Bir Katilin Kalp Atışı

BİRİNCİ BÖLÜM

Yazar:

Bir Katilin Kalp Atışı - Badesu Genc kitap kapağı
Bir Katilin Kalp Atışı kitap kapağı

Birinci Bölüm ~ Beren Aykar ~ Bir katilin kalp atışını duymak için önce kendi kalbinizin sesini susturmanız gerekir; ben o an kendi sessizliğimde başkasının cinayetini kurguluyordum. O an suç davranışında psikolojik çözümleme ve davranış kalıpları hakkında hikayeleştirerek tez yazıyordum. Adli Psikoloji okuyorum, şüphelilerin psikolojik profillerini çıkarıp, ifadelerini resmen kitap okuyormuş gibi çözümlemek benim alanım idi. Televizyonda haberleri açmıştım ama dinlemiyordum çünkü haberler “son dakika” haberleri idi. Tezimi yazarken kalemim bir anda durdu ve dikkatimi kimsenin –en çok da benim- umursamadığı o son dakika haberlerine verdim. “Şehir merkezinden gelen son bilgilere göre, akşam saatlerinde bir apartman dairesinde bir kişi ölü olarak bulundu. Olay yerine gelen polis ekipleri yaptıkları ilk incelemede şahsın ölümünü şüpheli olarak değerlendirirken, bölge güvenlik şeridiyle kapatıldı. Savcılık olayla ilgili soruşturma başlatırken, olay yeri inceleme ekiplerinin dairede detaylı çalışma yürüttüğü öğrenildi. Hayatını kaybeden kişinin kimliği henüz belirlenemezken, kimlik tespit çalışmalarının sürdüğü ve ölüm nedeninin yapılacak otopsi sonrası netlik kazanacağı bildirildi. Yetkililer bu olay için yarın ilk kez Adli Bilimler Üniversitesi’ne uğrayıp Adli Psikoloji bölümünden bir öğrenci seçeceğini bildirdi. Amaçlarının öğrencilerin artık sahte cinayetler yerine gerçek cinayetlerdeki insanları çözmeyi başarabilmeleri olduğu belirtildi.” Spiker bu haberi zorla sunuyormuş gibi davranıyordu, göz kaçırıyor, dudak ısırıyordu. Bu benim şansım olabilirdi, sonunda uyduruk değil, gerçek bir cinayete dahil olacaktım. Hayır, hayır deli değilim , tamam belki biraz manyak olabilirim ve adam öldüğü için sevinmiyorum. Tezimi en kısa sürede bitirip erken uyumalı ve yarına hazır olmalıydım, seçileceğim elbette kesin değildi lâkin bilgilerime ve kendime güvenim o adamın bir daha ahirete kadar dirilmeyeceğini bildiğim gibi sonsuzdu. Alarmın Allah bilir kaçıncı çalışıydı, tavana boş gözlerle baktım alarmı kapatmayı unutmuş olmalıyım ki bir kez daha çaldı saate baktım. Lanet olsun, saat 7:15 idi. Hızlıca yataktan doğruldum ve üstümü giyip hazırlandım, kafamda hâlâ dün gece haberlere çıkan cinayet vardı, aslında kafamı kurcalayan sadece cinayet değil bugün benim okuluma gelecekleri idi, eğer seçilirsem olay yerine gidebileceğim ilk kez gerçek bir cinayet olayında bulunup şüphelileri çözecektim. Eğer gidemezsem büyük ihtimalle staj şansımı kaybedip, bir yıl daha bekleyecektim. Bu bir erken staj şansı idi. Okul kapısından derin nefes alıp girdim. Koridorda yürürken istemsizce insanların yüz ifadelerini, yürüyüşlerini hatta ses tonlarını bile gözlüyordum. İşte Adli Psikoloji okumamanız için bir sebep daha resmen lanetleniyorsunuz, bu lanetin adı; İnsanları insan olarak görmeme laneti aklınız varsa okumayın. Aklınız olmadığına eminim de neyse. Hızlıca kantinden sütlü kahvemi kapıp sınıfa girdim ve bilgisayarımı açtım. Tezlerimi çıkarmayı da ihmal etmedim tabii. Dün gece yarısına kadar hayatımı kaydıran tezlere o kadar nefret dolu bakıyordum ki, düşmanıma bile daha nazik bakarım o derece. Öğretmenimiz tezleri kontrol ederken sıra benim tezime gelmişti, Allah’ın hakkı üçtür diye 3 farklı tez yazdım ve üç farklı tezin üçü de üç sayfa idi. Takıntı sorgulamayın... Kapı çaldı, içeriye giren iki adam ile ortalık buz olmuştu. Birinin boyun tahinimce en az 1.98 idi, kaslı olduğu o kadar belliydi ki teni aydan saçları gecedendi. Sanki tek konuşmada ortalık bıçak kesecekmiş gibi bir havası vardı. Diğeri ise ona kıyasla ince yapılıydı, ortalama bir boyu vardı; ilk bakışta sıradan denebilecek kadar sade görünüyordu. Esmer teni ve koyu saçları ona net ama abartısız bir ifade veriyordu. Masmavi gözleri vardı. Direkt kendisi geceydi. HAHAHHA! Tamam bu komik değildi. Fazla konuşmayan, dikkat çekmeyen ama garip bir şekilde sahnenin içinde yer kaplayan bir hali vardı. Lanet olsun! Yine insan çözümlemeye başladım. İlk gelen konuştu; “Merhaba gençler, sadede geleceğim.”…

Bölümün tamamını WritePad'de oku