Bir Yazlık Yalanı

Bir Adım Daha

Yazar:

Bir Yazlık Yalanı - Young Ladyyy kitap kapağı
Bir Yazlık Yalanı kitap kapağı

“Bırakma…” diye fısıldadı Banu. Sesi korkudan titriyor, parmakları Yağız’ın eline daha sıkı tutunmaya çalışıyordu. Yağız, bütün gücüyle onun bileğini kavradı. Parmakları acıdan uyuşmuştu ama bırakmayı aklından bile geçirmiyordu. “Sana bir şey olmasına izin vermeyeceğim!” diye haykırdı. Tam o anda iskele bir kez daha şiddetle gıcırdadı. Çatırt! Yağız’ın bastığı tahta da kırıldı. Dengesi bozulup dizlerinin üzerine düştü. Dizleri sert ahşaba çarptığında canı yandı ama eli hâlâ Banu’nun bileğindeydi. O sırada takım elbiseli iki adam koşarak yanlarına geldi. “Bize uzat elini!” diye bağırdı adamlardan biri. Yağız başını iki yana salladı. “Önce Banu!” dedi hiç düşünmeden. İki adam aynı anda eğildi. Biri Yağız’ın kolunu kavrarken diğeri Banu’nun omzuna uzandı. Hep birlikte son güçleriyle asıldılar. Bir anda Banu yukarı çekildi. Tam aynı anda iskelenin büyük bir bölümü kulakları sağır eden bir gürültüyle denize çöktü. Güüümmm! Ahşap parçaları dalgaların arasında kaybolurken deniz köpükler içinde kaldı. Banu dengesini kaybedip Yağız’ın üzerine düştü. İkisi de nefes nefeseydi. Kalpleri göğüs kafeslerinden çıkacakmış gibi çarpıyordu. Banu’nun gözlerinden yaşlar süzüldü. “Ben…” dedi ama devamını getiremedi. Yağız iki eliyle onun yüzünü tuttu. “İyi misin?” diye sordu telaşla. Banu yalnızca başını sallayabildi. Yağız derin bir nefes verdi. Ardından kendini tutamayarak onu sıkıca kollarının arasına aldı. Banu da hiç düşünmeden ona sarıldı. Gözlerini kapattı. Birkaç saniye boyunca ikisi de hiçbir şey söylemedi. O an, ölüm korkusu bütün duvarları yıkmıştı. Sadece birbirlerinin kalp atışlarını duyuyorlardı. Bir süre sonra takım elbiseli adamlardan biri sessizce yanlarına yaklaştı. “İyi misiniz?” diye sordu endişeyle. Yağız yavaşça doğruldu. “Evet… iyiyiz.” Adam başını eğdi. “Üzgünüz.” Banu kaşlarını çattı. “Neden?” “İskele günlerdir tehlikeliydi,” dedi adam pişmanlıkla. “Belediyeye defalarca haber verdik. Bugün tamamen çökeceğini tahmin etmemiştik.” Yağız sert bir bakış attı. “Bizi buraya çağırmanızın sebebi ne?” diye sordu. Adam cebinden eski bir zarf daha çıkardı. “Patronumuz sizinle yüz yüze konuşamayacak kadar kötü durumdaydı,” dedi. “Bu yüzden gerçeği öğrenmenizi istedi.” Zarfın içinden eski bir tapu ve birkaç belge çıktı. Yağız belgeleri tek tek incelemeye başladı. Her satırı okudukça yüzündeki ifade değişiyor, şaşkınlığı büyüyordu. “Bu…” Adam başını salladı. “Evet. Babanız dolandırılmadı.” Yağız olduğu yerde donup kaldı. “Ne?” “Asıl dolandırılan kişi patronumuzdu,” dedi adam. “Suç ise yıllarca başka birinin üzerine kaldı. Gerçek ortaya çıktığında her şey için çok geçti.” Banu hayretle Yağız’a döndü. “Yani bütün bu yıllar…” Adam derin bir nefes aldı. “İki aile de aynı yalana inanarak yaşadı.” Yağız’ın elleri titriyordu. Yıllardır içinde taşıdığı öfke, tek bir cümleyle anlamını yitirmişti. Tam konuşacakken adamlardan birinin telefonu çaldı. Telefonu açtıktan birkaç saniye sonra yüzündeki renk tamamen değişti. “…Ne?” diyebildi yalnızca. Diğer adam telaşla yanına geldi. “Ne oldu?” Adam telefonu yavaşça kapattı. “Patronumuz…” dedi boğuk bir sesle. “…birkaç dakika önce hayatını kaybetmiş.” Bir anda derin bir sessizlik çöktü. Sadece denizin kıyıya vuran dalgalarının sesi duyuluyordu. Yağız gözlerini kapattı. Yıllardır hesap sormayı beklediği adam artık hayatta değildi. Aklındaki onlarca soru sonsuza kadar cevapsız kalacaktı. Banu usulca onun elini tuttu. Bu kez Yağız elini çekmedi. Aksine parmaklarını Banu’nun parmaklarının arasına geçirdi. İlk kez… İkisi de bunu bilinçli olarak yapıyordu. Banu hafifçe gülümsedi. “Artık yalnız değilsin.” Yağız gözlerini ona çevirdi. Bakışlarında hüzün vardı ama uzun zamandır hissetmediği bir huzur da vardı. “Biliyorum.” Sonra hiç düşünmeden eğildi ve Banu’nun alnına yumuşak bir öpücük kondurdu. Banu şaşkınlıkla gözlerini kapattı. Kalbi öylesine hızlı atıyordu ki nefes almakta zorlandı. Yağız gülümseyerek ona baktı. “Sana bir şey olacağını sandığım an…” dedi, sesi titreyerek. Derin bir nefes aldı. “…hayatımda il…

Bölümün tamamını WritePad'de oku