BİR ERKEK DAHA EKSİLDİ

7. BÖLÜM EVLİLİK TEKLİFİ

Yazar:

BİR  ERKEK DAHA EKSİLDİ - luna. 123 kitap kapağı
BİR ERKEK DAHA EKSİLDİ kitap kapağı

Bugün günlerden 24 Nisan'dı. Alara bu sabah Sıla'nın evindeydi. Kızlara kahvaltı hazırlayacaktı. Önce klasik kahvaltılıkları koydu, sonra da peynirli yumurta yaptı ve çay demledi. Aklına TV konsolunun üzerindeki defter geldi. Bu, Sıla'nın "Evime Hoş Geldiniz" defteriydi. Sıla, evine gelen herkese bu deftere bir şeyler yazdırıp imzalatırdı. Alara, buradayken bu defteri okumayı çok severdi ama henüz sadece ilk sayfası doluydu: --- Özde Bu evde güzel günlerin olsun, güzelim. Alara Bu evde çok güzel partiler yapacağız. Annem Bu evde çok huzurlu günlerin olsun, yavrum. Babam Bu evde çok mutlu ol, kızım. Ve eski sevgilisinin yazdığı not... Ama üstü karalanmıştı. --- Ve kızlar uyandı. Hep bir ağızdan: “Günaydın!” dediler. Özde masayı görünce, “Alara, ellerine sağlık,” dedi. Sıla ise, “Allah senden çok merci,” dedi. Masaya geçtiler. Alara, neşeli bir sesle: “Kızlar, bugün ayın kaçı?” dedi. Özde: “24 Nisan.” Unutmuş olamazlardı; bugün Alara'nın doğum günüydü. 29 yaşına girecekti. Sıla: “Alara, Gül teyzem Mert’in velayeti için seninle görüşmeye gelecek,” dedi. Alara, keyifsiz bir sesle: “Ofise gelsin, konuşalım.” Sıla: “Yok, hayır. Hazır gelmişken hepimizi görmek istiyor,” deyince Alara: “Tamam,” dedi. Sıla: “Alara, hadi bana 5. adayımızdan bahset,” dedi. Alara anlatmaya başladı: --- Kuzey Yaylacı 29 yaşında Ela gözlü Başak burcu Elektrik-Elektronik Mühendisi 101 Cafe'de 2 saat sonra buluşacaksınız. --- Sıla’nın üzerinde beyaz bir gömlek, mavi bir kot pantolon, kahverengi bir kemer ve stiletto vardı. Sıla, Kuzey’i beklerken Özde’yle mesajlaştı: Sıla: Nasıl unuttuk zannetti Alara'nın doğum günü için? Ne yapalım? Sıla: Ben bilerek yalan söyledim zaten. Bence Kase Restoran'a götürelim. Özde: Ondan sonra da 44 Karaoke Bar’a götürelim. --- Kuzey geldi. “Merhaba, Sıla Hanım değil mi? Nasılsınız?” Sıla: “İyiyim, siz?” Kuzey: “Sizinle açık konuşacağım,” dedi. “Benim annemi susturabilmek ve babaannemin mirasını alabilmek için evlenmeye ihtiyacım var. Benimle evlenir misiniz?” Sıla dumura uğradı: “Açıkçası, 40 yıl düşünsem böyle bir evlilik teklifi alacağım aklıma gelmezdi.” Kuzey: “Benim 24 saat içinde evlenmem lazım. Cevabınız nedir?” Sıla: “Hayır.” Kuzey kalkıp gitti. --- Sıla, alçısını çıkartabilmek için doktora geldi. “Hoş geldiniz, Sıla Hanım,” dedi doktor. “Hoş bulduk, Doktor Bey,” dedi Sıla. Doktor, alçı testereyle Sıla’nın sağ ayağının alçısını çıkardı ve “Eskisinden daha iyi durumda,” dedi. Sıla: “Teşekkürler, Doktor Bey,” dedi ve hazırlanmak için eve geçti. --- Özde ise Alara’ya pasta aldı. Pastanın üzerinde lila renginde “Efsaneler Nisanda Doğar” yazıyordu ve etrafında lila kurdeleler vardı. Kızlar giyinmeye başladı. Özde, bir omzu düşük, krem rengi bir elbise giydi. Gold rengi uzun küpeler taktı ve yine gold ayakkabılar tercih etti. Alara, straplez siyah bir elbise giydi. Elbisenin üzerinde inciler vardı. Ayaklarında bilekten bağlamalı stilettoları vardı. Bağlama kısmında ve takılarında inci detayları vardı. Sıla, kayık yaka, mini mor bir elbise giydi. Takıları ve ayakkabıları Gümüş'tendi. --- Kızlar restorana doğru yol aldılar. Güzel bir yemek yedikten sonra Alara sordu: “Teyzen nerede?” Özde güldü: “Biz sana yalan söyledik,” dedi. “Ama yarın gerçekten görüşmeye gelecek.” Kızlar hep bir ağızdan şarkı söylediler: “İyi ki doğdun Alara!” Alara, pastanın üzerinde yazan şeye bakıp güldü. Sonra da pastasını üfledi. Ve şarkı söylemek için karaoke bara geldiler. Kızlar hep bir ağızdan söylediler: “Karabiberim... Vur kadehlere hadi içelim, içelim her gece!”

Bölümün tamamını WritePad'de oku