8- KOR DUDAKLAR YAKICI GÖZLER
Yazar: Ümran TAN

Ezginin Günlüğü Eksik Bir Şey "Ne demek baban çıkmana izin vermiyor kızım ya? Yatağımın üstüne boş bir çuval gibi yığıldım. Söylediklerime benim bile inanasım gelmiyordu ama durum bundan ibaretti. "Bildiğin izin vermiyor işte." Az önce salonda yaşananları hâlâ aklım almıyordu. Babam bana çok nadiren sesini yükselten biriydi. Şimdi ortada hiçbir şey yokken böyle bağırıp küçük bir çocukmuşum gibi beni odama göndermesine bir anlam veremiyordum. Dışarıda Ferda'nın beklediğini söylemiştim ama beni duymamıştı bile. Tek dediği odana git olmuştu. O kadar şaşırmıştım ki durumu bile adam akıllı sorgulayamamıştım. "Gülfem bir şey yapmadığına emin misin?" Yorgunca gözlerimi kapattım. Kaçmak istediğim cevap bir adım ötemde duruyordu. "Sanırım Kadir'le ilgili..." Kısa bir sessizlik yaşandı. "Akşam sakinleştiğinde daha detaylı konuşacağım." Ferda sıkıntıyla ofladı. "Tamam o zaman eve geçiyorum ben." "Kusura bakma Ferda ya, söz sonra telafi edeceğiz aşkım." "Tabii ki edeceğiz. Neyse kaçtım ben." Telefonu kapattığımda yatağıma uzandım. Gözlerim tavana asılı kalmış babamın söylediklerini düşünüp duruyordum. Maçkalı Agah... Kadir Agah... Aklıma avucumun içine yerleştirdiği imamesi gelince gözlerim kısıldı. A harfi... Ayrıca onu tanımadığıma dair söyledikleri.... Eksik kalan parçalar birer birer yerine oturuyordu sanki. Babamın neden bu kadar tepki gösterdiğini anlamayarak telefonun ekranını açtım ve Google'a adını yazdım: Kadir Agah Varol. Maçkalı Agah olarak bilinen ünlü iş adamı Kadir Agah Varol, Trabzonun Maçka ilçesine bağlı Varol ailesinin ikinci oğludur. Maçka lakabını yıllar önce Maçkada vefat eden ablasının eşi ve mafya lideri olarak da nam salan Şevket Kıratlı'yı yaralayarak hapis yattığı zamanlarda almıştır. Söylenenlere göre (babası) Mehmet İdris Varol sayesinde kısa sürede hapis yattığı gibi olayın aslı gizemini korumaktadır. Ne? Öğrendiğim her bilgiyle beraber irileşen gözlerimle yattığım yerden doğruldum ve haberi tekrar tekrar okudum. Ünlü iş adamı mıydı? Ayrıca ablası... o vefat mı etmişti? Ve Kadir birini mi vurmuştu? Gözlerim hızlıca haber sayfasında gezindi. Çok detaylı bilgi yoktu. Birkaç yıl önce yaşananlar her sayfada aynı şekilde yazıyordu. Baran sanırım haklıydı, Kadir Varol mafya tipli bir adamdı. Yoksa koskoca mafya liderini vurup hâlâ dışarıda nasıl gezebilirdi ki? O da mı mafyaydı? Tüm sayfalarda gezinmeye başladım. Mafya olduğuna dair bir şey bulamadım. Kime geldiğini bilmiyorsun derken haklıydı. Onun kim olduğunu gerçekten bilmiyordum. Telefonu kapatıp yatağın üstüne bıraktım. Öğrendiğim kısıtlı bilgiler bile beynimin bulanmasına yetmişti. Ayağa kalkıp odamın camını açtım. Temiz havadan derin bir nefes aldığımda kulağımda Kadir'in sesi vardı. "Gülfem... Sen kime geldiğini bilmiyorsun." Alt dudağımı ısırdım. Güzel bir rüyadan zorla uyandırılmış gibi hissediyordum. Buz kesen tenim ürperdi. Ne düşüneceğimi şaşırmış bir vaziyetteydim. Burada öylece durup aklımın almadığı şeyleri daha fazla düşünmeyecektim.Camın kenarından ayrılıp hızlı adımlarla odamdan çıktım. Babam salonda haber izliyordu. Odaya girdiğimi fark etse de gözlerini bana çevirmedi. Gerçekten kızgındı. Yavaşça yanına gidip oturdum ve gözlerimi yüzüne diktim. Aradığım cevapların hepsi olmasa da önemli bir kısmı onda saklıydı. "Babacım." Kısık sesimi duyan babamın dudakları gerilse de haberleri izlemeye devam etti. "Konuşabilir miyiz artık?" Cevapsız kaldığımda "Lütfen," diye ısrar ettim. Babam derin bir nefes alırken televizyonu kapatıp bana döndü. "Konuşacak bir şey yok Gülfem," dedi otoriter bir sesle. Durum tahmin ettiğim gibi ciddiydi. "Baba-" dediğimde elini havaya kaldırdı ve sözümü kesti. "Bak kızım öyle adamlarla bu yaşına kadar işin olmadı bundan sonra da olmayacak." Net tavrı karşısında bir an ne diyeceğimi şaşırdım. Ağzımı birkaç kez açıp kapattıktan sonra "Ne tür adamlar? diyebildim. Babam burnunun kemerini sıkarken birkaç saniye sessiz kaldı. "Neden kurcalıyorsun?" "Çünkü anlamıyorum, daha açık konuşmanı istiyorum. Kadir Agah Varol kim?" Babam…