0.5
Yazar: damy

Biz geldik! Yine buluştuk ve tanışmaya hazırız! Yorumlarınızı merakla bekliyorumm💜🥹 °❀⋆.ೃ࿔*:・°❀⋆.ೃ࿔*:・ “…karar verildi, duruşma bitmiştir.” Candan Hâkime, tokmağını sertçe plakaya çarptığında, derin bir nefes döküldü dudaklarımdan. Avukatı olduğum Pelin Hanım’a dönüp baktığımda, onun da gözlerinin yaşlarla dolu olduğunu gördüm. Sonunda bitmişti. Babasından miras kalan her şey, artık üvey annesi olacak kadının değil, onun kontrolündeydi. Hak iddia ettiği her şeyin asıl sahibi, olması gerektiği gibi, Haldun Bey’in özbeöz kızı, Pelin Hanım’dı. Lehimize sonuçlanan bir davayı daha kapatmanın mutluluğuyla, duruşma salonundan çıkarken, bir hışımla adliyeyi terk eden bürodan Ünal’a ve müvekkili Seniha Hanım’a göz ucuyla bakmıştım. Ardımdan gelip beni yakalayan Pelin, sevgiyle uzanıp elimi tuttu. “Leyla, tekrardan çok sağ ol. Sen olmasaydın çıkamazdım bu işin içinden, hamile halinle geldin, yalnız bırakmadın beni… Gerçekten, çok ama çok teşekkür ederim.” Pelin Tüzgeç’e gülümserken parmaklarımı, elimi tutan eline sardım çabucak. “Ne zaman isterseniz, her zaman yardımcı olmaktan mutluluk duyarım…” Başımı eğip bakışlarımı karnıma sabitlediğimde, gülüşüm büyüdü. “Ayrıca o da annesini iş üstünde görmeyi seviyor bence. Nasıl oluyor bilmiyorum ama adliyeye geldiğimizde hep çok uslu. Hep çok sakin gibi hissediyorum.” Pelin Hanım küçük bir kahkaha attı. “Desene bizim minik annesinin izinden gidecek,” diye mırıldandı ve elini, karnımın üstündeki elimin üstüne koydu. “Aferin ona,” dedi kısık bir sesle, gururla. Sözcüklerinin gözlerimi doldurmasına engel olamamıştım. “Teşekkür ederiz,” diye mırıldandım. Ellerimiz karnımdan ayrıldığında başımı kaldırdım ve uzayan perçemlerimi kulağımın ardına atarken iş ses tonum geri geldi. “Detayları size e-posta atarım. Dosya detaylarını da ekte iletirim zaten fakat kafanız karışırsa yine istediğiniz gibi arayabilirsiniz. Karara itiraz edebilirler, buna hakları var ama biz her duruma hazırlıklıyız. Sorun çıkmayacaktır. Çıkan sorunları da takip edip en kısa sürede durduracağıma emin olabilirsiniz.” Pelin Hanım başını salladığında, cüppemin cebindeki telefonum titremeye başladı Onu çıkarmadan hemen önce, Pelin Hanım’ın sesini duydum. “Hamilelik sürecinde davalara devam edecek misin peki? Zor olmasın senin için? Yani… Benim endişem kendime değil, yanlış anlama Leylacığım, beni zaten dertlerin en büyüğünden kurtardın. Olası bir sorun çıkarsa da ilgileneceğini biliyorum, ondan endişelenmiyorum. Sen de iyi olacaksın bu süreçte değil mi?” Gülümsedim. “Beni merak etmeyin, düzenli doktor kontrolündeyim ve bebeğimin babası da aynı şekilde, işinde oldukça başarılı bir doktor. Tahmin edebilirsiniz ki, dört bir yandan kuşatılmış haldeyim. Karnım ve bebek el verdiğince, tahminimce yedi ya da sekizinci ayımıza kadar adliye koridorlarını arşınlamaya devam edeceğim gibi duruyor kısmetse.” Aile hukuku, miras hukuku ve boşanma davalarına bakıyordum. Ara sıra icra davaları da alıyordum ama genel çerçevem bu üçlü arasındaydı. Zaten beni zorlayan bir şey yoktu. Duruşmalara gelip gitmek ve savunmaları yapmak, işin en kolay kısmıydı. Karnım hareket etmemi zorlaştırana kadar, sağlığım da bozulmadığı ve sorun yaşamadığım sürece, muhtemelen doğurana dek bu koridorlarda olacaktım. Burası benim ikinci evimdi. Abim her ne kadar bu işe devam etmemem konusunda ısrarcı olsa da birkaç ay daha evde oturacak kadar sabrım yoktu. Kendimi kitaplar, diziler, yoga ve sporla idare etmek de bir yere kadardı. İnsanı oyalayan her şeyin bir sonu vardı. Tehlikeli olabilecek ayları büyük ölçüde geçmiştik, bu yüzden sahalarda olmakta bir sorun görmüyordum. Pelin Hanım anlayışla gülümsedikten sonra vedalaştık ve müvekkilim adliyeden ayrılırken, ben de cebimde çalıp kapanan telefonumu buldum ve çıkarıp kimin aradığına baktım. Fatih arıyordu, nam-ı diğer eleman. Son zamanlarda onu sık görmeye artık alışmam gerektiğini, aramalarının giderek artacağını ve günü geldiğinde, belki de daima yan yana olacağımızı fark ediyordum. Pek şikayetçi olduğum söylenemezdi. Ara…