Bir Yazlık Yalanı

Gün Batımına Bir Saat Kala

Yazar:

Bir Yazlık Yalanı - Young Ladyyy kitap kapağı
Bir Yazlık Yalanı kitap kapağı

Banu o gece neredeyse hiç uyuyamadı. Sürekli aynı cümle zihninde dönüp duruyordu. “Yarın gün batımında eski iskeleye gel.” Sabah olduğunda evde her şey normal görünüyordu. Sevim Hanım kahvaltıyı hazırlıyor, babalar gazetelere göz atıyor, Derya Hanım çay dolduruyordu. Sanki dün gece hiçbir şey yaşanmamış gibiydi. Sadece Yağız sessizdi. Normalde masada herkesi güldüren oydu. Bugün ise neredeyse hiç konuşmuyor, önündeki çay bardağını dalgın dalgın izliyordu. Banu onu fark ettirmeden süzdü. İçinden geçen düşünce, yüreğini sıkıştırdı. Kesinlikle tek başına gidecek. Bu ihtimal bile içini huzursuz etmeye yetmişti. Kahvaltının ardından herkes sahile inmeye karar verdi. Kadınlar hediyelik eşya dükkânlarını gezecek, babalar balıkçı kahvesinde oturup sohbet edecekti. Yağız ise telefonuna kısa bir göz attıktan sonra ayağa kalktı. “Ben biraz yürüyüş yapacağım.” Banu başını hemen kaldırdı. “Nereye?” “Şöyle sahil boyunca.” “Ben de geleyim.” Yağız hafifçe gülümsedi. “Bu kadar merak etme.” “Merak etmiyorum.” “Emin misin?” “Kesinlikle.” Yağız gözlerini kısıp ona baktı.ö“Dün gece de aynı şeyi söylemiştin.” Banu dudaklarını bükerek omuz silkti. “Çok konuşuyorsun.” “Sen de çok belli ediyorsun.” Birlikte sahil boyunca yürümeye başladılar. Denizden gelen hafif iyot kokusu rüzgâra karışıyor, kıyıya vuran dalgalar insanların neşeli seslerine eşlik ediyordu. Etraftaki kalabalık her zamanki gibi hareketliydi ama ikisinin de aklı bambaşka yerdeydi. Uzun süren sessizliği sonunda Banu bozdu. “Akşam gidecek misin?” Yağız adımlarını yavaşlatıp denize doğru baktı. “Bilmiyorum.” Banu başını iki yana salladı. “Yalan.” Yağız ona döndü. “Nereden anladın?” “Çünkü gözlerine her baktığımda kararını çoktan verdiğini görüyorum.” Yağız istemsizce gülümsedi. “Beni okumayı öğrenmişsin.” “Çünkü seni tanımaya başladım.” Bu cümle, Yağız’ın yüzündeki ifadeyi bir anda değiştirdi. Gülümsemesi yavaşça kaybolurken gözlerine tarif edemediği bir sıcaklık yerleşti. Birkaç adım daha attılar. Ardından Yağız aniden durdu. “Banu.” “Hı?” “Eğer bu akşam bir şey ters giderse…” Banu hemen sözünü kesti. “Devamını getirme.” “Dinle.” “Hayır.” “Banu…” “Hayır Yağız.” Gözleri dolmaya başlamıştı. “Öyle konuşma.” Yağız ilk kez onu bu kadar korkmuş hâlde görüyordu. Sessizce bir adım yaklaştı. “Bir şey olmayacak.” “Ya olursa?” “Olmayacak.” Banu başını iki yana salladı. “Buna nasıl bu kadar eminsin?” Yağız gözlerini kaçırdı. “Emin değilim.” Bu dürüst cevap, ikisinin de yüreğine aynı anda dokundu. Aralarına çöken sessizlik, söylenmeyen onlarca cümleden daha ağırdı. Tam o sırada uzaktan yükselen panik dolu çığlıklar havayı yardı. “Yakalayın!” “Küçük çocuk denize düştü!” Banu ile Yağız birbirlerine bile bakmadan sesin geldiği yöne doğru koşmaya başladılar. İskeleye ulaştıklarında sekiz dokuz yaşlarında küçük bir çocuğun suda çırpındığını gördüler. Annesi dizlerinin üzerine çökmüş, gözyaşları içinde çaresizce bağırıyordu. “Ne olur, birisi kurtarsın!” Yağız bir an bile düşünmedi. Ayakkabılarını çıkarmaya bile vakit bulamadan kendini denize bıraktı. “Yağız!” diye haykırdı Banu. Soğuk suyun içinde güçlü kulaçlarla çocuğa ulaştı. Tam ona uzanıp kolundan tuttuğu anda beklemediği kadar sert bir akıntı ikisini de iskeleden uzaklaştırmaya başladı. Kıyıdaki kalabalık panik içinde bağırıyor, herkes çaresizlikle olanları izliyordu. Banu’nun kalbi yerinden çıkacak gibiydi. “Yağız!” Yağız çocuğu tek koluyla sımsıkı tutarken diğer koluyla kıyıya doğru yüzmeye çalışıyordu. Ancak akıntı her kulaçta onları biraz daha açığa sürüklüyordu. Tam o sırada sahilde bekleyen siyah cipin kapısı hızla açıldı. Dün gece gördükleri takım elbiseli adamlardan biri koşarak iskeleye geldi. Hiç tereddüt etmeden elindeki can simidini büyük bir isabetle denize fırlattı. “Yağız! Sağ tarafına!” Yağız son anda simidi yakaladı. Adam ipi bütün gücüyle çekerken çevredeki birkaç kişi de yardıma koştu. Birlikte hem Yağız’ı hem de küçük çocuğu güvenli şekilde kıyıya çekmeyi başardılar. Sudan çıkar çıkmaz çocuk annesine koşup sıkıca sarıldı. Kadın oğ…

Bölümün tamamını WritePad'de oku