7. Bölüm
Yazar: Betül

2 gün önce "Sen Göksel'e âşık mı oldun?" Diye sordu Sinan komiser tüm ciddiyetiyle Özgür'e bakarken. Aldığı cevap ise sessizlik oldu. "Olmuşsun." "Ağzımı açmadım Sinan abi." "Seni on sekiz yaşından beri tanıyorum Özgür. Madem ağzını açmadın o zaman cevap ver. Âşık oldun mu? olmadın mı?" "Cevap vermek zorunda değilim." "Evet ya da hayır." "Evet." Netti. "Olmamalıydın." "Biliyorum." Dedi Özgür. Ve yine çok netti. Çünkü aşk bazen imkânsızları sevdirirdi. Ve bazen imkânsızlıklar insanın ölümü olurdu. Gözler gerçeklerin acısıyla kavrulmaya devam ederdi. **** Alp ve Eflal diğerlerinden ayrılıp birlikte yürüyüş yapmaya karar vermişlerdi. El ele. "Alp?" "Hım?" "Bu gün şuan burada ölseydin... Son sözlerin ne olurdu?"diye sordu Eflal merakla. Bunun üzerine biraz düşündükten sonra hemen cevap verdi Alp, "Kendime sakladığım bir sır var... Onu söylerdim sanırım." "Ne sırrı?" "Adı üstünde 'sır'." "Ama şimdi sırf sır dediğin için rüyalarıma girer bu benim ." Eğlenceyle sırıttı Alp. "Merak etme yakında öğrenirsin." "Ölümüm o kadar yakın diyosun . Ne güzel senden kurtuluyoruz." Diye karşılık verdi alayla Eflal. "Delisin kızım sen. Zır deli!" Bir sürü konu hakkında konuştular. Gülüştüler. Sonrasında ağlayacaklarını bilmeden sanki gün hiç bitmeyecekmiş gibi güldüler. Bilmedikleri bir başka şey ise ne olacağını bilmedikleri bir konu hakkında şaka yapmaktı. Yavaş yavaş eve doğru yürümeye başladılar. Alp Eflal'i evinin önüne kadar getirmişti. Apartmanın önünde Eflal kapıyı açarken Alp ellerini cebine koymuş tüm rahatlığıyla onun içeri girmesini bekliyordu. Ela gözleri onun gece kadar siyah saçlarının her zerresini keşfediyordu. Yanlarından hızla geçen bir motoru izledi. Gelen silah sesiyle Eflal'i korumaya alıp acısını gizlemeye çalıştı. Fakat kesik kesik nefesleri kendini ele veriyordu. Alp vurulmuştu. Kim olduğu bilinmeyen motorcu hızlıca geçerken elindeki silahla ikisini de hedef almayı planlamıştı ama Alp'in yüreği iki mermiyi de kendine almasına neden olmuştu. Eflal gözleri dolu bir şekilde ona baktı. Alp kafasını onun kucağına bıraktı. Eflal gözlerini doldurmaya devam ederken ellerine bulaşan kanı umursamadan Alp'i kendisine çekti. Ağlamamak için zor durarken konuşmaya başladı, "Hayır ölme lütfen. Hayır. Hayır. Hayır. Şimdi olmaz lütfen. Başka zaman öl. Hayır şimdi değil lütfen. Biri yardım etsin! Kimse yok mu!" Alp son kalan gücüyle Eflal'in bir damla göz yaşını sildi. Gülümsedi. "Artık o sırrı sana söyleyebilirim." "Hayır. Sus . Duymak istemiyorum. Lütfen başka zaman konuşalım Alp. Ölmeyeceksin sus ." Ağlamaya başladı. Tüm çığlıklarıyla ağlamaya başladı. Tüm acılarıyla ağlamaya başladı. Onu kaybetme korkusuyla ağlamaya başladı. "Eflal..." "Alp sus! Göksel duymuştur zaten sesimizi iner hemen aşağıya tamam mı? Sus sadece." "Eflal bırak konuşayım. Ölceksem bile ölmeden önce bir şey söyletmiyorsun ." Dedi gülümseyerek. Hem acıyla hemde sevdiği kadının kollarında olma şansıyla gülümsedi. Eflal ağlamaya devam etti. Çaresizliğin bıraktığı acıyı bir kez daha tattı. "Eflal...sana söylemediğim sır var ya, ölmeden önce söylemek istediğim. Ölür müyüm? yaşar mıyım ? Bilmiyorum o yüzden söylemem lazım ." "Hayır sus. Lütfen. Alp lütfen konuşma." Dedi hıçkırarak acısının farkına varırken. "Kimse yok mu yardım edin!" "Senden hoşlanıyorum Eflal. Hayır , senden hoşlanmıyorum. Sana aşığım. Yok aşık değilim. Şey...ımm... Ben sana sevdalıyım Eflal. Son nefesimde bile sana sevdalıyım. " "Gerizekalı. Bunu başka zaman konuşalım olur mu? İyileşince konuşalım. Elimde kanlar yokken konuşalım. Sen böyle değilken konuşalım. Lütfen." "Eflal. " Eflal'in ağlaması devam etti. Kanama arttı. Her yer kan olana kadar. Çaresizlik kendini yalvarış seslerine bıraktı. Gözlerini kapanmadan önce devam etti Alp, " Eğer şimdi beni burda öpmezsen... Asıl o zaman ölürüm. Öp beni Eflal. Eğer ölürsem sensizlik beni yensin istemiyorum. Bana bunu çok görme lütfen." Dedi acıyla gülümserken. "Bana böyle şeyler söyleme sus. Yasatıcam seni lütfen sus." Gözyaşları kana karıştı. "Eflal..." Çaresi…