Bir Gönül Davası

25- YARALAR VE İZLER

Yazar:

Bir Gönül Davası - Ümran TAN kitap kapağı
Bir Gönül Davası kitap kapağı

Burak Kut Sonbahar Zakkum Dile Kolay Kalbe Değil 3 yıl önce Babamla beraber bir karar almıştık. Daha doğrusu kararı ben almıştım babam da kabul etmek zorunda kalmıştı. Bu kararı almamda Burcu'nun cenazesine katılmamdaki etki büyüktü. Çünkü Burcu'nun ölümünden sonra geride kalan eşinin ve çocuğunun halini görmüştüm. İkisi de yaşayan bir cesede dönüşmüştü. Gördüklerim beynime kazınarak beni bir an olsun rahat bırakmıyordu. Kızıma da sevdiğim adama da bunu yaşatmaya hakkım yoktu. Kanserde üçüncü evredeydim, vücudum kemoterapiyi kabul etmeyebilirdi. Bunları bile bile onları o ateşe atamaz, bir bilinmezliğin ortasına hapsedemezdim. Bunu yapmayacaktım. Bu yüzden o mezarlıkta aldım kararımı. Gidişimi o gün belirledim. Ailem ölümümü görüp yıkılacağına onları terk ettiğimi sanıp bana kızacaktı. Yine özleyeceklerdi belki ama öfke, onları ayakta tutacaktı. Fakat ölürsem... Bunu Kadir kaldıramazdı. Küçük kızımın hayatı zehir olurdu. Bunu istemiyordum. Benim gibi güzel ve tasasız bir çocukluk geçirsin istiyordum. Ama hasta bir annesi varken bu imkansızdı. Bu yüzden gitmek zorundaydım. En çok kızım için... Planı yapmamız sadece on beş dakika sürmüştü. Amerika'ya kardeşim Demir'in yanına taşınacak ve orada tedavi olacaktım. Eğer iyileşirsem belki geri dönerdim ama umut yoktu, bunu görebiliyordum. Yaşamam küçük bir ihtimaldi ve bu kadar insanın hayatını o ihtimale bağlamayacaktım. Tek başıma verecektim mücadelemi. Galibiyetim de mağlubiyetim de yalnız olacaktı. Öyle olmak zorundaydı. Kızım için... Bu çok büyük ve güçlü bir nedendi. Onun için her şeyi yapardım. Kendimden bile geçerdim. Babam gözlerimdeki kararlılığı gördü. Bu yüzden susup kabul etmek zorunda kaldı. Fakat tek bir şartı vardı, iki gün içerisinde gidecektik. Bu kadar az zamanımın kaldığını bilmek beni mahvetmişti. Onu biraz daha kalmak için ikna etmeye çalışsam da kuralları açıktı. Ya herkese söyleyecekti ya da bir an önce onunla beraber Amerika'ya gidip tedaviye başlayacaktım. Hayatımı daha fazla riske atmayacaktı. Kabul ettim. Zaten başka şansım yoktu. Bu yüzden yakın arkadaşım Ferda'nın düğününden sonra onu terk etmeye karar verdim. Sadece onu değil, herkesi... Bir sorunum vardı, bunu nasıl yapacağımı bilmiyordum. "Dans edelim mi?" Kadir'in sesini duyunca ona döndüm. "Bir şey mi dedin?" Kaşları çatılsa da "Dans edelim mi diye sordum," diye cevapladı beni. Yüzüme ufak bir gülümseme kondurdum ve elimi ona uzattım. Çok yakışıklı olmuştu, uzun ve geniş bedenini sarmalayan simsiyah takım elbisesinin için gözlerimi kamaştırıyordu. Koyu mavi gözlerindeki aşk ise her zaman olduğu gibi nefesimi kesiyordu. "Bu teklife hayır demem." Kadir elimi tutup ayağa kalktı. Birlikte piste doğru çıktığımızda gözlerim Ferda'ya kaydı. Çok güzel bir gelin olmuştu. Bedenini saran balık modeli gelinliği, maşalı uzun saçları ve soft makyajıyla gördüğüm en güzel gelindi. Devran da hemen yanında duruyordu. Siyah bir takım giymişti. Birbirlerine fazlasıyla yakışıyorlardı. "Bu ara fazla dalgınsın, sanki sakladığın bir şeyler var gibi..." Kadir'in sözlerini duyunca gözlerim onu buldu. "Yorgunum sadece." Başını iki yana doğru salladığında kollarını bedenime sardı. "Kaç yıllık karımı tanıyorum ben, bu yorgunluk değil." Sözleri gerilmeme neden olmuştu. Dudaklarını saçlarıma yasladığında konuşmaya devam etti. "Başka bir şey var. Bana anlatmadığın ya da anlatamadığın bir şey." Gülümsemeye çalıştım. "Abartıyorsun bence." İnanmayan gözlerle yüzüme bakıyordu. Ceketindeki küçük toz tanesine bakarken cevap verdim. "Bir derdin var Gülfem. Gözlerini kaçırma benden." Ortamdaki havayı yumuşatmak için gülmeye çalıştım. "Ne alakası var? Sana öyle gelmiştir." Belimde duran eli yavaşça tenimi okşadı. "Bana her şeyi anlatabilirsin, biliyorsun." Başımı göğsüne yasladım. Kalbim güm güm atıyordu. Anlarsa yoluma dikilir ve gitmeme izin vermezdi. Bunu riske atamazdım. "Gerçekten bir şey yok, sadece çok yorgunum." Haklıydım da sürekli yorgun hissediyordum. Bu sırrı saklamak beni yoruyordu. Onlardan ayrılacak olmak ise beni parçalara…

Bölümün tamamını WritePad'de oku