3. Bölüm
Yazar: Betül

Atlas elindeki bulaşıkları yıkamayı bitirince ellerini kurulayarak tezgahta yarına yetiştirmesi gereken pastaları yapan Ebrar'ı izlemeye başladı. Kapıya yaslandı kollarını göğsünde birleştirdi. Ebrar onu fark etmemişti, kulağında kulaklıkla hafif mırıldanarak pastasını yapmaya devam ediyordu. Gitmek için haber vermek istedi Atlas ama şuan onun bu mutlu anını bozmak istemiyordu. Araları Atlas izne girmeden önce açılmıştı. Atlas flörtleştiği kız yüzünden istemeden bile olsa Ebrar'ı kırmıştı. Şimdi ise o mutluyken tekrar bu anı bozmak istemiyordu. Yakınlardı ama bir o kadar da uzaklardı. Atlas ceketini alarak oradan uzaklaştı. Ebrar'ı mutluluğuyla tek başına bıraktı. Belki de bu Ebrar'a yaptığı ve yapabileceği en iyi iyilikti. (Yazardan: bazı insanlar birbirine aittir hiç kavusmasalar bile ☝️ bu da benden sana gelsin Ebrar hanım) **** Alp Eflal'i uyandıramamış en sonunda kendi evine getirmişti. Şimdi Eflal yatakta uyuyordu. Alp ise yere serdiği yer yatağında yatıyordu. Tavana bakarken Eflal'in gece kadar siyah saçlarını düşündü. Sanki yıldızları saçlarına indirse aynı gökyüzü olacakmış gibi bir hissiyat vardı Alp'in içinde. Flört etmeyi severdi Alp. Hiç bir zaman çekinmemişti kadınlarla flört etmekten ama Eflal bambaşka bir konuydu. Eflal ile flört edilmezdi, ettirtmezdi. Eflal'e sakince yaklaşılırdı. Kabul edilirsen kimsenin hissettirmediklerini hissettirirdi. Eflal Alp'e aşık olur muydu? şüpheliydi. Lakin Alp'in Eflal'e çoktan gönlünü kaptırdığı her yerden belliydi. Sabah olduğunda Alp erkenden kalkmıştı. Tahmin edildiği üzere her yeri ağrıyordu ama değerdi. Buna rağmen kahvaltıyı bile hazırlamıştı. Yemek yapmayı kendi başına öğrenmişti. Annesi ve babası genelde kendi işleriyle ilgilendiği için kendi işini görmeyi kısa bir zamanda kolayca öğrenmişti Alp. Sonra da lisede hayatına Özgür girmişti. Uzun yıllardır birlikte olmaları arkadaşlıktan kardeşliğe taşınmalarına vesile olmuştu. <i>Biri olmadan diğeri olmazdı.</i> (yazardan: bu söz gece yağmuru ve güneş adlı hikayemde de vardı 🐱) "Eflal uyan " diyerek koluna dokundu Alp onun. Eflal yavaş yavaş gözlerini açarken Alp'in gözlerine baktı. Bir kaç saniye bekledikten sonra aniden olayı anlayıp telaşlı bir şekilde Alp'in yüzüne tokat attı. Alp yanağının yavaş yavaş kızardığını hissederken "Bunun olacağını biliyordum " dedi gözlerini kapatıp sakinleşmek için bir saniye bekledi. O sırada ise Eflal çemkirmeye devam ediyordu. "Benim ne işim var ya burda! Birde dibine girip duruyorsun hangi hakla yapıyorsun bunu? Ben sana yaklaş dedim mi öküz herif !"(Yazardan: lak lakimin içinden ben çıktım şuan 😔🙏) "Lan kahvaltıya çağıracaktım. Sapık zihniyetli olan sensin " "Ne alakası var be ! " "Eflal!" "Tamam peki açıkla o zaman . Ben neden senin evindeyim?" "Dün çok içtin. Evini bilmiyordum o yüzden kendi evime getirdim. Seni sokakta bırakmadığım için bana teşekkür etmelisin " dedi Alp, anlatmasını bitirerek. Eflal'in dün gece Alp'in gözleri hakkında düşündüğü şeyleri dışa vurduğundan bahsetmemişti. Ona hatırlatmak istemiyordu. Hatırlaması gerekirse kendisinin hatırlamasını istiyordu. Eflal olayı anlayarak her halükarda Alp'i yavaşça ittirerek yataktan indi. Yüzünü yıkamak için banyoyu aramaya başladı Alp sessizce kendi kendine kıkırdayarak "Soldan ikinci kapı." Diyerek Eflal'e yol gösterdi. Sonrasında birlikte kahvaltı yapmak için masaya oturdular. Alp karar vermişti. O sabah tekrar tekrar uyanmak isteyeceği tek sabahdı. **** Atlas, Özgür ve Alp rastgele bir bilgisayar masasında otururken çaylarını içiyorlardı. Daha doğrusu Alp ve Özgür içiyordu çünkü onların keyifleri yerindeydi. Atlas ise Ebrar'dan özür dileyip dilememesi gerektiği hakkında düşünüp duruyordu. Başını masaya yaslayarak düşüncelerinin içinde boğulmaya devam etti. <i>Bir şekilde çıkardı o başkasının yardımına ihtiyacı yoktu.</i> Eflal ile Göksel masaya başlarını koymuş uyuyolardı. E tabi o kadar içerlerse olacağı buydu. **** <i>4 yıl önce</i> <i>"Onlara bu şekilde yaptıkları şeyleri itiraf ettirebiliriz Özgür. Anlaşılmayan bir…