BİR İHTİMAL DAHA (Yarı Texting)

1.BÖLÜM: CESARET

Yazar:

BİR İHTİMAL DAHA (Yarı Texting) – Zeynep kitap kapağı
BİR İHTİMAL DAHA (Yarı Texting) – Zeynep kitap kapağı

Beş ay, dayanmam gereken sadece ve sadece beş ay kaldı. Kampüste köyü yanmış bahtsız bedeviler gibi yürüken bir yandan da blok dersi icad eden ismi münhasır kişiye sövmekteydim. Psikoloji okumaya gidip Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıklarına nakil aldıran ilk insan evladı olmak elbette ki bana yakışırdı. Son senem olmasına rağmen dersler ağır ve benim için fazlası ile sancılı geçmekteydi. Hayır, bir yanlış anlaşılma olmasın. Okuduğum bölüme aşığım ama dolu dolu geçen blok dersler, inek imajı çizelim derken aldığım projeler ise tuzu ve biberi oluyordu. Son senen dersler boş geçer diyen aileme buradan selamlar. "Ne o Karadeniz'de gemilerin mi battı?" diyen ve beni daldığım yerden çıkaran Almila ile düşüncelerimden sıyrıldım. "Batmak ki ne batmak." "Aman be kızım, takılma şu kadar az kaldı nede olsa demedik mi?" "Hava size hoş tabi çilekeş Meyra sizin yerinize de sırtlar bütün yükü." Almila ile aynı bölümdeydik ve o dersleri son senem diyerek umursamayan azınlıkta yer alıyordu bense canla başla senemi güzel noktalamak için çabalayan azınlığa kendi isteğim dışı dahil olmuş gibiydim. Şimdi ise farklı derslerden çıkmış bugünü de kazasız belasız atlatmıştık. Adımlarımı otomatikman bahçeye her zaman ki arkadaş grubumuzun toplandığı yere yönlendirmişti ki Almila'dan gelen soruya balıklama atlayarak yönümü tam tersine çevirdim. "Bahçeye çıkmadan bir kahve mi alsak, senin yıpranmış sinirlerine ve ağır hasar almış zihnine iyi gelir. Ne dersin?" Kendileri beni fazlası ile iyi tanıyordu vesselam. "Bu teklife hayır demek ne mümkün." Cafeye gidip kendim için bir latte alırken Almila'da Caremel Machiato'sunu almıştı. Diğer arkadaşlarımız için ise sırası ile sevdiği şeylerden sipariş ettik. Kahveleri alıp buraya fazlası ile yakın olan bahçeye bir kaç dakika içinde ulaşmıştık. Yanlarına vardığımızdaysa Eyşan ve Miran köşe yazıları hakkında konuşurken Akça telefonu ile meşguldü. Kısacası yüzümüze bakan yoktu. "Ders ders ders içim bayıldı lütfen daha farklı aktiviteler yapalım bugün" dedim en sonunda Miran ve Eyşan'a hitaben. Yüzümüze bakmasalarda kahveleri dağıttığımda hepsi bir bir keyifle aldı. Kahvenin çözemeyeceği dert, iyileştiremeyeceği bir yara yoktur der bir Meyra atasözü, kendisi her zaman haklıdır da. "Bence de" diyen Akça da telefondan başını kaldırmadan bana katılmıştı. "Her ne kadar köşe yazımız acil olsa da şu anlık bırakabiliriz ha ne dersin Eyşan?" Miran'da bize katılınca ister istemez Eyşan'da kabul etti. "Ne yapacağımızı çoktan buldum." Almila'dan çıkan fikir genelde hayırlı olmazdı ama denemekte fayda vardı. "Ne yapıyoruz?" diyen Eyşan ile Miran'ın bakışları pür dikkat Almila'daydı. Akça ve ben ise gelecek olanı sadece bekliyorduk. "Doğruluk mu cesaret mi oynayalım." "Cidden mi? Birbirimizin herşeyini biliyorken önerin bu mu? " Akça sonuna kadar haklıydı. Dördü aşkın yıldır beraberdik ve herşeyimize fazlası ile hakimdik. Hemde herşeye... Akça'dan gelecek olanı bilen Almila göz devirerek "oyunu biraz değiştireceğiz genel olarak cesarete yönelik sorarlar soracağız." dedi. "Kafamızı dağıtacak şey buysa lütfen yapalım." dedim ve diğerlerinden de onaylayan mırıltılar çıktığı için Akça'da mecburen istemeyerek de olsa bize katılmıştı. Bir kaç dakikanın içinde ise şişeyi çevirmiş oyuna Almila'nın Miran'a olan cesaret sorusu ile başlamıştık. "Kütüphanede bir hafta görevli öğrenci olarak çalışmaya ne dersin?" diyen Almila ile Miran donup kaldı. Kütüphaneyi sevmediğinden değil eski sevgilisi ile karşılaşmamak istemediğindendi bu hali. Kendileri her gün kütüphaneye gelir düzenli olarak ya kitap okur yada ders çalışırdı ve asıl vurucu noktaysa pek de nezih olmayan bir şekilde ayrılmışlardı. Kız meğer Miran'ı projesi için rol model olarak almış ve bu yüzden sevgili olmuştu, bunu ise Miran'a asla söylememiş, canım arkadaşım ise sonradan öğrenmişti. Proje bittikten ve kız bunu ona söyledikten sonra... "Bir proje uğruna namusum ile oynandı sen ise bana onun bulunduğu ortamda mı bulun diyorsun?" diye çıkışan Miran haklıydı. "Saklanması veya kaçmas…

Bölümün tamamını WritePad'de oku