BİR ERKEK DAHA EKSİLDİ

4. BÖLÜM AMA EVLİSİN

Yazar:

BİR  ERKEK DAHA EKSİLDİ - luna. 123 kitap kapağı
BİR ERKEK DAHA EKSİLDİ kitap kapağı

--- Bugün Osman ve Ayfer Sütçüoğlu’nun boşanma davası vardı. Alara, babasının ona hukuku kazandığında hediye ettiği koyu pembe nostaljik telefona bakıp gücünü topladı ve üzerine cübbesini giydi. Cübbesinin altına sıkışan siyah uzun saçlarını çıkardı. Üzerinde siyah blazer takım, siyah stiletto ve siyah küçük bir çantası vardı. Mübaşir bağırdı: “Davacı Ayfer Sütçüoğlu. Davacı vekili Harun Yılmaz. Davalı Osman Sütçüoğlu. Davalı vekili Alara Uluca.” --- Sıla çok yorgundu. Tam dört gündür bu bina projesini yetiştirmek için geceli gündüzlü uğraşıyordu. Bu dört günün sonunda; yeşil hareleri solmuş, göz altları mosmor, kızıl saçlarında saçma sapan bir topuz... Espresso kahve ile yakın arkadaşlık kurmuştu. Birazdan patronu Mahmut Yıldız’a ve Comfortable Otelleri'nin sahibi Bahar Nadir’e sunum yapmaya gidecekti. “Mahmut Bey, Comfortable Oteller'de en önem verdiğimiz şey konfor olduğu için; yerler ısıtmalı, perdeler otomatik... Yedi adet havuzumuz bulunmakta: üç termal, üç normal, bir çocuk havuzu. Bunların dışında bir adet aquapark da mevcuttur. Ayrıca 300 çift kişilik, 300 iki kişilik ve 300 tek kişilik olmak üzere toplam 900 odamız bulunmaktadır. Otelimize ait 900 kişilik kapasitesi olan bir restoran da vardır. Comfortable Oteller'in üçüncü şubesi Antalya’da bulunduğu için, misafirlerimize buradan ayrıldıktan sonra Antalya’yı ve otelimizi hatırlatacak hediyelik eşyaların satılacağı bir dükkân da planlanmaktadır.” “Beni dinlediğiniz için teşekkür ederim. Size oteliniz için en iyi mimarımızı görevlendirdiğimi söylemiştim, Bahar Hanım.” --- Alara'nın koyu kahverengi harelerinde kazanmanın gururu vardı. “Size davayı tek celsede kapatacağımı söylemiştim Osman Bey,” dedi Alara. Osman ise, “Sizi tebrik ediyorum Alara Hanım,” dedi. --- Özde ofisinde seansına hazırlanıyordu. Bal sarısı saçlarını kahküllü ve küt kestirmişti. Dudaklarında ise hiçbir zaman yanından ayırmadığı kırmızı ruju vardı. Kapıdan Mine girdi. “Özde Hanım, ben geldim,” dedi. “Hoş geldiniz Mine Hanım,” dedi Özde. Mine, Özde’nin karşısındaki tekli koltuğa oturdu. Ağlayarak, “Özde Hanım, sevgilim beni terk etti,” dedi. Özde ise, “Siz neden ağlıyorsunuz Mine Hanım? O kaybetti,” dedi. --- 60 dakika sonra – Parlayan Yıldızlar Takımı Sıla: “Kızlar, müsaitseniz bir kahve içelim mi?” Özde: “Olur.” Alara: “Okey.” --- Fincan Cafe’ye gelirler. Sıla: “Gününüz nasıl geçti bakalım, dökülün.” Alara: “Ben davaya girdim.” Sıla: “Ben sunum yaptım.” Özde: “Ben de seansa girdim.” Bu sırada garson gelir. “Ne arzu edersiniz?” Özde: “Sade Türk kahvesi, lütfen.” Alara: “Vanilya latte, lütfen.” Sıla: “Ben de espresso alayım, lütfen.” Sıla, Alara’ya alaycı bir ses tonuyla: “Sen bana ikinci damat adayını buldun mu bakalım?” Alara: “Buldum, buldum.” Özde’nin mavi harelerinde merak vardı: “Kimmiş yeni enişte adayı?” --- Alara anlatmaya başladı: Çınar Akıncı • Yay burcu • Ela gözlü • İç mimar • 27 yaşında Sıla: “Nerede buluşacağım?” Alara: “Bu sefer ben değil, enişte bey ayarladı. Golden Pepper Restoran’da buluşacaksınız. Saat 21.00’de enişte bey gelip seni alacak.” Garson: “Siparişleriniz geldi.” --- Restorana geldiler. Sıla’nın üzerinde siyah, kayık yaka, uzun ve pırıltılı bir elbise vardı. Takıları pırlanta, ayakkabıları siyah, burnu açık ve bantlıydı. Çantası da siyahtı. Çınar sordu: “Tatlı sever misiniz?” Sıla: “Severim.” “Çok pardon, lavaboya gidip geliyorum,” dedi Çınar. "Sen, benim kocamı ayartan aşifte sen misin?" Sıla, şaşkın bir ifadeyle: "Efendim?" dedi. "Kocam, burada uygulamadan bulduğu bir aşifteyle buluşacakmış!" sorar: "Senin kocanın adı ne?" "Çınar." "O şerefsizin profilinde bekar yazıyordu!" "Vay puşt..." Sıla: "Bacım, senin adın ne?" "Şevval." "Gel, bunu beraber dövelim." "Dövelim be!" (Çınar gelir, şaşkın bir ifadeyle) "Şevval’im?" "Şevval’in ha? Şevval’in!" der ve üzerine atlarlar.

Bölümün tamamını WritePad'de oku