BÖLÜM 1
Yazar: Çiçek

Günün erken saatlerinde yine sabah rutinlerimi yapmış ve üniversiteye gitmek için hazırlanıyordum. Üniversitenin ikinci sınıfı başlayalı neredeyse iki ayı geçmişti ama ben daha okula adapte olamamıştım. Bunun sebebi de hem okul hem de iş hayatımın olmasıydı. Aslında orta dereceli ailenin en küçük kızıydım, çalışmama gerek yoktu ancak ben o içimdeki asi kızı ortaya çıkarıp, ayaklarımın üstünde durmaya karar vermiştim ve bunu sonuna kadar devam ettirecektim. Hırs her zaman benimle idi, ne kadar hırslı biri olmak istemesem de başarı için hırstan vazgeçemiyordum. Mücadele benim için her şey idi, çünkü ben Asya’ydım. Sabah yorgunluğumu düşünüp, son kez aynaya bakarak kapıya doğru ilerledim. Her zaman olduğu gibi annem yine kapıda beni uğurlamak için bekliyordu. Bu klasik bir hareketti bizim için çünkü o beni ne zaman öperek uğurlasa o günüm güzel geçerdi. Bazen uyuyakalır, ya da benim huysuzluğum yüzünden kavga edersek beni öpmeden gönderir o gün hem çekilmez olur hem de kötü geçerdi. “Hadi kızım iyi dersler, iyi çalışmalar” dedi annem yanaklarımdan öperek. “teşekkür ederim annem” “Görüşürüz kızım, akşam gelirken dikkat et mesaj at bana mutlaka, ben balkondan bakarım” “tamam anne görüşürüz” dedim ayakkabılarımı bağlayıp koşarak merdivenlerden indim. Hayatım böyleydi işte, koşturma içinde gidiyordu. Otobüs durağına geldiğimde mesaj sesi ile irkildim. Tabi ya koşuşturma içinde Yağız’a yazmayı unutmuştum. Yağız benim yaklaşık iki yıllık sevgilimdi, uzun mesafeli bir ilişkiydi ama birbirimizi çok seviyorduk. O Kocaeli’nde ben ise Denizli’deydim. Arkadaşlarımız sayesinde tanışmış üç ya da dört kez anca görüşmüştük. Oluru var mıydı bilmiyorum ama son zamanlarda aşırı özlem ve kavgalar beni baya yormuştu. Kısa bir şekilde evden çıktığımı ve okula gideceğimi yazarak gelen otobüse bindim. Üniversite şehrin bir ucunda bizim ev bir ucundaydı, o yüzden de bir saate yakın zamanda anca varabiliyordum. Otobüsten indiğimde durakta durup İkizime mesaj attım. “Ben geldim durakta bekliyorum seni ikizim” İkizim dediğim kişi üniversitede tanıştığım arkadaşlarımdan Ayçe’ydi. İkizim dememin sebebi de saçlarımızın kıvırcık olması ve huylarımızın benziyor olmasından kaynaklanıyordu. “Hellooo!” kulağımda kulaklık yine gözüm dalmış beklerken Ayçe şen şakrak sesiyle yine her zaman ki kelimesini söylemişti. “Sana da merhaba ikizim” “Ne güzel olmuşsun sen yine maşallah” üstüme baktım pantolon siyah beyaz üst ve siyah hırka ile ne kadar şık olunabilirdi ki. “Yok canım ne güzeli rastgele giyindim” “bana güzel geldin ikizim” “Teşekkür ederim canım sende güzel olmuşsun” “Sağol canım kızlar yazdı mı gelmişler mi?” “Hıh, yok yazmadılar, gelmişlerdir heralde” dedim irkilerek yine dalmıştım nedensiz. “Bir şey mi var sende bana mı öyle geliyor Asya?” “Kafam çok karışık bu aralar ne düşüneceğimi bilmiyorum” “Ne oldu yine Yağız meselesi mi?” “Yani o var, iş var, okul var ama en çok Yağız var” “Gel hadi fakülteye yürürken anlat bana bir çare bulalım” dedi kampus içerisinde derslerin olduğu binaya doğru yürürken. “Son zamanlarda olanları biliyorsun bir ay öncesine kadar her şey güzeldi ama doğum günümde yaptığı hareketler ile ve Derya’ya demediğini bırakmadı, günümü zehir etti. Birkaç gündür özlemim arttı sürekli gelir diye düşündüm gelmedi onu bırak küçücük bir hediye bile yollamadı.” “Ah kuzum neden böyle yapıyor ki, belki arkadaşın ile araları bir zaman sonra düzelir” “Hiç sanmıyorum, düzelse ne olacak gelemiyor, görüşemiyoruz, aylarca bekliyorum ama doğum günümü bile düşünmüyor beni önemsemiyor ki güya çok seviyoruz insan sevdiği insanı önemser” “Biliyorum çok zor ama başka çare yok ki, son zamanlarda çok kavga etmeye başladınız o da etki ediyor olabilir.” “Hem de çok” dedim iç çekerek. “Biz bunu bugün oturup konuşalım hem kafan dağılsın kızlar da gelir, nasıl olsa üç saat dersimiz yok” dedi Ayçe heyecan ile üç sat boşluk dedin mi onun için ilk akla gelen şey bir kafe de oturmaktı. “Olur kızlar ile konuşalım onaylarsalar gideriz” “Tamam canım” dedi ve ana binanın bahçe…