Bir Gönül Davası

19- DİNMEYEN SIZI

Yazar:

Bir Gönül Davası - Ümran TAN kitap kapağı
Bir Gönül Davası kitap kapağı

Sezen Aksu Tutuklu 3 Yıl Önce Kadir Agah Varo l Elindeki kadehi son kez başına dikti. Rakının son yudumunu da içtikten sonra eli dizinin üzerine düştü. Başı yavaşça öne düştüğünde bardağı sıkıca kavradığı parmak boğumları bembeyaz kesildi. Elini kaldırıp "Doldur," dedi ve kadehi hızlıca masaya vurdu. "Abi-" "Doldur dedim," diyerek sözünü kesti. Bıçak gibi keskin çıkmıştı sesi. "Abi çok oldu, yapma." Elindeki kadehi öfkeyle masaya vurduğunda uzun cam bardak çatırdadı. "Doldur dedim lan, doldur!" Bir kez daha vurduğunda bardak parçalara ayrıldı. Kırılan cam parçaları avucuna battığı için kanamaya başladı. Kırmızı kanıyla boyanan kadehi sıkıca tutan elleri ise bir an bile gevşemedi. Keskin parçalar yarılan etin içine işledi. "Elin-" Kulakçı ona doğru hareket ettiğinde elini geri çekti. Ardından kadehi yere fırlatıp kalanını da parçalara ayırdı. "Siktirtme belanı, doldur dediysem dolduracaksın!" diye bağırdı. Elinden zemine kırmızı damlalar patır patır düşmeye başladı. Başı tekrar öne düşmüştü. Yaşadığı keder omuzlarına ağır bir taş gibi düşmüştü. "Kulakçı," diye bağırdı acının boğuklaştırdığı sesiyle. "Söyle abi," dediğinde Devran da başını eğmişti. Çünkü bakamıyordu, canından öte gördüğü abisinin bu çaresiz haline bakamıyordu. Özellikle gözlerine bakmaya dayanamıyordu. Orada katılaşan acı öyle sert hem hamdı ki...Görmeyi kaldıramıyordu. "Al." Maçkalı kanlı eliyle belindeki silahı çıkarıp ona uzatmıştı. "Abi-" deyip başını kaldırdı. "Al dedim." Uzanıp soğuk demir tabancayı eline aldı. Maçkalı onun bileğini tutup göğsüne doğru hizaladı. Bu kez kalbi, namlunun ucunda attı. Fakat bir eksikle. Artık göğüs kafesinin içi bomboştu. Kalbi kan popmalamaktan başka bir halta yaramayan boş bir organdı. "Sık Devran." Ona kolay kolay adını vermezdi. "Abi kurban olayım yapma da," kelimeleri döküldü sadece dilinden. Başka ne diyeceğini bilemedi. Maçkalı'nın eli çektiği ızdıraptan ötürü titrerken başka ne diyebilirdi, bilmiyordu. "Sık ulan!" diye emretti buz gibi sesiyle. "Sık ki buradaki bu acı bitsin. Bu siktiğimin acısı bitsin artık." "Yapma," diyebildi. Göğsünü silaha bastırdı. "Sıksana lan sık işte. O beni öldürmeden ben onu öldüreyim da." Devran başını yana doğru eğdi ve ona bakan adamın gözlerine baktı. Yüzleştiği acı yüzünden dişlerinin birbirine bastırdı. Koskoca Maçkalı Agah öyle bir yenilgiye uğramıştı ki... "Yine ölmeyecek misin sanki?" "Öleyim lan. Ben bitemiyorum bari kalbim bitsin." Titreyen sesi sonlara doğru kısıldı. Kadir bileğini bıraktığında Kulakçı'nın eli silahın ağırlığıyla yana doğru düştü. Herkesin adını dahi çekinerek andığı Maçkalı Agah... Küçük bir kadından sonra ne hale gelmişti? Canına kıyacak kadar geçmişti kendinden. Maçkalı'nın başı öne düştüğünde mavi gözleri yaşlardan ötürü parlaktı. Ne gidebiliyordu ne kalabiliyordu ne de ölebiliyordu... Bitmeyen acısıyla yaşıyordu. Nefes almayı Gülfem'den sonra bırakmıştı. "Devran," dedi koskoca adamın sesi bir çocuk gibi titredi. "Gitti Devran." Dizlerinin üstüne düştüğünde bir dağ gibi yıkılmıştı. Başı öndeyken "Gitti," dedi tekrar ve gözlerinden yaşlar süzülmeye başladı. Gülfem üç gün önce başucuna bıraktığı üç satırlık bir kağıdın ardından gitmişti. Kadir... Artık yapamıyorum, ne anne olmayı ne de eş olmayı beceremiyorum. Ona da kendine de iyi bak. Hoşça kalın... O sabah güneş batmıştı. Kadir bilmediği bir karanlığın orta yerinde eli kolu bağlı bir şekilde kalmıştı. Başta ne olup bittiğini anlayamamıştı. Çünkü her şey çok güzeldi. Önceki günü düşündü, daha birkaç saat önce seviştikleri yatağa baktı. Gülfem'in onu ne kadar çok sevdiğini söyleyen sesi kulaklarında yankılanıyordu. Kafası iyice karışırken elini saçlarının arasından geçirip yataktan kalktı. Gülfem ona bir tür oyun falan mı oynuyordu? Eğer öyleyse komik bile değildi. Telefonunu çıkarıp numarasına tıkladı. Aradığınız numaraya şu anda ulaşılamıyor. Telefonu kapatıp evin içinde gezindi. Ceren odasındaki beşikte uyuyordu. Her şey aynıydı ama Gülfem yoktu. bu defa babasını aradı. Gülfem'in babasıyla pek muhattap olm…

Bölümün tamamını WritePad'de oku