BİR GÖLGE

BÖLÜM 2

Yazar:

BİR GÖLGE – Büşra Nur GÖÇER kitap kapağı
BİR GÖLGE – Büşra Nur GÖÇER kitap kapağı

"İnsan bazen hayatını değiştirecek kişiyi tanımadan önce, onu tanıyacağı güne doğru yürür. *** Telefonun alarmı ikinci kez çalmadan gözlerini açtı Defne. Karşılaştığı ilk manzara tavan olmuştu. Yüzüde istemsizce bir gülümseme belirdi. Alarmı kapatarak yatakta dikeldi. Bugün üniversitenin ilk günüydü! Yıllarca hayalini kurduğu okula bugün bir öğrenci olarak gidiyordu. Artık hayalleri bir kağıt üzerindeki kelimelerden oluşmuyordu ve ulaşabileceği kadar yakındı. En önemlisi de gerçekleşmişti. Defne için bugün diğer günlerden çok daha farklıydı. Yataktan kalkarak ayaklarını yere bastı odasında gözlerini gezdirdi. Bu odada yıllarca vakit geçirmişti. Gülmüştü, ağlamıştı, ders çalışmıştır, oyun oynamıştı, kendi kendine delirip hikayeler uydurmuştu, bazen ise hiçbir şey yapmayıp ayaklarını dikeltip tavana bakmıştı. Her gün farklı bir kişi olarak çıkmıştı fakat bugün bir üniversite öğrencisi olarak çıkacaktı. Ayağa kalktı ve adımlarını pencereye doğru yöneltti ve kulpunu çevirerek yavaşça açtı. İçeriye serin ve sessiz hava girmesine izin verdi. Açar açmaz tülü kıpırdanmaya başlamıştı bile. Gözlerini kapattı ve hava kirlenmeden temiz havayı yavaşça soludu. Başını dışarıya uzatarak sadece dinledi. Sanki kuşlar bile bugün bir farklı ötüyordu. Bu saatte kuşlardan ve Defne’den başka kimse yoktu. Gözlerini açtı etrafa baktı. Birkaç kişi gördü. Biri simitçi abi birisi ise karşı apartmandaki çiçeklerini sulayan yaşlı teyze. Ellerini pencerenin pervazına dayayarak biraz daha dışarıya uzandı. İzlemeye başladı. Yavaş yavaş apartmandan çıkan insanlar gördü. Kimisi çocuk, kimisi genç, kimisi orta yaşlı insanlardı. Herkes farklı bir yere yetişmeye çalışıyordu. Ama biraz daha oyalanırsa okula ilk günden geç kalan kişi olacaktı. Pencereyi açık bırakarak doğruldu ve dolabına yöneldi. “Birsürü okulun ilk günü kombini videolarını izledim ama bende hiçbiri yokki! Of ne yapsam?” Dolabına bakındı biraz kıyafetlerini karıştırdı. Yine her zamanki dolabının altını üstüne getirmişti. “Aman neyse canım dolabımda ne var kombininden devam edeceğiz artık.” Eline aldığı üç parça kıyafeti yatağının üzerine fırlattı. Kendi uydurduğu melodiyi mırıldanarak üzerini giydi. Artık hazırdı. Aynanın karşına geçerek süzdü kendini. Suratına baktığında gözleriyle gözgöze geldi. “Oldu bu ya.” Telefonunu, kulaklığını ve cüzdanını çantasının içine attı. Çantasını omzuna taktı ve soğuk olur diye ceketini de kolunun üzerine aldı. Odadan çıkarak merdivenleri sessiz bir şekilde iniyordu. Babası çoktan uyanıp işe gitmişti bile fakat annesi hala uyuyordu ve Defne rahatsızlık vermek istemiyordu. Kapıya geldiğinde yavaşça açtı ve ayakkabılarını giyerken, “Defne!” diye bir ses duydu ve sıçradı. Defne kalbini tutarak, “Anne ödümü koparttın,” dedi geriye dönerken. Annesi saçı başı dağılmış bir şekilde elinde iki tost tutuyordu. “Tost mu yaptın,” dedi gülerek. “Senin yemek yemeden gideceğini biliyordum. Ne olursa olsun aç gitme. Kafan çalışmaz.” “Anne bugün ders işlemeyeceğiz bile.” “Olsun.” Ayakkabılarını giydi ve elindeki iki tostu alarak annesinin yanağına bir öpücük kondurdu. “Hadi ben kaçtım!” merdivenleri inerken annesinin sesini birkez daha duydu. “İyi dersler.” “Anne ders işlemeyeceğiz diyorum!” Kapıyı açarken, “Olsun belki işlersiniz,” dedi ve Defne kapıyı kapatarak aşağıya dışarıya çıktı. Kapının önünde dün geceden sözleştikleri Ela bekliyordu. “Nihayet!” “Daha saat 8 bile olmadı.” “Biliyorum ama ben heyecandan 6’da kalktım.” Defne güldü. “Biraz daha bekleseydim heyecandan ölecektim burada.” “Geldim işte mızmızlanma.” Ela koluna girdi ve yürümeye başladılar. “4 senedir hayalini kurduğumuz şeyi bugün yaşıyoruz resmen.” “Dimi! Kendimi rüyada gibi hissediyorum.” Hem kendi aralarında heyecanlarından konuşuyorlardı hem de adımları çoktan otobüs durağına getirmişti. Otobüs geldiğinde akbilini uzatıp okuttuktan sonra ilk durak burası olduğu için otobüs bomboştu ve arkaya geçip oturmuşlardı. Defne ise camdan dışarı bakıyordu. Otobüs her durakta biraz daha doluyor, sokaklar yavaş yavaş harek…

Bölümün tamamını WritePad'de oku