Bir Mimoza Masalı

Her Şey Anını Bekler

Yazar:

Bir Mimoza Masalı – Almina kitap kapağı
Bir Mimoza Masalı – Almina kitap kapağı

Beklemek lazım gelir bazen. Beklemeye değerse, geleceği vakti bilir o zaten. "Burası onun evi mi?" Gözlerimi pencereden ayırmadan başımı salladım. Perdeler tamamıyla kapalıydı ve ben hâlâ bu evde yaşayıp yaşamadığını bile bilmiyordum. Hayat, acımasızlıkta sınır tanımıyordu. Sadece ikimizin olduğu ıssız, uçsuz bucaksız bir ormanın derinliklerinde yaşamayı dilerken bu acımasız dünyada onsuz kalmıştım. Asıl içimi yakıp kavuransa onun hakkında artık hiçbir şey bilmiyor oluşumdu. Ve bilmediğim bir şey daha vardı; zihnimi bulandıran, hücrelerimi kemiren, nefesimi kesen bir soru: Ya evliyse? Aniden kopan bu fırtınaya daha fazla direnemeyen dizlerim kırılırken çitlere sıkı sıkıya tutunarak ayakta durmaya çalıştım. Şayet evliyse bu zamana kadar yaşadığım tüm acılar bir sinek ısırığından farksız kalacak, bir umuda tutunmak isteyen kanatlarım kırılacak, bu masal burada bitecekti. Tüm bu belirsizliğin içinde, "Ne olur evlenmiş olmasın," diye duyulur bir sesle mırıldandığımı Leyla'dan gelen cevapla anladım. "Bunu öğrenmenin tek bir yolu var," dedi ve bahçe kapısına yöneldi. Ne "Dur," diyebildim ne de "Yapma." Hayatım bir kumara dönmüştü ve işin kötüsü kartlar açıkta değildi. Daha da kötüsü, ben kumar oynamayı da bilmiyordum. İşim tamamen şansa kalmıştı ve ben bu şansla güneşi söndürür, denizi kurutur, Rüzgâr'ı da artık rüyalarımda bile göremezdim. Leyla'nın kilitli bahçe kapısını zorlamasıyla işlevini durduran beyin hücrelerim geç de olsa çalışma kararı aldı ve elim, kapıyı zorlayan sağ eline yapıştı. "Dur Leyla, yapma." Kapıyı zorlamaya devam ediyordu. "Eğer içeri girmeyeceksek neden geldik buraya?" Durdum ve sustum. Ona verebilecek bir cevabım yoktu. Leyla'nın az önce kalktığı valizin üzerine oturup çaresizce mırıldandım. "Onunla yüzleşecek cesareti kendimde bulamıyorum." Kalçasıyla beni itip yanıma oturduğu sırada düşmemek için avcumu yere bastırdım. "Sonsuza kadar kaçamazsın. Senin de en az onun kadar masum olduğunu biliyorum ama ona borçlusun Liza. Bunu en iyi sen biliyorsun." Avcuma yapışan pislikleri temizlerken omuz silktim. "Benim kaçtığım falan yok. Sadece hazır olmadığımı söylüyorum." Elini şefkatle yanağıma dokundurdu. "Yapma böyle çiçeğim. Artık kendini cezalandırmayı bırak. Yetmedi mi çektiklerin? Bak, bu şekilde bir yere varamazsın." "Ben artık kalmak istiyorum Leyla. Oradan oraya savrulmaktan çok yoruldum. Ve ben..." Başını eğdi. "Ve sen?" "Ben evimi çok özledim." Benim evim oydu. Birden ayağa kalkıp karşıma dikildi. "Kalalım o hâlde," derken göz kırptı. Zorlukla kalkıp tam karşısında durdum. Onun aksine oldukça yavaş hareket ediyordum. "Ya kapıyı abisi açarsa? Ya bana yeniden ondan uzak durmamı söylerse? Ya Poyraz açarsa? Ne söyleyeceğim ona? Ya evlendiyse ve..." Kendi ellerimle ektiğim ızdırap tohumları yeşermekle kalmamış, koca bir ormana dönüşmüştü. Zehirli sarmaşıklar boynuma dolanıyor, beni soluksuz bırakıyordu. "Allah beni kahretsin!" diye bağırarak kafama vurduğumda Leyla, "Yeterrrr!" diyerek isyana kalkıştı. İki kolumu birden yakaladığında onu hiç bu kadar sinirli görmediğimi itiraf etmek durumundaydım. "Kendini suçlamayı bırak artık. Sen de en az onun kadar yandın, en az onun kadar acı çektin. O bekledi mi bilmiyoruz ama sen her Allah'ın günü onu bekledin. Her kapıyı o geldi diyerek açtın, her nefesi bir gün o gelecek diye aldın. Sen tek bir adama ait oldun Liza. Hayatına kimseyi almadın. Sen onun uğruna kendi canından vazgeçtin." Bunların hepsi doğruydu. Tıpkı benim gibi o da acı çekiyordu. Az önce vurduğum başıma küçük bir öpücük kondurduğunda çocuk gibi burnumu çektim. "Bu masalda sen de en az onun kadar masumsun Liza. Ama tek günahın var..." Boynuna doladığım kollarımı çözdü ve parmağıyla evi işaret etti. "Şimdi bu kapıyı çalıp günahınla yüzleşiyor ve buna bir son veriyorsun." Başımı yana eğip gözlerinin içine yalvararak baktım. Buna cesaretim yoktu. "Anlaşıldı, bunu da ben yapıyorum." Bahçe kapısının kolunu zorlamaya başladığında bu defa engel olmadım. İnatla açılmayan kapıyı es geçerek tahta çitlere yöneldi…

Bölümün tamamını WritePad'de oku