14. BÖLÜM SUÇLU DAMAT ADAYI
Yazar: luna. 123

Kızlar Bodrum’un sahilinde eğlenirken Alara: “Ben çok yoruldum, çıkıyorum.” dedi. Kızlar peşinden, “Biz de geliyoruz!” diye bağırdılar ve çıktılar. Hep beraber şezlonglarına yürüdüler. Kızlar şezlonglara uzanırken Alara, Özde’ye sordu: “Bana 5. adayımızdan bahsetsene.” Özde neşeli bir sesle anlatmaya başladı: “Yahya Özcü, işletmeci, 27 yaşında, Terazi burcu. Adayımız daha önce 4 işletme denemesinde bulunmuş. 1. Deniz Yıldızı Cafe. Kirayı bile ödeyebilecek kadar kazanamadıkları için kapatmak zorunda kalmışlar. 2. Zar Restoran. Kahvehane konseptinde bir restoran yapmaya çalışmışlar ama tutmamış. 3. Avokado Cafe. Her şeyin yeşil olduğu bir konsept yapmaya çalışmışlar, anlaşılacağı üzere yine tutmamış. Ve 4.’sü… Şu an hâlâ ayakta tutmaya çalıştığı 48 Restoran. Siz de orada buluşacaksınız.” Alara hafifçe kıkırdadı: “Anladığıma göre bir baltaya sap olamamış bir adam.” dedi. Özde tam cevap verecekti ki yaşlı ve kasketli bir amcanın, “Mısır!” diye bağırışı onu susturdu. Sıla: “Canım çok mısır çekti, alalım mı?” dedi. Alara: “Olurrr.” dedi ve almak için amcanın yanına gittiler. Alara sordu: “3 tanesi ne kadar amca?” Amca yaşlı ve yorgun sesiyle: “45 TL.” dedi. Alara tam cüzdanını çıkarıyordu ki Sıla onun elini tuttu. Ardından: “Bizi tatile sen getirdin, bari bunu ben ödeyeceğim.” dedi. Alara hafifçe sırıtır ve: “Tamam.” der. --- AYNI GÜN AKŞAM SAATLERİ Alara’nın üzerinde sarı siyah puantiyeli bir elbise vardı. Saçları maşalıydı, ayakkabıları siyah topuklu, çantası da aynı şekilde siyahtı. Alara, Özde’nin ona attığı fotoğraftan gördüğü adamı gözlükleriyle ararken ekilmiş olabilme ihtimalinin paniğini yaşıyordu. Gözünü kapıya doğru çevirdiğinde adamın kendisine doğru ilerlediğini fark etti. Adam mahcup gözlerle yaklaşıyordu. Alara’ya ulaştığında ilk yaptığı şey, “Alara Hanım, kusura bakmayın ama gerçekten çok önemli bir işim çıktı, o yüzden geç kaldım.” demek oldu. Yahya, Alara’ya sordu: “Ne yemek istersiniz?” “Sezar salata.” dedi Alara. Yahya garsonu çağırıp sipariş verdi: “Hanımefendiye bir Sezar salata, bana da Adana kebap.” Alara bunu göz ardı edebilirdi. Sonuçta insanların damak tatları aynı olmayacak diye bir kural yoktu. Ama daha sonra Alara’nın göz ardı edemeyeceği bir şey oldu. Restoranın kapısından 4 adet polis girdi. Ardından bağırdılar: “Yahya Özcü! 3 aydır devlete verginizi ödemediğiniz için tutuklusunuz!”