22. BÖLÜM: ENTEL DANTEL
Yazar: Luna.123

FİNALE SON 1 Sıla, evinin salonunda bulunan boy aynasının önünde, kıskaçlı tokayla toplanmış saçları ve üzerine fondöten dökülmüş beyaz tişörtü ile bağdaş kurarak makyaj yapmaktaydı. O sırada telefonuna bir görüntülü arama düştü. Bu görüntülü arama, Alara ve Özde'nin toplu görüntülü aramasıydı. Sıla aramayı yanıtladı; kızlar da Sıla gibi makyaj yapmaktalardı. Alara, banyoya ait olmayan her şeyin orada bulunduğu banyosunun aynasına bakarak makyaj yapmaktaydı. Belli ki kauçuklu telefon kılıfıyla telefonunu aynaya yapıştırmıştı. Özde, kadrajda gördüğü şeylere şaşırdı ve bu şaşkınlığı sesine de yansıdı: “Alara, o kırmızı stilettonun orada ne işi var?” Alara dönüp arkasına baktı. “O orada mıymış ya? Ben de kaç gündür onu arıyorum.” dedi ve aynaya dönüp göz makyajını yapmaya devam etti. Özde, her zaman diğer kızlara nazaran daha derli toplu olan kız olmuştu. Özel aydınlatmaları olan pembe makyaj masasında, bu masasına oturmuş şekilde makyaj yapmaktaydı. Beyaz bir puf koltukta oturuyordu. Saçının önleri pembe tokalarla tutturulmuştu. Üzerinde pembe, daha koyu pembe kalpleri olan bir bornoz vardı. Özde her zaman “Önce kıyafet, sonra makyaj, sonra saç.” kız olmuştu. Hazırlanma rutini hep böyleydi. Bu yüzden bornozu olmadan asla makyaj yapmazdı. Özde, Sıla’ya sordu: “Sıradaki aday kim?” Bu aday, Özde'nin challenge’ın sondan bir önceki buluşması olacaktı. Yani bu ne demekti? Challenge’ın bitmesine çok az kalmıştı. Kızlar gerçekten ilk başta çok istemeseler de bu challenge’da hepsi çok eğlenmişti. Sıla, bir B12 mağduru olduğu için önemli şeyleri unutmamak adına her zaman yazdığı minik mavi defterini alıp bir göz gezdirdi ve bahsetmeye başladı: “Kerem Yağcı; 29 yaşında, yay burcu, resim galerisi sahibi, mavi gözlü ve bekar.” Bu bekarlık pek güvenilir değildi; çünkü daha önce bekar zannettikleri kişiler kızlarımızı nelere nelere maruz bırakmıştı. Kızlar inkâr etmeyeceklerdi; bu challenge’ın bitmeye yaklaşması üçünün de içinde bir burukluk yaratmıştı. Çünkü üçünün de bu monoton hayatlarında bu challenge bir heyecan ve eğlence sebebiydi. Hadi bakalım… Bu buluşmada neler yaşayacaklardı? Çünkü hiçbirinin buluşmaları kabul edilebilir buluşmalar değillerdi. --- Tabii önce kızların günlük hayatlarına bir bakalım… Özde’nin bugün Fatma Hanım’la seansı vardı. Fatma Hanım’ı beklerken fake hesabıyla Instagram’da dolaşmaktaydı ve gördüğü story ile dumura uğradı. Özde’nin olaylı düğününden sadece üç saat sonra Sıla'yı terk eden sevgilisi, yeni sevgilisi ile Özde’nin eski sevgilisi ve onun yeni eşiyle double date’e çıkmışlardı. Ve şansa bakın ki bu date, Özde’nin bu akşam çıkacağı buluşmanın yapılacağı resim galerisinde olacaktı. Özde hemen bu story’nin ekran görüntüsünü alıp kızların WhatsApp grubuna attı. Fotoğrafın hemen altına: “Yüzsüzler! Bir de double date’e çıkacaklarmış!” yazdı. Fotoğrafın altı mesaj yağmuruna döndü. Sıla: “Yüzsüzlüğün bu kadarı!” Alara: “O buluşmadan intikam almadan dönmeyi planlamıyorsun, değil mi Özdeciğim?” Özde hemen cevap yazdı: “Tabii ki hayır! Biz bu dünyada intikam almayı Alara Queen’den öğrendik ve intikam soğuk yenen bir yemektir. Ya bugün ya yarın… Ama mutlaka alınır.” Bunun ardından Sıla mesaj yazdı: “O resim sergisine ben de geliyorum! Ben de intikamımı alıyorum. NOKTA.” Alara: “Yakışır bacıma!” --- Bu mesaj bombardımanından sonra Özde'nin ofisinin kapısı çaldı. Tabii ki seans için Fatma Hanım gelmişti. Özde: “Hoş geldiniz Fatma Hanım, oturun lütfen.” Fatma, Özde’nin karşısındaki gri tekli koltuğa oturdu. Fatma’nın yüzü yerleşir gibiydi. Özde sordu: “Neden bu kadar üzgünsünüz, Fatma Hanım?” Fatma cevap verdi: “Bilmiyorum ama üzerimde bir ‘Burhan hissi’ var.” --- Aynı dakikalarda… Alara Neşe, kardeşlerin miras davası için Çağlayan Adliyesi’nin 2445 no'lu salonunda mübaşirin çağırmasını beklemekteydi. Mübaşir bağırdı: “Davacı Çağla Neşe! Davacı vekili Alara Uluca! Davalı Ömer Neşe! Davalı Çağatay Neşe! Davalı Onur Neşe! Davacı vekili Osman Varol!” Hakim dosyayı önüne aldı ve taraflara baktı. “Davacı taraf?” Alara bir…