23- SANA RAĞMEN
Yazar: Ümran TAN

Cem Adrian Ayrılık Gökhan Türkmen Bal O kadını burada gördüğüm an, neden geldiğini anlamıştım. Çünkü Kadir'in annesi geçen gece benimle yeterince açık konuşmuştu. Oğlunun benden boşanmasını sağlayıp onu yeniden evlendirecekti. Bunu da sanırım eski nişanlısı Aysu ile yapmayı planlıyordu. Kadir'in onu sevmediğini hep biliyordum ama bir zamanlar nişanlısı olduğunu bildiğim kadını evimde görmek hiç kolay değildi. Kadir'le yan yana gelmeleri kalbimi ortadan ikiye ayırsa da ağzımı açıp tek kelime edemedim. Konuşmak istedim ama dilimi ısırdım. Zihnimde yankılanan tek cümle buydu: Sus Gülfem, hakkın yok konuşmaya, sus! Sustum. Geriye doğru bir adım attım. Bir an burada ne işimin olduğunu sorguladım. Böyle bir şeyin yaşanıyor olmasına inanamıyordum. Kadir onlara doğru bir adım attı. "Oğlum Aysu beni aradı, burada işleri varmış. Otelde kalmasına gönlüm el vermedi. Ben de onu buraya davet ettim." Birkaç gün önce bana söylediği sözler olmasaydı eğer inanırdım. Fakat olayın aslını biliyordum. Kadir'in aklını karıştırmak için o kızı buraya getirmişti. "Eğer sorun olacaksa gidebilirim." Aysu'nun sözleri üzerine Reyhan anne kapıyı kapattı. " öyle şey olur mu kızım? Sen bu evin kızı sayılırsın. İstediğin kadar kalabilirsin." Tek kelime edemedim. O bu evin kızı falan sayılmazdı. Kadir boğazını temizledi. "Öncelikle hoş geldin Aysu," dedi resmi bir tavırla. Aysu uzun boylu zarif biriydi. Beyaz tenli çekik kahverengi gözlü ve küçük yüz hatları olan güzel bir kadındı. Fotoğrafta gördüğümün aksine küt saçları şimdilerde beline kadar uzanıyordu. Aysu öne doğru bir adım attı. Kadir'in üstünde duran gözleri ışıl ışıldı. Kadir'den hoşlandığını anlamak zor değildi. Boğazımdaki düğüm gittikçe büyüyordu. "Hoş buldum Kadir. Görüşmeyeli uzun zaman oldu." Konuşurken dudaklarında tatlı bir gülümseme vardı. Bakışları beni bulduğunda o gülümseme kayboldu. "Evet, öyle olmuş," dedi Kadir sert bir sesle ardından konuşmaya devam etti. "Annem seni kızı gibi sever, bu yüzden bize sormadan kendi başına karar verip seni evimize davet etmiş." Başını annesine doğru çevirdi. Yüzünü görmediğim için nasıl baktığını anlamamıştım. Fakat annesinin bozulan yüz ifadesi, o bakışların pek de hayra alamet olmadığını açıkça gösteriyordu. Tekrar Aysu'ya döndü. "Aramızdaki o anlamsız mevzu çok eskiye dayansa da karımla yaşadığım bir evde kalman yakışık kalmaz." Kadir'in ses tonu yumuşasa da sözlerindeki sertlik orada duruyordu. "Eskide olsa bir geçmiş var ve bu karımı rahatsız eder." Allah'ım ben bu adamı hak edecek n'apmıştım? Koşup ona sarılmamak için tüm gücümü sarf ederken gözlerimi kırpmadan ona baktım. "Sana güvenilir bir yer ayarlayayım en iyisi, annemle beraber geceyi orada geçirirsiniz." İtiraz kabul etmeyen sözleri üzerine Aysu'nun ne kadar çok bozulduğu yüzünden belliydi. Yine de ağzını açıp tek kelime edemedi. Onun yerine fazlasıyla mahcup olduğu belli olan Reyhan anne öne çıktı. "Evine gelen Tanrı misafirine böyle mi davranırsın sen oğlum? Ben seni böyle mi büyüttüm?" Kadir'in tepkisine ne kadar şaşırdığı sözlerinden ve yüzünden belli oluyordu. Böyle bir çıkış beklemiyordu, Kadir ise geri adım atmadan cevap verdi. " Burası benim evim anne, bırak da kime nasıl davranacağıma ben karar vereyim." Aysu geriye doğru bir adım attı. "Haklısın Kadir, ben gideyim artık." Kadir onu durdurmak için tek kelime etmedi. Kadın kapıyı çekip çıktı. Reyhan anne de öfkeyle Kadir'e döndü. "Yazık bana ki sana hiçbir şey öğretememişim. Çok yazık." "Orada dur anne," dedi Kadir ve ona doğru bir adım attı. "Asıl yanlış yapan sensin." Reyhan annenin gözleri büyüdü. "Kızı kovan sensin, sen. Yanlışı da yapan ayıbı da yapan sensin Maçkalı." "Eski nişanlımı, karımın olduğu evime getirip kalması için ısrar etmen ayıpların da yanlışların da en büyüğü." Reyhan anne şaşkınca "Ne karısı Kadir?" dedi ve bana döndü. "Karın üç yıldır yok ortada. Tüm cümle alem biliyor bunu. Aranızda nikâh mı kaldı sizin?" Başımı öne doğru eğdim. "Bu bizim aramızda olan bir şey, ne sen ne de o cümle alem karışmaz. Karışamaz. İz…