o planın içindeydi.” Banu ile Yağız aynı anda şaşkınlıkla birbirlerine baktılar. “Bizim kaldığımız yazlık mı?” diye sordu Banu. Kemal başını salladı. “Evet. O yazlık yıllar önce Yağız’ın babasının satın almak istediği son evdi. Eğer o evi alabilseydi, bütün kıyının sahibi olacaktı.” Yağız kaşlarını çattı. “Yanlış rezervasyon…” Kemal sözünü tamamladı. “…tesadüf değildi.” Bu cümle depoda yankılanıp kaldı. Banu’nın gözleri büyüdü. “Ne demek tesadüf değildi?” Kemal, dosyanın içinden bir rezervasyon çıktısı çıkardı. “İki ailenin rezervasyonları bilerek değiştirildi.” Yağız şaşkınlıkla belgeyi aldı. “Kim yaptı bunu?” Kemal başını iki yana salladı. “Adını bilmiyorum ama sizi aynı evde görmek isteyen biri vardı.” Banu fısıltıyla, “Neden?” diye sordu. Kemal, ilk kez hafifçe gülümsedi. “Çünkü iki ailenin yıllardır birbirinden sakladığı gerçek, ancak siz birlikte olursanız ortaya çıkacaktı.” Tam o sırada deponun dışından ayak sesleri duyuldu. Üçü de aynı anda sustu. Yağız el fenerini kapıya çevirdi. “Kim var orada?” diye seslendi. Cevap gelmedi. Sadece çakıl taşlarının üzerinde yürüyen birinin ayak sesleri… Sonra aniden… Tak! Deponun kapısı sertçe kapandı. Banu irkilerek Yağız’ın koluna sarıldı. “Yağız…” Yağız hızla kapıya koştu. Kolu çevirdi ama kapı açılmadı. “Kilitlemişler.” Kemal’ın yüzü ilk kez endişeyle gerildi. “Demek bizi buldular.” “Dışarıda kim var?” diye sordu Yağız. Kemal cevap veremeden dışarıdan boğuk bir erkek sesi duyuldu. “Dosyayı bize verin.” Yağız sertçe karşılık verdi: “Kimsiniz siz?” Adamın sesi yeniden yükseldi. “Dosyayı verin… Yoksa bu depodan hiç kimse çıkamaz.” Banu istemsizce Yağız’ın elini tuttu. Yağız da parmaklarını onun eline kenetledi. Gözlerini kapıdan ayırmadan alçak bir sesle, “Korkma,” dedi. “Bu kez ne olursa olsun seni yalnız bırakmayacağım.” Banu, bütün korkusuna rağmen ona baktı ve başını usulca salladı. “Ben de seni.” Tam o anda deponun arka tarafında, yıllardır açılmadığı belli olan ahşap bir kapak yavaşça gıcırdayarak aralandı. Kemal şaşkınlıkla o tarafa döndü. “Hayır…” dedi fısıltıyla. “Onlar bu geçidi nereden öğrendi?” Fenerin ışığı karanlığa doğru uzanırken, yerin altından gelen ağır ayak sesleri giderek yaklaşmaya başladı…

Bölümün tamamını WritePad'de oku