BİR DİLİM YAZ

Kontrolsüzlük

Yazar:

BİR DİLİM YAZ – n. kitap kapağı
BİR DİLİM YAZ – n. kitap kapağı

Gözlerin değsin gözlerime, bırak ağlayayım, dudakların değsin dudaklarıma, bırak yaşayayım... *** Buray - Sevdalar ARHAN " Ev dediğin hiçbir zaman yük olmaz, evin içindekiler sana yük olur. Bazen bir koku bazense bir çiçek... Ev dediğin bir eşya değil, bir insandır ve inan bana... Ben daha iyisini bulacağım diye diye ailemi yıkamam..." Zihnimde sürekli dolaşan bu cümleyi kaç kez daha tekrar edeceğimi bilemiyordum. Duyduğum andan beri kendimi sorgulamaya başlamıştım. İnsanların ev bildikleri yeri almak doğru mu, diye. Kaç kez sorguladım vicdanımı bilmiyorum. Ama bir yerlerde bir hata yaptığımı biliyordum, hissediyordum. Onun bu kadar sağduyulu ve duygusal oluşu benim kendimi sorgulamama sebep oluyordu her seferinde. Onun yanında kendimi deccal gibi hissediyorum cidden. Garip bir kadın Gülperi. Hem komik, neşeli hem de sinirli. Hem duygusal hem de güçlü ve bir o kadar da inatçı. Neresinden tutsam elimde kalan bir halata bağlanmıştım sanki. Bu kadını ne zaman görsem istemsizce gülüyordum. İstemsizce canımı sıkan şeyleri siktir ederek sadece ona, o ana odaklanıyordum. Gülüşünü gördüğümde sanki güneş doğuyordu benim için. Bir insan güneşi gülüşüne nasıl sığdırabilir Gülperi? Bir insanın bir insanı bu kadar etkilemesi yasaklanmalı. Onun yanındayken kendimi Arhan gibi hissediyordum. İlişkimiz belki çok inişli çıkışlıydı ama bundan da hoşlanıyordum. En çokta gözleri... Yeşil mi ela mı hâlâ çözemediğim ve soramadığım o gözler. Uçsuz bucaksız, sonsuz bir orman... Üzerimde hissettiğim baskı dün olanlardan sonra biraz daha azalmıştı. Belki de yumuşamıştır, olamaz mı? Hiç oluru yok mu lan bu işin? Ne gerek var bunca inada? Elimdeki dosyalarla babamın odasına giderken avuçlarımın terlediğini hissettim. Kayıp giden ve su içinde olan belgeye baktım. İlk kez bu kadar dalgındım sanırım. Kapıyı tıklatarak bekledim. İçerden gelen gir, komutuyla hareketlenerek kapıyı açtım. İçeri girdiğimde klasik Engin Dağkan'ı gördüm. İşlere gömülmüş kimseyi umursamayan o gaddar adamı. "Engin Bey", dedim resmiyeti bozmadan. İş yerinde ona baba diye hitap etmemi sevmezdi. Hatta babam ne beni ne de baba diye hitap etmemi severdi. Hep soğuk ve mesafeli olurdu bana karşı. Değişmez bi' kuraldı bu. "Saffet amcanın dükkanıyla ilgili dosyalar burda." Başını bir an kaldırarak merakla beni süzdü ve ardından elimdeki dosyalara odaklandı. "Getir." Sesinin soğukluğundan mı bilinmez içim üşüdü. Masaya fırlattığım dosyayı incelemeye başladı. Hâlâ pastaneyi alamadığımızı görmüş olmalı ki sinirle soluyarak ayağa kalktı. Pencere önüne geçerek konuşmaya başladı. "Sana en başından beri güvenmemeliydim zaten? Hangi boku becerebildin ki bunu beceresin Arhan!" "Engin Bey", dedim sesimi sakin tutmaya çalışarak. "Adamlar çok inatçı ve çok kararlılar. Nuh diyorlar peygamber demiyorlar." "O zaman senin kabiliyetin ve kapasiten yetmiyor bu işe! Ama ben dedim... Ben dedim Hikmet'e Arhan yapamaz diye!" Hikmet abi bizim ortaklarımızdan biriydi. Bu projede ortaktık ve kazançlar yarı yarıya paylaşılacaktı. Hatta babam bu projede başarılı olursa yurt dışına bile açılacaktı. Para her zaman babamın birinciliğiydi. Zaten ailesi olsaydı, annem ölür müydü? "Bence o sizin plansızlığınız ve beceriksizliğinizden kaynaklanan teknik bir hata", dediğimde anında bana dönerek yanıma geldi. Elini masaya vurduğunda irkilmemi bekledi sanırım. Ama zerre bir şey hissetmedim. Karşısında on dokuz yaşındaki Arhan yoktu, yirmi dokuz yaşında tecrübeli bir adam vardı ve ben tecrübelerime dayanarak söylüyorum, o pastaneyi alamayız. "Sen babanla ne biçim konuşuyorsun lan!" "Şirket içerisinde basit bir çalışanınızım Engin Bey. Burda babalığınız sökmez. Şahsi meselelerinizi kenara bırakıp iş odaklı düşünün." "Sen bana işimi mi öğretiyorsun lan bir de." "Evet, gerekirse öğretirim. Sonuçta eksikliklerimizi kapamamız gerektiğini her daim vurgularsınız siz." Sesimi sakin ve iğneleyici tuttukça tahrik oluyordu ve onu kışkırtmak hoşuma gidiyordu. Bunca yıl bize yaşattıkları burama kadar gelmişti artık. "Tıpkı onun gibisin... Tı…

Bölümün tamamını WritePad'de oku