Suçlu
Yazar: Eda

3. Bölüm: Suçlu Aylin Hanımın yanından ayrıldığımda karakolda bulmuştum kendimi. Ve bütün olayları anlatmamın üzerinden yarım saat geçmişti, şimdi ise Ferhat Demirel karşımda şaşkın bir şekilde bana bakıyordu. Şaşkın şaşkın bakması normaldi, yıllarca susup sesimi çıkartmadığım için şaşkındı. Ve bir de... Nermin'in ölümüne şaşkındı, öldüren kimdi bilmiyorduk hala. Ferhat'ın parmak izi falan yoktu, Nermin intihar etmişti. Yani henüz olayın böyle olduğunu düşünüyoruz. Hala bir haber bekliyordum, adamın karşımda böyle oturması beni sinir ediyordu. Karakolda olmasaydık kavga ederdim. İçeriden gelen bir polisi gördüm, gördüğüm gibi ayağa kalktım ve konuşmasını bekledim. Elinde bir dosya ile gelmişti, ifade dosyası olabilir mi? Bilmiyorum. "Vanessa Demirel?" Diye sorunca başımı salladım, "Babanızın ifadesinde herhangi bir yanlışlık yok. Ancak 1 gün boyunca nezarethanede kalacak, bu durumda da telefondaki bilgileri kontrol edeceğiz." Dediğinde bakışlarının üstümüzde olduğunu hissettim. Telefondaki bilgilerden en ufak bir delil bulabilirlerdi, suçlu gerçekten oydu ya da değildi. Aklıma Ferhat'tan başka biri gelmiyordu, tanıdık başka da yoktu zaten. Polis tam gidiyordu ki sorumla beraber geri döndü, "Ben gidebilir miyim? Yani ifademi de verdim." Dedim yanlış anlaşılma olmasın diye, "Gidebilirsiniz, sizi bilgilendireceğiz zaten." Dedi başımı salladım. Ferhat'a son bir söz söyleyecektim, ona doğru döndüğümde ayaklandığını gördüm. Tam önünde durdum, gözlerine nefretle bakarak "Ben öyle sessiz kalmam Ferhat Demirel, yıllarca susmuş olabilirim ama bir cinayet olayına göz yummam. Adaleti sağlarım," dedim ve işaret parmağımı ona doğru tutarak konuşmaya devam ettim, "ayrıca o evde tabii tutuklanmamış olursan yaşamaya devam et çünkü ben orada yaşadıklarımdan sonra kalmam. Orası ev değil zindan, o evde hayatımı zindan ettiniz bana." Dedim arkamı dönüp gidecektim ki geri dönüp tekrar konuştum. "Ha o evde ben yaşayamam diyorsan, yaşayacaksın ve yaptıklarının hepsiyle tek tek yüzleşeceksin Ferhat Demirel." Dedim ve konuşmasını dinlemeden kapıya doğru yürüdüm, dışarı çıktığımda soğuk rüzgar çarptı tenime. Esen rüzgarı umursamadan yürümeye devam ettim, gözlerim doluyordu ama ağlamayacaktım. Ağlamanın sırası bile değildi, ağlasam da o kadın öldüğü için değil soramadığım sorular için ve hayatımı neden mahvettikleri içindi. Cevapsız kaldım. Cevapsız sorularımla yalnız başımayım. Yarım saat sonra Arkın'ın evindeydim, elimde yine sıcak çikolata vardı. İyi görünmeye çalışıp içimdeki sorunları kendi başıma halletmek çok yorucu geliyordu artık, ama insan uzun zaman sonra buna alışıyor işte. Bazen hiç çözmek istemiyorum, öylece kalsın bu sorunlar diyorum ama olmuyor. Ne zaman böyle desem yapamadım, hep çözmeye çalıştım. Şimdi de Nermin'in neden öldüğü takıldı aklıma. Daha doğrusu nasıl öldürüldü? Ferhat mı yaptı? Yoksa başka biri mi? Başka biri yaptıysa neden Ferhat'ı da öldürmedi? Neden sadece Nermin? Amaç neydi? Binlerce soru birikiyordu aklımda... Yani cevapsız sorularım her zaman cevapsız kalacaktı. Ne zaman cevap alabildim ki zaten? Daha neden bu iğrenç ebeveynlere bırakıldığımı bile bilmiyorum ben. -öz ailemi de- Sıcak çikolatamdan bir yudum daha almıştım ki telefonuma mesaj geldiğinde boş olan elime telefonumu aldım. 05....: Suçlunun gerçekten Ferhat Demirel olduğunu mu düşünüyorsun Vanessa? 05....: Asıl suçlu sensin... :) Neden bahsediyor bu? 05....: Şuan aklındaki sorular eminim daha fazla çoğalıyordur. 05...: Merak etme, bu sefer cevapsız kalmayacak o soruların. Siz: Kimsin?? Siz: Ve neden bahsediyorsun? Senin dediklerine mi inanacağım? 05....: İnan demiyorum, yani inanıp inanmamak sana kalmış bir şey. 05....: Ama benim elimde gerçek bilgiler var. 05....: Kim olduğumun bir önemi de yok. Sadece bende gerçek bilgilerin olduğunu ve suçlunun sen olduğunu bilmen yeterli Kelebek :D Öfkeyle cevap yazdım, suçlu ben değildim. Siz: Suçlu ben değilim bu bir, çocukça oyunlarını git çocuklara oyna bu iki, senin gibi bir piç bozuntusunun dedikleri çok da umurumda…