Bir Yazlık Yalanı

Gün Batımının Ardından

Yazar:

Bir Yazlık Yalanı - Young Ladyyy kitap kapağı
Bir Yazlık Yalanı kitap kapağı

Yazlığın bahçe kapısı gıcırdayarak açıldığında gece çoktan çökmüştü. Bahçedeki sarı lambalar taş yolu aydınlatıyor, verandadan yükselen kahkaha sesleri evin sıcacık atmosferini daha kapıdan hissettiriyordu. Birkaç saat önce ölümle burun buruna gelen iki insan, şimdi hiçbir şey olmamış gibi aynı kapıdan içeri giriyordu. Banu derin bir nefes aldı. “Sence bir şey anlamışlar mıdır?” diye fısıldadı. Yağız kapının kolunu çevirirken hafifçe gülümsedi. “Annem beni doğurdu ama sorgu memuru olmayı seçti. Beş dakika içinde her şeyi anlamış olur.” Banu istemsizce güldü. “Hiç komik değil.” “Şu an güldün ama.” “Refleks.” “ Demek bana karşı reflekslerin gelişiyor. Güzel.” Banu gözlerini devirdi. “Kendine hayran olmaya ara verir misin? İçeri gireceğiz.” “Veremem. Karizmam zarar görür.” “Sende karizma mı vardı?” “Canımı acıttın.” “İyi oldu.” İkisi de gülümserken kapıyı açıp içeri girdiler. Salondan gelen ses bir anda kesildi. Sevim Hanım ayağa kalktı. “Sonunda geldiniz! Saatin kaç olduğunun farkında mısınız?” Derya Hanım da mutfaktan telaşla çıktı. “Telefonlarınız neden kapalıydı? Meraktan ne hâle geldik biliyor musunuz?” Banu ile Yağız aynı anda birbirlerine baktılar. Sonra aynı anda konuşmaya başladılar. “Aslında…” İkisi de durdu. Yağız gülmeye başladı, sonra Banu’ya fısıldayarak “Önce sen anlat.” dedi. Banu kaşlarını çattı. “Hayır, sen anlat. Fikir senden çıksın.” “Ne demek fikir benden çıksın? Suç ortağı mıyız biz?” “Biraz öyleyiz galiba.” Bu söz ikisini de kısa süreliğine susturdu. Sevim Hanım ellerini beline koydu. “Fısıldaşmayı bırakın da bize de anlatın bakalım.” Yağız boğazını temizledi. “Şey… Sahilde yürüyorduk. Sonra biraz uzaklaşmışız. Telefonları da sessize almışız. Fark etmedik.” Banu hemen ekledi. “Gerçekten isteyerek olmadı. Kusura bakmayın.” Derya Hanım derin bir nefes verdi. “Bir haber verseniz yeterdi kızım. İnsan en kötü ihtimali düşünüyor. Bu cümleyi duyan Banu’nun boğazı düğümlendi Çünkü birkaç saat önce gerçekten de en kötü ihtimalin eşiğine gelmişlerdi. Farkında olmadan gözleri Yağız’a kaydı. Yağız da aynı anda ona bakıyordu. İkisi de hiçbir şey söylemedi ama aynı korkuyu yeniden hatırladılar. Banu bakışlarını hemen kaçırdı. Sevim Hanım gergin havayı dağıtmak ister gibi gülümsedi. “Hadi tamam. Cezanız belli. Sofrayı siz kuracaksınız.” Yağız itiraz etti. “Ben misafirim ama.” “O yüzden iki tabak fazla taşıyacaksın.” Salondakiler kahkaha attı. Yağız çaresizce Banu’ya döndü. “Bak, senin yüzünden başıma iş açıldı.” Banu masum bir ifadeyle omuz silkti. “Ben bir şey yapmadım.” “Yaptın. Bana katıldın.” “Kim dedi sana beni peşinden sürükle diye?” “Sen geldin.” “Çağırdın.” “Gelmeseydin.” “Merak ettim.” “Demek merak etmişsin.” Yağız’ın dudaklarının kenarında yaramaz bir gülümseme belirdi. Banu hatasını fark edip hemen toparlamaya çalıştı. “Yanlış anlama… O anlamda değil.” “Ben hiçbir şey demedim. Suçlu gibi açıklama yapıyorsun.” “Sen var ya…” “Ben ne?” “Gerçekten çok sinir bozucusun.” “Ama gidip yine benimle yürüyorsun.” Banu cevap veremedi. Sadece gözlerini kaçırdı. Yağız bunu fark edince bu kez sesi yumuşadı. “İyi ki geldin.” Banu başını kaldırdı. Yağız’ın yüzünde ilk kez şakasız, içten bir ifade vardı. “Bugün yanımda olmasaydın… Sanırım bunların hiçbirini tek başıma kaldıramazdım.” Banu’nun kalbi sıkıştı. Yavaşça gülümsedi. “Sen de bugün beni çok korkuttun.” “Biliyorum.” “Bir daha öyle düşünmeden denize atlarsan…” “Ne yaparsın?” “Önce kurtulduğuna emin olurum… Sonra da seni ben denize atarım.” Yağız kahkahasını tutamadı. “Bu tehdit hoşuma gitti.” “Şaka yapmıyorum.” “Ben de yapmıyorum. Eğer yine aynı şey olsa yine atlardım.” Banu’nun gülümsemesi kayboldu. “İşte bundan korkuyorum. Sen hiç kendini düşünmüyorsun.” Yağız birkaç saniye sessiz kaldı. Sonra alçak bir sesle konuştu. “Bugün biri ölseydi… O çocuk değil, ben olsaydım… Buna üzülür müydün?” Banu hiç düşünmeden cevap verdi. “Böyle saçma sorular sorma.” “Cevap vermedin.” Banu derin bir nefes aldı. Gözleri dolmuştu. “Sadece üzülmezdim Yağız… Sanırım içimde bir şey sonsuza kada…

Bölümün tamamını WritePad'de oku