Bir Gönül Davası

22- ATEŞ VE BARUT

Yazar:

Bir Gönül Davası - Ümran TAN kitap kapağı
Bir Gönül Davası kitap kapağı

Suzan Hacigarip Çağan Şengül Bitti Masal Aynanın karşısındaki çıplak bedenime doğru yaklaştım. Boynumda Kadir'in bana verdiği muskası haricinde bir şey yoktu. Karşımdaki beden üç yıl önce değişmişti ve bir daha eski haline dönmemişti. Çünkü göğüslerimin her ikisini aldırdığım için üst kısmım dümdüzdü. Üçüncü evrede kemoterapi görmek bir şeyleri düzeltmeye yetmemişti. Bu yüzden ameliyat ile göğsümün tamamı alınmıştı. Önce sağ göğsüm alınmış ve kanser vücudumdan temizlenmişti. Her şeyin bittiğini düşündüğümdeyse kanser tekrar etmişti. Böylelikle sol göğsümü de almıştı benden. Doktorum ameliyatla silikon takacağını söylese de kabul etmemiştim. İçimden gelmemişti çünkü. Vücudumda ciddi değişiklikler olmuşken hiçbir şey olmamış görüntüsü verilmesini istememiştim. Bu yüzden göğüslerini kaybetmiş bir kadındım. Üst kısmım bomboştu. Eskiden olsa üzüntüden kahrolacağım bir görüntüydü ama şimdi gurur duyuyordum. Bir savaşçının vücuduna sahiptim. Her ne olursa olsun hayatta kalmayı başaran bir kadındım ben. Tüm yaralarım ve kusurlarımla buradaydım, gitmiştim belki ama pes etmemiştim. Eksik de olsa hayatta kalmayı başarmıştım işte. Yan döndüm. Eksik gördüğüm bedenimle gurur duyuyordum ama eskiyi de özlüyordum. Eski ben içimde bir yerlerdeydi, Kadir'i görmek bana o neşeli, cıvıl cıcıl olan kızı hatırlatmıştı. Bu yüzden eksikliğimi hissetsin istememiştim. Göğsüme dokundum yavaşça, vücudum artık bir çocuk gibiydi. Çelimsiz ve güçsüzdü. Doğru düzgün beslenmediğim için tam olarak düzelemiyordum bile. Bunu değiştirmek hiç aklıma gelmemişti. Ama şimdi aynaya bakınca bir şeyler yapmak istiyordum. Belki de artık hayata dönmem gerekiyordu. Yavaşça yatağa oturdum. Ben... Ben sanırım tekrar yaşamak istiyordum. 3 Yıl Önce Kadir'in işi uzadığı için İstanbul'dan gelişi ertelemişti. Buna içten içe sevinmiştim çünkü kendimi gerçekten kötü hissediyordum. Ona anlatmam gerekiyordu ama nasıl yapacağımı bile bilmiyordum. Ne hale geleceğini kestiremiyordum. Ona bunu yaşatmaya hakkımın olmadığını bilsem de o olmadan yapamazdım. Telefonda söyleyemeyeceğim için gelmesini beklemeye karar verdim. Bunu yapmak hayatıma mal olsa da bekleyecektim. Her gün hızlı bir şekilde ölüme yaklaştığımı bile bile... Üç gün boyunca evden çıkmadım, kimseyle görüşmedim. Ferda birkaç kere aramış ve buluşalım demişti ama bir şeyleri bahane ederek reddettim. Neyse ki düğün aşamasında olduğu için çok fazla ısrarcı olmamıştı. Evet, Ferda evleniyordu. Nihayet Devran'ın ona olan aşkına ikna olmuştu. Üç yıldır Devran onun peşinde koşuyordu. Ferda onu seviyordu ama bir türlü güvenemiyordu işte. Fakat Devran'ın inadı, Ferda'nın güvensizliklerini yenmişti. Düğüne de sayılı günler kalmıştı. Yanında olamıyordum ama Ceren'in hasta olduğunu bildiği için bana kızmıyordu. Böylesi iyiydi, en güzel günlerini ona zehir edemezdim. Telefonum çaldığında Kadir'in görüntülü aradığını gördüm. Telefonu açmadan önce birkaç derin nefes aldım. Yanıma gelmeyene kadar ona bir şey belli etmek istemiyordum. Gözüme baksa anlardı, üç gündür gözlerine bile doğru düzgün bakamıyordum. Ceren'i kucağıma aldıktan sonra cevapla yaptığımda yorgun yüzüyle karşılaştım. Saçları dağılmış ve gömleğinin yakasını gevşemişti. Dünden beri hiç uyumadığı belli oluyordu. Ceren ekrana uzanarak "Baba," dedi ve yüzüne dokunmaya çalıştı. O böyle yapınca ikimiz de güldük. "Güzellerim." Kadir'in sesini duyunca heyecanla çırpınmaya başladı. Babasına aşıktı resmen. Ağzını ekrana uzatıp onu öpmeye çalıştığında düşmesin diye sıkıca tuttum. "Babanı mı özledin sen?" diye sordum yanağını öperken. Beni duymadan ekrana saldırmaya devam ediyordu. Ağzından akan salyaları ekrana düşünce kahkaha attım. Bu heyecanı karşısında Kadir'in yüz ifadesi anında yumuşamıştı. Gülümsediği için mavi gözleri kısılmış sevgiyle kızına bakıyordu. "Az kaldı babacım, yarın geliyorum." "Baba." "Babam." Ceren'in boynunu öptüğümde Kadir bana baktı. "Nasılsın fıstığım?" Gözlerim anında doldu. Dokunsalar ağlayacaktım zaten. O nasıl olduğumu sorunca sadece ona sarılıp ağlamak istiyo…

Bölümün tamamını WritePad'de oku