Bir Savaşçının Kalbi

Bölüm 8

Yazar:

Bir Savaşçının Kalbi – matacoope kitap kapağı
Bir Savaşçının Kalbi – matacoope kitap kapağı

Lord Ralcha tükenmiş bir şekilde odasının kapısını açtı ve kendisini sırt üstü olacak şekilde, üstündekileri çıkarmadan yatağa attı. Tüm gün boyunca yaptığı politik görüşmeler tüm enerjisini emmişti. Düşünceli bir şekilde bir müddet tavanı izledi. Korku festivali yaklaşıyordu ve isyanı başlatmak için en iyi aralık olacaktı. Sakince yatağında doğruldu ve gözlerini odasındaki en karanlık köşeye dikti. Belinde asılı olan bıçağı çekip çevirmeye başlarken sakince bekledi. Çok geçmeden beklediği kişi gölgelerin arasından çıkıp geldi. “Morgrim.” dedi Ralcha gülümseyerek. Morgrim, Ölüm meleği veya Ölüm Getiren, ismini ölüme yakın olmayan kimseye vermezdi, beş yüz yıldan daha fazladır krallıkların etrafında dolaşır, Tanrı ve Tanrıça’yı onurlandıranların ruhlarını toplardı. Yüzü her zaman kapalı olarak tasvir edilir. Işık bile ebedi sondan veya Morgrim’in ellerinin arasından kaçamazdı. Bazıları onu uzaktan gördüklerinde, hafif bir ürperti hissederdi; çünkü ne zaman görünse beraberinde de bir ruh götürürdü. Çocuklarının masum uykuları bile, onun varlığından etkilenirdi. İsmini sesli söylemek ya da yazmak bile uğursuz sayılırdı ama Lord Ralcha bir istisnaydı. Korkususuza Ölüm Meleği’nin ismini zikreder ve her seferinde eski bir dost gibi karşılardı. Gece karası kanatlarını etrafında elbise gibi sardıktan sonra ellerini önünde kavuşturup lordunun karşısında saygıyla eğildi. “Lordum.” Bakışları kapşonun altında saklanırken, çatlamış ve sürekli kanayan dudaklarına bir gülümseme yerleşti. “Ateşle oynamayı çok seviyorsunuz, öyle değil mi?” Ralcha yatağından kalkıp odanın içinde turlamaya başladı, üzerinde Üzerinde derin mürdüm tonlarında ve siyahla işlenmişmiş oldukça üst sınıfa ait bir ceket ve pantolon vardı. Boynunu süsleyen jabotun kenarları, zarif bir desenle süslenmiş, jabotun ortasında gururla duran hanedanlık arması altın rengi detaylarıyla ilginin odağı konumundaydı. Hanedanlık armasını çıkarıp, Morgrim’in yanındaki masanın üzerine koydu. “Risk almazsam hedeflerimi nasıl gerçekleştirebilirim?” Morgrim gözlerini armaya dikti. Hanedanlık armasına bakarken başını hafifçe yana eğdi, çatlamış dudaklarının arasından kısık bir kahkaha kaçtı. “Risk almak mı, lordum?” dedi, sesi soğuk ve alaycıydı. “Siz risk almıyorsunuz. Siz kaderin iplerini çekiştiriyorsunuz ve her defasında, ipin ne kadar ince olduğunu unutuyorsunuz.” “Eğer ip koparsa, düşecek olan yalnızca ben değilim.” dedi Ralcha dolabına doğru yürürken. “Bunu en iyi sen bilirsin, Morgrim.” Morgrim başını kaldırdı, kapüşonunun gölgesinden bakan gözleri keskin bir bıçağın ucu gibi hissettiriyordu. “O yüzden size büyük bir zevkle hizmet ediyorum ya. Ölümle dans etmeyi seven nadir kişilerdensiniz.” Ralcha dolabından içi dolu bir sandık çıkardı ve az önce armayı koyduğu masanın üzerine yerleştirdi. Beklentiyle elini Morgrim’e doğru açarken gülümsedi. “Getirdin mi?” “Evet. İsteğinize en yakın sadece bir karışım bulabildim ama ne kadar güçlü olduğunu bilmiyorum.” Cübbesinin altında tuttuğu küçük şişeyi çıkarıp Ralcha’ya uzattı. “Fakat kendimi size affettirmek için bir de hediye getirdim.” Ralcha, şişeyi alıp ışığa tuttu. İçindeki koyu mavi renkte, yoğun kıvamlı sıvı camın yüzeyine yapışıp ağır ağır aktı. Kaşlarını hafifçe çattı. “Neyin özütünden yapılmış?” “Lerebus çiçeğinin özü.” dedi dudaklarının arasından bir lanet fısıldar gibi. “Almak için Cethe’ye oradan da Kara Tundra’nın en derinlerine inmem gerekti. Sadece ruhunu satmışlara işlemez.” “Güzel.” dedi Ralcha parmaklarını şişenin camında gezdirirken. Masanın üzerine koyduğu sandığı açıp, şişeyi dikkatlice içine yerleştirdi. “Peki ya hediyen? Bana ne getirdin?” Morgirim tekrar cübbesinin içine uzanıp altında tuttuğu zarfı çıkarttı. Ralcha’nın önünde durduğu masanın üzerine yerleştirdi. Zarfın üzerinde ince ama çarpık bir yazı ile Davetli listesi yazıyordu. Ralcha'nın dudaklarından küstah bir gülümseme yayıldı. “Korku Festivali'ne katılacak herkesin isimleri ve kalacakları odalar burada lordum. Soylular, tüccarlar, elçiler… Hepsi.” Ralcha z…

Bölümün tamamını WritePad'de oku