Bir Skandalın Bedeli Bir Skandalın Bedeli “Sanırım
Yazar: Ömer Can Fakı

BÖLÜM İKİ “Sanırım bu gece ikimiz için de beklediğimizden çok daha uzun olacak.” Lord Blackwood'un sözleri kulağımda yankılanırken salondaki fısıltılar giderek yükseliyordu. Biraz önce yalnızca dans ettiğimiz adam, şimdi bütün Londra'nın önünde benimle aynı skandalın ortasında duruyordu. Ve bundan hiç hoşlanmıyordum. “Ne demek istediniz?” diye sordum. Adrian cevap vermedi. Bakışları salonun diğer ucundaydı. Mektubu elinde tutan genç kadına bakıyordu. Kadının yüzündeki şaşkınlık giderek yerini memnuniyete bırakıyordu. Sanki aradığı şeyi bulmuştu. Alexander yanıma geldi. “Eleanor, annem seni çağırıyor.” “Şimdi mi?” “Evet.” “Tam da hayatımın en güzel gecesini yaşarken?” Alexander bana sertçe baktı. “Şaka yapma.” “Ben şaka yapmıyorum.” Adrian araya girdi. “Lord Alexander, kız kardeşinizin benimle konuşması gerekiyor.” Alexander'ın yüzü anında değişti. “Hayır.” Adrian sakinliğini bozmadı. “Bunun sizin kararınız olduğunu sanmıyorum.” “Ben onun ağabeyiyim.” “Ben de bu skandalın diğer tarafıyım.” İkisi birkaç saniye boyunca birbirlerine baktılar. Sonunda Alexander bana döndü. “Eleanor, annemin yanına git.” “Peki.” Adrian'ın yanından geçerken onun sesini duydum. “Leydi Eleanor.” Duraksadım. “Efendim?” “Bu gece söylediklerimi unutmayın.” “Hangisini?” Gözleri üzerimde gezindi. “Tehlikeli şeyleri sevdiğinizi söylediğinizi.” “Unutmadım.” “Güzel.” “Çünkü şu an pişmanım.” Dudaklarının kenarı hafifçe kıvrıldı. “Henüz değil.” Arkamı dönüp annemin yanına gittim. Fakat salondaki bütün gözlerin hâlâ üzerimde olduğunu hissediyordum. “Ne yaptın sen?” Annem beni konağın küçük salonuna sokar sokmaz kapıyı kapattı. “Dans ettim.” “Lord Blackwood ile.” “Evet.” “Onunla yalnızca dans mı ettin?” “Anne, salondaki herkes bunu gördü.” Annem ellerini alnına götürdü. “Tanrım.” Babam pencerenin önünde duruyordu. Her zamanki gibi sessizdi. Fakat yüzündeki ifade, durumun sandığımdan çok daha ciddi olduğunu gösteriyordu. “Baba?” Bana döndü. “Eleanor, otur.” “Bu hiç iyiye işaret değil.” “Dediğimi yap.” Sandalyeye oturdum. Alexander da içeri girdi ve kapıyı arkasından kapattı. “Ne oldu?” diye sordum. Babam elindeki mektubu masanın üzerine bıraktı. “Bu mektup birkaç dakika önce bize ulaştı.” Mektuba baktım. Üzerinde Blackwood ailesinin mührü vardı. “Bu ne?” “Lord Blackwood'un ailesinden gelen bir bildiri.” “Ve?” Babam derin bir nefes aldı. “Lord Blackwood'un bu sezon evlenmesi gerekiyor.” Gözlerimi kırpıştırdım. “Bunun benimle ne ilgisi var?” Kimse cevap vermedi. İçimde kötü bir his oluştu. “Bunun benimle ne ilgisi var?” Bu kez sesim daha sert çıkmıştı. Annem yanıma oturdu. “Eleanor…” “Anne.” Babam konuştu. “Blackwood ailesi, bu gece yaşanan olayın ardından bir karar vermiş.” “Ne kararı?” Alexander gözlerini kaçırdı. Babamın sesi salonda yankılandı. “Lord Adrian Blackwood seninle evlenecek.” Bir an hiçbir şey duymadım. Sanki salonun bütün sesleri kesilmişti. “Ne?” Annem elimi tuttu. “Eleanor…” Elimi çektim. “Hayır.” Babam sakin kalmaya çalışıyordu. “Bunun bir nedeni var.” “Umurumda değil.” “Bu evlilik yalnızca bizim ailemizin itibarını değil, Blackwood ailesinin de itibarını koruyacak.” Ayağa kalktım. “Ben bir anlaşma değilim.” “Biliyorum.” “Öyleyse neden benim adıma karar veriyorsunuz?” Babam sustu. Alexander öne çıktı. “Eleanor, bu düşündüğün gibi değil.” “Bana evleneceğimi söylediniz. Bence bundan daha açık bir şey olamaz.” “Henüz evlilik kesinleşmedi.” “Az önce babam kesinleşmiş gibi söyledi.” Alexander bana baktı. “Çünkü Blackwood Dükü geri adım atmayacak.” Acı bir kahkaha attım. “Ne kadar düşünceli.” Tam o sırada kapı çalındı. Hepimiz sustuk. Hizmetçi kapıyı açtı. “Lord Blackwood geldi.” Kalbim bir an duracak gibi oldu. “Buraya mı geldi?” “Evet, Leydi Eleanor.” Babam ayağa kalktı. “İçeri alın.” Lord Adrian Blackwood birkaç saniye sonra salona girdi. Üzerindeki siyah ceket hâlâ kusursuzdu. Yüzünde en ufak bir telaş yoktu. Sanki az önce benim hayatımı altüst eden kişi o değilmiş gibi. Babam ona döndü. “Lord Blackwood.” “Kont Whitmore.” Adrian'ın bakışları önce ba…