BİR ERKEK DAHA EKSİLDİ

8. BÖLÜM HATSİZ TEKLİF

Yazar:

BİR  ERKEK DAHA EKSİLDİ - luna. 123 kitap kapağı
BİR ERKEK DAHA EKSİLDİ kitap kapağı

Alara'nın evinin terasında masa kurmuş, eğleniyorlardı. Özde, Sıla’yı daraltmaya başladı: — Hadi şarkı söyle. Sıla, çok belli etmese de sesi çok güzeldi. Kafası güzel olduğu için ikilemden söylemeye başladı: — Artık hayatımdan çıksan diyorum. Bu ikili delilik sona erse, ikimiz için de… hayırlısın diyorum. Alara: — Offf… dedi. O da bu şarkıyı çok severdi. Alara, kadehleri yeniden doldurup getirdi: — Kızlar, şaka maka bizim başımıza neler geldi ya… dedi. Sıla: — Bizi boş ver de, olan Özde’ye oldu. Kızın gelinliği boşa gitti, dedi. Özde: — Niye be? Belki ben de Seda Sayan gibi “Yedi Kocalı Hürmüz” olurum. Ayrıca Seda ablam benim idolümdür, dedi. Alara, ağız dolusu kahkaha attı. Sıla: — Bu kadar yaşananlara rağmen umutla bana 6. adayımızdan bahset, der. Özde, Alara’ya: — Bunda umut var mı bari? dedi. Alara: — Hadi inşallah, dedi ve anlatmaya başladı: Yağız Akkoç 27 yaşında Ela gözlü Balık burcu Pilot Özde: — Hadi uyuyalım. Sonuçta biz köpekler gibi çalışıp kraliçeler gibi yaşayan kadınlarız, dedi ve kıkırdadı. Kızlar da kahkaha atarak yatağa gittiler. --- Bir gün sonra Bugün Alara'nın, Özde'nin teyzesi ile velayet davası görüşmesi vardı. Alara, öğleden sonra ofisinde dosyalarını incelerken kapı çaldı. İçeri giren, Özde’nin teyzesi Gül Yılmaz’dı. Yüzündeki yorgun ifade ve ellerindeki dosya klasörü, ciddi bir mesele için geldiğini belli ediyordu. Gül, oturur oturmaz derin bir nefes aldı: — Alara, ben eşimle anlaşmalı boşanma kararı aldım, dedi. Sesi kararlıydı ama gözleri belli belirsiz titriyordu. — Bir de… Mert’in velayetinin bende kalmasını istiyorum. Bu konuda ne yapmam gerektiğini bilmiyorum. Alara, masasının üzerindeki kalemi eline aldı ve not almaya başladı. Gül’ün anlattıklarını dikkatle dinledi; evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını, her iki tarafın da boşanmayı kabul ettiğini, mal paylaşımında anlaştıklarını ve en önemlisi, küçük Mert’in üstün yararı için velayetin anneye verilmesinin daha doğru olacağını ifade ediyordu. — Öncelikle bir protokol hazırlamamız gerekiyor, dedi Alara. — Boşanma, mal paylaşımı ve velayetle ilgili tüm maddeleri netleştireceğiz. Belgeler tamamlandığında Aile Mahkemesi’ne başvuracağız. Hakim, protokolünüzü uygun bulursa tek celsede boşanma gerçekleşir. Gül, başını sallayarak kabul etti: — Ben bu süreci uzatmak istemiyorum. Mert’in de daha fazla yıpranmasına izin vermeyeceğim. Alara, ona hukuki sürecin adımlarını anlattı, gerekli evrakların listesini yazdı ve protokolün taslağını hazırlamak için klasörü önüne çekti. Artık mesele, sadece usulüne uygun şekilde ilerlemek ve Mert’in geleceğini güvence altına almaktı. --- Bu görüşmeden sonra Alara, gruba mesaj attı: — Sıla, unutma bu akşam buluşman var. Sıla: — Unutmadım, yazdı ama İzmir'deki yeni Altınçam Konutları’nı tasarlamakla meşguldü. Ne kadar yorgun olsa da arkadaşlarına söz verdiği için bu buluşmaya gidecekti. Ayrıca onun challenge’ının bitmesine bu buluşmadan sonra bir aday kalmıştı; o yüzden dişini sıkacaktı ve sonra da arkadaşlarının abuk sabuk buluşmalarını dinleyerek eğlenecekti. --- Özde'nin Bugün Nadide Bulut’la seansı vardı. Özde: — Hoş geldiniz, Nadide Hanım, dedi. Nadide: — Hoş bulduk, Özde Hanım. Özde: — Nasılsınız? diye sordu. Nadide: — Pek iyi olduğumu söyleyemem, Özde Hanım, dedi. 60 dakika sonra Özde, gruba yazdı: — Müsaitseniz buluşalım mı? 101 Kafe’de buluştular. Garson: — Ne arzu edersiniz? diye sordu. Alara: — Karamel macchiato, lütfen. Özde: — Vanilya ice latte. Sıla: — Ben de bir sade Türk kahvesi alayım, derken pek keyfi yoktu. Alara sordu: — Niye bu kadar keyifsizsin? Sıla, sıkıntılı bir sesle cevap verdi: — Altınçam Konutları’nın çiziminde çok sıkıntılıyım. Aklıma hiçbir şey gelmiyor, çizemiyorum. Özde: — Beynini mi boşaltmaya çalış? Bir şey beklemeden sadece karala, dedi. Sıla: — Onu da denedim, olmuyor. Yapamıyorum işte, yapamıyorum! dedi. Alara: — Belki bu buluşmana iyi gelir, eğlenirsin, dedi. Sıla: — Ben de öyle umuyorum, dedi. --- Sıla kendi evinde hazırlanırken Özde, günün yorgunluğu ile koltuğa fırlattı ken…

Bölümün tamamını WritePad'de oku