9. BÖLÜM TATLI KARŞILAŞMA
Yazar: luna. 123

Alara, Mert'in velayet davası için 22. duruşma salonunun önünde beklemekteydi. Mübaşir bağırdı: — Davacı: Gül Yılmaz. — Davalı: Samet Durak. — Davacı vekili: Alara Uluca. — Davalı vekili: Cansu Gürbüz. Özde tanışanını bekliyordu. O sırada Instagram'da dolaşırken, onu nikâh masasında bırakan nişanlısı Polat’ın evlendiğini gördü ve içinden geçirdi: “Beni niye nikâh masasında bıraktığı belli oldu, şerefsizin...” Kapı çaldı, içeri giren Ayfer Sütçüoğlu idi. Seansa gelmişti. — Merhaba Özde Hanım, dedi. — Merhaba Ayfer Hanım, hoş geldiniz, diye karşılık verdi Özde. Ayfer, Özde'nin karşısındaki tekli koltuğa oturdu. Özde sordu: — Bugün nasılsınız Ayfer Hanım? Ayfer cevapladı: — Bugün çok neşeliyim Özde Hanım, keyfim yerinde. 60 dakika sonra Özde, WhatsApp grubuna yazdı: SİZ: kızlar, Polat puştu, evlenmiş. ALARA: aaaa, vay şerefsiz! SILA: kesin siz beraberken de bu kız hayatında vardı, yoksa nasıl bu kadar hızlı evlensin! SİZ: bence de. ALARA: kesin. Alara ile Gül davadan çıktılar. Alara, gururlu ve kendinden emin ses tonuyla konuştu: — Sana bu davanın bizim lehimize olduğunu ve çok kolay bir şekilde kazanacağımızı söylemiştim Gül teyze. Alara, WhatsApp grubuna yazdı: SİZ: BU MESAJ SILA’YA HATIRLATMADIR. SON BULUŞMAMIZDA AYARLADI EFENDİM. SILA: Tamamdır efendim. Yorgun bir günün akşamında, yine Alara'nın evinin terasında masa kurmuş eğleniyorlardı. Sıla, — Kızlar, bizim nasıl tanıştığımızı hatırlıyor musunuz? dedi. Özde, — Şöyle olmuştu değil mi... dedi. --- YIL 2018 – 9 EYLÜL ÜNİVERSİTESİ Yemekhanede sıra bekleyen Alara, yemeğini alıp masaya doğru ilerlerken panik gözlerle yürüyen Özde’nin çarpması sonucu üzerine ve yere dökülen tabldot yemek yüzünden hafif bir sinirle: — Offf ya! dedi. Özde, panik bir ses tonuyla: — Ööözür dilerim, fark edemedim, dedi. Sıla, elindeki basbasla gelirken, Alara'nın çekilmesi için: — Pardon, dedi. Özde: — Lütfen hatamı telafi etmeme izin verin. Size yemek ısmarlayayım. Alara: — Hiç sorun değil ama izin veremem. Özde: — Yoo, olmaz öyle! Alara: — Gerek yok... Özde, dinlemedi, kolundan tutup sürükleyerek yemekhanenin önüne götürdü. — Ne istiyorsan söyle. Alara, bu kadar ısrara dayanamayıp: — Aynısı olsun, dedi. Masaya geçtiler. Sıla, yemeklerini getirdi. Özde, Sıla’ya: — Size de çok zahmet verdik, lütfen kendinize de bir kahve alıp gelin. Hepsini ben ödeyeceğim, dedi. Sıla gelip masaya oturdu. Özde, muhabbet açmak adına: — Eee, sizler kimsiniz bakalım, ne okuyorsunuz? dedi. Alara lafa girdi: — Ben Alara Uluca. Hukuk okuyorum. 21 yaşındayım. 3 yıl mezuna bıraktım. Sıla: — Ben Sıla Sönmez. Mimarlık öğrencisiyim. Okul harçlığımı çıkarmak için burada çalışıyorum. 20 yaşındayım. 2 yıl mezuna bıraktım. Özde: — Ben de Özde Vural. 1 yıl mezuna bıraktım, 19 yaşındayım. Psikoloji okuyorum, dedi. Birbirlerinin en yakın arkadaşları olacaklarından habersiz, şen şakrak bir sohbet geçirdiler. Kızlar bu anılarını hatırladıklarında bir parça hüzün, çokça neşeyle beraber güldüler. Alara merakla sordu: — Acaba o gün Özde benim üzerime yemeği dökmeseydi, bana yemek ısmarlamakta ısrar etmeseydi, ben kabul etmeseydim... Sıla bizimle kahve içmeseydi, kabul etmeseydi, şimdiki halimiz nasıl olurdu? Sıla: — Hakikaten, nasıl olurdu acaba? dedi. Özde: — Hiç bilmiyorum, dedi. Özde, merakla: — Bana son adaydan bahset. Alara bahsetmeye başladı: — Bora Öz. 29 yaşında. Ela gözlü. Boğa burcu. Şef. Yarın kendi restoranı olan “Secret Recipe”de akşam yemeği için buluşacaksınız. --- Ertesi gün, akşam saatleri Sıla'nın üzerinde güzel pembe bir elbise vardı. Taksiyle restorana doğru yol almaktaydı. Restorana vardı. Restoranın kapısının önünde uzun boylu, esmer bir adam duruyordu. Sıla, tereddütle: — Bora Bey? dedi. Adam başıyla onayladı: — Evet. Ardından içeri geçtiler. Bora, onun için güzel yemekler yaptı, tattırdı. Sıla: — Elinize sağlık, yemekler çok güzel. Hayatımda böyle güzel yemekler yememiştim, dedi. Bora: — Çok kibar bir kadınsın ama abartıyorsun, dedi. Ama ardından çok beklenmedik bir şey oldu. — Bora Öz, kara para aklamaktan tutuklus…