Bilinmeyen numara

6.bolum

Yazar:

Bilinmeyen numara - Sıla Dursun kitap kapağı
Bilinmeyen numara kitap kapağı

Koridorda birkaç saniye sessizlik oldu. Aren hâlâ bana bakıyordu. Ben de ona. Sonunda kendimi toparlayıp boğazımı temizledim. “Bir dakika.” “Hm?” “Ben… evet demedim.” Aren’in yüzündeki hafif ifade dondu. Bir saniye sonra başını salladı. “Doğru.” “Sen sadece bana anlaşmalı evlilik teklif ettin.” “Evet.” “Ben de henüz kabul etmedim.” “Evet.” İkimiz de sustuk. Sonra uzaktan Liam’ın sesi geldi: “İkiniz de bunu iş toplantısı gibi konuşuyorsunuz, farkında mısınız?” Ben gözlerimi kapattım. “Aman Tanrım.” Liam elinde bir kupa kahveyle koridora döndü. Bize baktı. Sonra bir bana. Bir Aren’e. Sonra tekrar bana. “Durun… gerçekten mi?” “Hayır!” dedim anında. “Henüz değil,” dedi Aren aynı anda. Sessizlik. Ben yavaşça başımı ona çevirdim. “Henüz değil mi?” Aren bir an düşündü. Sonra: “Yanlış bir şey mi söyledim?” Liam kahvesini neredeyse düşürüyordu. Ben ise ona bakakaldım. “Sen…” Bir nefes aldım. “İnsanlarla nasıl konuşulacağını hiç öğrenmedin mi?” “Öğrendim.” “Hayır, öğrenmedin.” Liam ciddi bir ifadeyle başını salladı. “Katılıyorum.” Aren ikimize baktı. Gerçekten anlamamış görünüyordu. Bu daha da kötüydü. Sonunda Liam iç çekti. “Kardeşim, birine anlaşmalı evlilik teklif ettiğinde ‘henüz değil’ diye cevap verilmez.” Aren kaşlarını çattı. “Neden?” “NEDEN Mİ?” Ben istemsizce gülmeye başladım. Sinirden. Şaşkınlıktan. Her şeyden. Ve fark ettiğim anda sustum. Çünkü… Gülüyordum. Saatlerdir ilk kez. Aren bunu fark etmişti. Bana bakıyordu. Yine o bakışla. Sanki dünyadaki en önemli şeyi görüyormuş gibi. Gülüşüm yavaşça kayboldu. Ve bir anda yeniden yalnız kaldık gibi hissettirdi. Liam bunu fark etti. Anında. “Tamam.” Kahvesinden bir yudum aldı. “Ben gidiyorum.” “Hayır, gitmiyorsun.” “Gidiyorum.” “Liam.” “Beni bu bakışların arasında bırakmayın.” Ve gerçekten arkasını dönüp gitti. Bu adamın zamanlaması korkutucuydu. Tekrar sessizlik oldu. Aren bana döndü. Ben de derin bir nefes aldım. “Peki.” “Peki?” “Peki… diyelim ki kabul ettim.” Aren’in omuzları fark edilmeyecek kadar gerildi. “Sadece diyelim.” Başını salladı. “Tamam.” “Ne kadar sürecek?” Bir an düşündü. “Tehlike geçene kadar.” “Bir ay mı?” “Belki.” “Bir yıl mı?” Bu kez cevap vermedi. Gözlerimi kıstım. “Aren.” “İhtimaller üzerine konuşuyorum.” “Aren.” “Belki biraz uzun sürebilir.” Ben ona bakakaldım. “Sen korkunç bir pazarlıkçısın.” “Bana daha önce de söylendi.” İç çektim. Sonra daha önemli bir şeyi düşündüm. “Birlikte yaşamamız gerekecek.” “Evet.” “İnsanların önünde evli gibi davranmamız gerekecek.” “Evet.” “Ve sürekli birlikte olacağız.” “Evet.” Bu kez cevap verirken gözlerini benden ayırmadı. Nedense kalbim bir kez hızlı attı. Bunu görmezden geldim. “Bu çok tuhaf.” Aren’in cevabı beklediğimden daha yumuşaktı. “Evet.” İlk kez itiraz etmedi. İlk kez bunun garip olduğunu kabul etti. Bu beni biraz şaşırttı. Sonra bana dikkatle baktı. “İstemiyorsan kabul etmek zorunda değilsin.” Başımı kaldırdım. Yüzünde hiçbir baskı yoktu. Hiç. Bu da beni şaşırttı. Çünkü bugün öğrendiğim her şeye rağmen… Beni zorlamıyordu. Sadece bekliyordu. Her zaman yaptığı gibi. Yıllarca uzaktan beklediği gibi. Ve bu düşünce içimi tuhaf bir şekilde yumuşattı. “Aren.” “Hm.” “Bu gerçekten sadece güvenlik için mi?” Soru ağzımdan istemsizce çıktı. Sessizlik. Aren sustu. Bir saniye. İki saniye. Liam’ın bile olmadığı koridor bir anda çok sessizleşti. Sonunda: “Başlangıçta evet.” Kalbim hafifçe tekledi. “Başlangıçta mı?” Bakışları gözlerimdeydi. Ve ilk kez… Cevap vermeden önce tereddüt etti. Sonra yavaşça konuştu. “Sonrası… biraz daha karmaşık.” Nefesim yavaşladı. “Ne demek o?” Bu kez bana uzun uzun baktı. Sanki cevabı söylerse geri alamayacağını biliyordu. Sonunda çok sakin bir sesle: “Meyra…” Bir an durdu. “Seninle ilgili hiçbir şey benim için hiçbir zaman tamamen basit olmadı.” Ve nedense… Bu cümle, bütün gün duyduğum en tehlikeli cümle gibi geldi. Koridor sessizleşti. Ben ise ona bakıyordum. O da bana. Ve nedense… Bakışlarımı kaçıran ilk kişi ben oldum. Bu hoşuma gitmedi. Hiç. Boğazımı temizledim. “Bu çok belirsiz bir cevap.” Aren’…

Bölümün tamamını WritePad'de oku