BİR ERKEK DAHA EKSİLDİ

17.BÖLÜM DUL MUTLU ÇOCUKLU

Yazar:

BİR  ERKEK DAHA EKSİLDİ - luna. 123 kitap kapağı
BİR ERKEK DAHA EKSİLDİ kitap kapağı

Kızlar otelden çıkış yapmıştı. Alara'nın arabasında İstanbul'a doğru yol almaktalardı. Ön koltuktaki Özde, telefonunu Bluetooth’la radyoya bağlayıp üçünün de çok sevdiği Emel Müftüoğlu’ndan “Hovarda” şarkısını açtı. Kızların üçü de hep beraber yüksek sesle bu şarkıyı söylemeye başladılar: “Hüküm giymiş hayaller, Görülmez uzaklarla, Günah bunun neresinde sarıldık tuzaklarla, Yine de aşk boyun eğmez, Yine de aşk boyun eğmez.” Arka koltukta oturan Sıla, telefonunun çalması sebebiyle şarkı söylemeyi bırakmak zorunda kaldı ve bakışlarını telefonuna çevirdi. Kimin aradığını anlamak amacıyla ekrana baktığında, arayanın patronu Mahmut Bey olduğunu gördü. Sıla aramaya cevap verdi: — Efendim, Mahmut Bey? — Sılacığım, biliyorum bugün izninin son günü ve döneceksin ama sana bir şey haber vermek istedim. Altın Çam Konutları’nın sahibi Çağla Hanım, konutların isminde küçük bir değişiklik yapmak ve sunumu bugüne çekmek istedi. Ona haber vermek istedim. Konutların yeni adı da “Altın Çam Sonsuzluk Konutları” olacak. Sıla, her ne kadar son dakikada yapılan değişikliklerden nefret etse de: — Tamamdır, Mahmut Bey, deyip telefonu kapattı. Özde sordu: — Kim aradı, Sıla? Sıla cevap verdi: — Mahmut Bey... Ya, önemli bir şey değil. Alara’nın o malum buluşmasından sonra, zaten bavulları toplu olduğu için hemen çıkış işlemlerini halledip otelden ayrıldılar. Zaten kızlar beraber gece yolculuğu yapmayı çok severlerdi. Fırsat buldukça bir yerlere arabayla gidip gezmeyi, sonra da gece araba yolculuğu yaparak dönmeyi çok severlerdi. Ama şunu da kabul ediyorlardı ki, aralarındaki en usta şoför Alara’ydı. Yanındaki siyah büyük kol çantasında tabletini ve dijital tablet kalemini çıkarıp Altınçam Konutları'nın proje çizimlerini ve çıkardığı notlarını kontrol etti. Son bir kez Sıla, dinlenmek ve arabanın biten benzinini tekrar doldurmak için bir petrolde durmuşlardı. Alara, arabanın kontağını kapattıktan sonra telefonunu alıp WhatsApp’tan bir müvekkiline, “Merve Hanım, lütfen yarın saat 12'de boşanma davanızın 3. casesi için Çağlayan Adliyesi'nde hazır bulunun.” mesajını attı. Kızlar, arabanın deposunun dolmasını beklerken benzinlikteki bir kafeye geçip kahve içmeye karar verdiler. Alara, muhabbet açmak adına: — Bir tek Özde'nin challenge’ı kaldı, bakın ne kadar hızlı geçiyor, dedi. Sıla o sırada lafa girdi: — Alara, merak etme, sunumunu yaptıktan sonra senin adaylarını seçeceğim. O sırada Merve Hanım’dan Alara'ya bir mesaj geldi: “Orada olacağım, Alara Hanım.” Alara telefonunu alıp mesaja, “Orada görüşürüz, Merve Hanım.” diye yanıt verirken, Özde Sıla'ya: — Senden hiç şüphem yok zaten, canım, dedi. Mesaja yanıt verdikten sonra Alara, telefonunu masaya bıraktı ve yalandan bir alınganlıkla: — Benden var yani, Özde? dedi. Kızlar, Alara'nın bu şakasına hep beraber güldüler. O sırada pompacı kızlara: — Deponuz fullenmiştir, hanımlar, dedi. Kızlar masadan kalktı. Alara benzini, Sıla kahveleri ödedi ve Özde de birkaç atıştırmalık aldıktan sonra benzinlikten ayrıldılar. Alara, Sıla’yı evine bırakmıştı. Sıla, proje sunumuna yetişmek adına elinden geldiğince hızlı bir şekilde hazırlanmaya başladı. Siyah kumaş bir pantolon, siyah bir tişört, blazer gold tokalı bir ceket giymeyi; pantolonuna siyah, gold tokalı bir kemer takmayı; siyah- Gold siyah bir stiletto ve yine aynı şekilde siyah-gold tokalı bir kol çantası takmayı tercih edip hızla evinden çıktı. Sıla, toplantı saatinden yaklaşık 10 dakika önce şirkete gelip sunumunun kusursuz geçmesi için son hazırlıklarını yaptı. Bilgisayarına flash belleğini taktı, sunum slaytını beyaz perdeye yansıttı ve her şeyin tek tek yazılı olduğu proje özet dosyalarını masadaki üç sandalyenin önüne gelecek şekilde koydu. Sıla'nın hazırlıkları bittikten sonra Mahmut Bey ve Çağla Hanım şirketteki toplantı odasına giriş yaptılar. Sıla, hepsini saygılı ve mesafeli bir şekilde selam verdi: — Hoş geldiniz, Çağla Hanım. — Hoş geldiniz, Mahmut Bey. Çağla ve Mahmut masadaki yerlerini aldılar. Sıla, Mahmut’a sordu: — Başlayalım mı? Mahmut Bey, başı…

Bölümün tamamını WritePad'de oku