BİR ADIN BEDELİ

2.BÖLÜM

Yazar:

BİR ADIN BEDELİ - İrem kitap kapağı
BİR ADIN BEDELİ kitap kapağı

Çalıştığım iş yerinde en yakın arkadaşım Burcu'ydu. Yaşantımızın ne denli güç olduğunu o biliyordu. Benim Ela ve anneme bakmak için hayallerimden vazgeçmek zorunda kalmış olduğumu da biliyordu. Çocukluk aşkım beni terk edip gittiğinde de o yanımdaydı. Bizim hiçbir anımızı kaçırmamış, her anımızda bize destek olmuştu. Çalıştığımız bu kafeye yaşam standartları orta yükseklikteki insanlar daha çok uğrardı. Kapıyı açıp içeri girdiğimizde çıkan zil sesi benim tebessüm etmeme sebep oldu. Bu küçük zili seviyordum, bana çocukluğumu anımsatıyordu. “Her zamanki gibi bir gün ...” diye mırıldandım. Ela gülümsedi, bugün bize yardıma gelmişti. Dersi yoktu ve evde canının sıkıldığını söylemişti. Küçük kardeşim iş yerimi de hep merak ederdi zaten. Aldım getirdim. Burcu sanki beni duymuş gibi: “Al benden de o kadar!” dedi. Ben daha çok gülümsedim. “Günaydın.” “Sana da günaydın Uğur Böceğim!” “Hayırdır, neşeliyiz bugün?” dedim tek gözümü kısıp. Ela o ara tezgâhın arkasına geçmek için küçük bölmeyi açıyordu. “Aynen öyle. Radyoda dinledim gelirken. Olumlama diye bir şeymiş bu. Nasıl düşünerek güne başlarsan o gün sana mucizeler hediye edermiş.” “E, biz yandık desene o zaman.” “Neden kız?” “Her zamanki gibi bir gün, dedik ya şimdi güne başlarken. Bize mucize filan yok anlayacağın.” Burcu yüzünü ekşitti sonra birdenbire gülümsemesi yerine geldi. Masanın önünde sırtım kapıya dönük oturmuştum. Burcu ise yüzü kapıya dönük duruyordu. Kapının açılışıyla çalan zili duymuş, bakışlarını kaldırmıştı. “Niye gülüyorsun?” dedim merakla. Burcu heyecanla başını sola yatırarak: “Belki de mucize gelmiştir. Bak!” dedi bana gelenleri işaret ederek. Kafamı Burcu'nun gösterdiği yöne çevirdim. “Şaka mı bu şimdi!” Burcu hayranlıkla “Semih Demirsoy!” dedi. “Bizim kafede Semih Demirsoy! İşte ben buna mucize derim!” O an aynı şaşkınlık Ela’nın da yüzünde yerini aldı. Semih Demirsoy, annemin magazin yüzüydü. “Sosyete nadiren gelirdi buraya ama Semih Demirsoy? Onun takılacağı tarzda bir yer değil pek buralar. Mucize diyemem ama şaşırmadım da değil hani.” dedim burun büküp. “Haydi git de al şu siparişi.” Burcu sipariş almaya giderken heyecandan menüyü ve defteri unutmuştu, gittiği gibi koşar adım geri geldi. Sertçe tutuşturdum malzemeleri eline. “Âlemsin Burcu, vallahi âlemsin git!” “Deli,” dedi Ela da. Burcu tekrar gittiğinde geriye dönmesi uzun sürmedi zira Semih kısa bir sipariş vermişti. Umursamazca: “Ne istiyormuş Semih Bey?” dediğimde, Burcu dudaklarını sarkıtmıştı. “Espresso, sade olsunmuş. Ay adam sabahın köründe acı kahve içiyor ya. Bu zenginleri anlayamıyorum doğrusu. Geri kalan siparişi de arkadaşları gelince verecekmiş.” “İyi madem, beş dakikaya hazır.” Burcu Semih'in kahvesini getirdiği vakit, gelecek dediği arkadaşları da gelmişti ve yeni siparişlerini de eklemişlerdi. Neredeyse öğle vakti olduğu hâlde hâlâ kafede oturuyorlardı. Kahkahalarla dolu sohbetleri ise havada uçuşuyordu. Ne konuştuklarını Burcu ve ben anlamıyorduk. Ela ise masaları siliyordu. Tek gördüğümüz iki kelimede bir kahkaha atıp duran kalabalıktı. Onların haricinde de kafeye iki üç müşteri gelmişti zaten, gün durağan geçiyordu. Ela yanımıza geldiğinde, Burcu'nun sözleriyle bakışlarımı ona çevirdim. “Ya Eylül düşündüm de sen aslında şu sosyete kızlarından daha güzelsin he.” dedi masadaki kızları göstererek. “Şu saçını bir açsan iki süs püs yapsan Ela gibi, ne canlar yakardın!” Gözlerimi devirerek yanıtladım onu. “Âlemsin Burcu. Her kadın özen gösterse güzel oluyor zaten. Ama benim neden böyle olduğumu biliyorsun. Sert ve güçlü görünmeliyim ki ailemi koruyabileyim.” Burcu somurtarak “Güzel görünerek de bunu yapabilirsin.” dedi. “Bak Ela'ya Firuze teyzemin Talih Kuşu, gözde kızı. Dikkatini çekiyorum kızı!” “Ne ara geldik biz bu konuya ya? Hem ben böyle de güzelim. Fark eden böyle de fark eder.” Hepimiz kıkırdadık. Kimsenin beni bu halimle fark edemeyeceğini biliyorum. Buna ihtiyacım da yok, çünkü ben çocukken terk edilmiş küçük kızın kalbini taşıyorum hâlâ içimde. O kız da süs püs sevmiyor. Onu an…

Bölümün tamamını WritePad'de oku