Bir Savaşçının Kalbi

Bölüm 10

Yazar:

Bir Savaşçının Kalbi – matacoope kitap kapağı
Bir Savaşçının Kalbi – matacoope kitap kapağı

“O adamı görmekten nefret ediyorum, nefret ediyorum, nefret ediyorum!” diye hayıflandı Bracha. “Her seferinde tüylerim ürperiyor.” Vasidir eyerin üzerindeki bacaklarını esneterek ileri geri sallarken güldü. Yarası tamamen iyileştiği için keyfi yerindeydi ama bunu henüz Bracha’ya söylememişti, hala yaralıymış gibi numara yapıyor, dikkat çekmemek için sargıları çıkarmıyordu. Ölüm Meleği odalarına geldiği an bir şeylerin ters gittiğini anlamıştı ve Bracha’nın huzursuzluğu da bunu doğrular nitelikteydi. “Sence gerçekten bir Völra olabilir mi?” diye sordu Bracha, atının üzerinde yolun ilerisini gözetlerken. “Sanmam.” dedi Vasidir. Aslında cevabı biliyordu. Kan Hakkı’nı aldığı kişi oldukça güçlü birisiydi. En azından şifa sanatında ve Vasidir’in sırf birileri bir şeylerden şüpheleniyor diye öylesine bir yeteneği kaybetmeye niyeti yoktu. “Sanmam mı? Cevabın bu mu yani?” “Kız Völra tasvirlerine uymuyor.” diye kestirip atmaya çalıştı ama Bracha atını, Vasidir’in atının önüne doğru sürdü. “O zaman lütfedip bana anlatır mısın Vas?” “Kitaplardan oku.” “Kitap okumak gibi bir huyum yok.” Vasidir derin bir nefes aldı. Bracha, paranoyak bir çocuk gibi davranmaya başladığında onu çekilemez buluyordu. Susturmanın tek yolu da istediğini vermekten geçiyordu. “Völra dediğimiz şey, Tanrıça’nın seçilmiş şampiyonu gibi bir şey. Işık ile ilişkili büyülerde yetisi vardır. Tasvirlerde, altın zırh kuşanır ve silahları da ışıktan yapılmadır. Gittiklere yere umut yayarlar, ayaklarının bastığı topraktan hayat fışkırır fakat Völra’nın yaradılış amacı Teral, Grath ve Draen’e karşı savaşmaktır. Savaşın galibi her zaman dört şampiyondan biri olur ve kazananın Dilek Hakkı olur.” “Üf, ne çocuk masalı ama.” “İnan veya inanma, eski metinlerde yazan bu.” “Son Völra kimdi peki?” dedi Bracha alaycı bir şekilde, Vasidir’in bir cevap vermesini beklemiyordu. “Dagny, diye birisi.” Bracha’nın alaycı ifadesi bir an için silindi. “Dagny mi?” diye tekrarladı, gözlerinde hafif bir merak parıltısı vardı. “İlk defa duyuyorum. Kimmiş bu Dagny?” Vasidir başını iki yana salladı. “Hakkında pek fazla kaynak yok.” “Neden?” “Çünkü kazanamadı.” Vasidir atını, önüne kesen Bracha’nın etrafından dolaştırıp sürmeye devam etti. Bracha kaşlarını çattı. “Ama yine de Völra’ydı, değil mi? Güçleri vardı?” “Tanrı’nın üç şampiyonu, Tanrıça’nın bir şampiyonuna güç olarak eşit ama Dagny’nin çok büyük bir ihanete uğradığı tüm kayıtlarda yazar, nitekim neyin veya kimin ihanet ettiği vurgulanmaz.” “Hala kulağa fantastik bir masal gibi geliyor.” dedi Bracha, Vasidir’in hızına yetişerek. Vasidir omuz silkti. “Gerçek ya da değil, bu masallara inanan çok kişi var. Tanrıça’nın kanı damarlarında aktığını iddia edenlerin sayısı hiç de az değil. Her yıl kaç tane sahtekarı içeri tıkıyorum haberin var mı? Büyünün varlığını inkar etmiyorum, inkar etmek zaten aptallık olur.” diye devam etti sözlerine. “Büyücülere karşı uygulayacağımız önlemler tüm karakollarda, üst komutanlar tarafından ezbere biliniyor. Sadece şampiyonlar kısmı efsane veya mit gibi, bilirsin işte.” Bracha düşünceli şekilde sakallarını kaşıdı. Abisi bir büyücüydü, Ölüm Meleği başlı başına başka bir şeydi ama Völra konusu canını sıkıyordu. Abisi de zaten büyük ihtimalle bu yüzden geri dönmelerini söylemişti. Vasidir’e abisinin büyücü olduğu konusunu hiç açmamıştı ama şüphelendiğini biliyordu, geçmişte o kadar spesifik bazı sorular sormuştu ki, anladığını ima etmişti. Konuyu değiştirmek için hızlıca başka şeyler düşündü. “Kıza ne yapacaksın?” “Hı?” Vasidir de düşüncelere dalmıştı. Bracha’nın sorusuyla irkildi. “Avcıya mı?” “Evet, avcıya.” “Gidip Nelson’dan alacağım işte sırf eziyet olsun diye.” “Peki ya sonra?” “Büyük ihtimalle bir süre hayatı burnundan getirir, sonra özgürlüğünü veririm.” Bracha kaşlarını kaldırdı. “Özgürlüğünü mü verirsin? Ciddi misin?” Vasidir sırıttı. “Neden olmasın? Biraz eğlenmek, birkaç ders vermek ve sonra salıvermek. Hem fazla uzun tutarsam sıkılırım. Ayağımın altında dolaşılmasını sevmiyorum.” “Peki, avcı gerçekten Völra ç…

Bölümün tamamını WritePad'de oku