Bir Yazlık Yalanı

Evin Kuralları

Yazar:

Bir Yazlık Yalanı - Young Ladyyy kitap kapağı
Bir Yazlık Yalanı kitap kapağı

Banu, valizini güçlükle salona kadar sürükledi. Tam koltuğa bırakacakken karşı taraftan gelen başka bir valiz, onunkiyle çarpıştı. Tak! “Biraz dikkat eder misiniz?” diye söylendi Banu. Yağız hiç istifini bozmadı. “Önce siz.” “Ben mi?” “Evet, siz.” “Bu evde ilk ben vardım.” “Hayır, ben de aynı anda geldim.” “İtiraz etmeyi hobi mi edindiniz?” “Hayır ama haklı olduğumu söylemeyi seviyorum.” Banu gözlerini devirdi. “Ne büyük başarı.” İkili birbirine ters ters bakarken anneleri araya girdi. Sevim Hanım gülümseyerek, “Çocuklar, tatilin ilk dakikasında kavga etmeyin.” Yağız’ın annesi Derya Hanım da başını salladı. “Aynen öyle. Sonuçta sadece bir hafta.” Banu içinden, “Bir hafta mı? Bir saat bile zor geçer.” Yağız ise, “Allah sabır versin.” diye geçirdi. Ev sahibi Hasan Amca boğazını temizledi. “Şimdi size evi göstereyim.” Herkes peşine takıldı. “Alt katta salon, mutfak ve bir oda var.” Kapıyı açtı. “Üst katta ise iki oda daha bulunuyor.” Banu hemen merdivenlere yöneldi. “Ben üst kattaki deniz manzaralı odayı alıyorum.” Tam kapıyı açacakken aynı anda başka bir el kapı koluna uzandı. Ahh olamaz Yağız'dı bu. İkisi yine aynı anda konuştu. “Bu oda benim.” “Hayır, benim.” Hasan Amca utangaç bir sesle, “Aslında…” İkisi aynı anda döndü. “Aslında ne?” “O oda tek.” Banu derin nefes aldı. “Evet, görüyorum.” “Diğer oda da tek.” “Onu da görüyorum.” Hasan Amca başını kaşıdı. “Alt kattaki oda ise çift kişilik.” Bir sessizlik oldu. Sonra Banu ile Yağız aynı anda bağırdı. “ASLA!” Evde yankılandı. İki anne kahkahayı zor tuttu. Babalar birbirlerine bakıp gülümsedi. Hasan Amca ellerini kaldırdı. “Yanlış anlaşıldım.” “Ben sizi aynı odada yatıracağım demedim. Alt kattaki büyük oda anne ve babalara uygun olur diye söyledim.” Herkes rahat bir nefes aldı. Banu da Yağız da aynı anda, “İyi ki…” diye mırıldandı. Sonra birbirlerine baktılar. “Ben o manzaralı odayı istiyorum.” “Ben de.” “Ben önce söyledim.” “Ben önce düşündüm.” “Bu nasıl bir mantık?” “Gayet iyi.” Banu sinirle ellerini beline koydu. “Hayatımda gördüğüm en inatçı insansınız.” Yağız gülümsedi. “Teşekkür ederim.” “Bu iltifat değildi.” “Fark ettim.” Yaklaşık on dakika süren tartışmanın ardından babalar çözümü buldu. “Yazı tura atalım.” Banu itiraz etti. “Şans oyunlarını sevmem.” Yağız cebinden bir madeni para çıkardı. “Ben severim.” Parayı havaya attı. Herkes nefesini tuttu. Para yere düştü. Yağız eğilip baktı. “Geldi.” “Ne geldi?” “Tura.” “Yani?” “Ben kazandım.” Banu dudaklarını birbirine bastırdı. “İnanmıyorum.” Yağız anahtarı çevirdi. Deniz manzaralı odanın kapısını açtı. İçerisi tam hayal ettiği gibiydi. Balkona açılan beyaz kapılar… İncecik tüller… Masmavi deniz… Rüzgârın taşıdığı iyot kokusu… Yağız arkasını dönüp hafifçe gülümsedi. “Üzgünüm.” Banu kollarını bağladı. “Hiç üzgün görünmüyorsunuz.” “Çünkü değilim.” “Harika.” Tam o sırada Yağız bavulunu içeri taşımak için eğildi fakat bavulun fermuarı bir anda açıldı. İçindeki bütün kıyafetler merdivenlere doğru yuvarlandı. Renk renk tişörtler… Şortlar… Hatta üzerinde kocaman pembe flamingolar olan bir pijama bile ortaya çıktı. Banu birkaç saniye dayanabildi. Sonra kahkahasını tutamadı. Öyle bir gülmeye başladı ki gözlerinden yaş geldi. Yağız, pembe flamingolu pijamayı eline alıp çaresizce baktı. “Annem koymuş…” Banu nefes nefese, “Buna… buna gerçekten inanacağımı mı sanıyorsunuz?” diye güldü. Yağız istemsizce gülümsedi. İlk kez Banu’nun gülerken ne kadar güzel göründüğünü fark etti ama bunu söylemesi mümkün değildi. Onun yerine eğilip pijamasını bavula tıktı. “İstediğiniz kadar gülün.” Banu hâlâ kahkahalar atıyordu. “Bu tatilin en komik anı olabilir.” Yağız omuz silkti. “Daha ilk gün.” Banu’nın gülümsemesi bir an durdu. İçinden istemsizce bir düşünce geçti. “Galiba… bu çocuk düşündüğüm kadar sıkıcı değil.” Aynı anda Yağız da kendi kendine gülümsedi. “En azından gülebiliyormuş.” İkisi de bunu birbirlerine asla söylemeye niyetli değildi. Oysa bu, aralarındaki buzları fark ettirmeden eriten ilk andı.

Bölümün tamamını WritePad'de oku