10. Bölüm (Özel bölüm)
Yazar: Betül

Tam bir yıl geçmişti. Bir yıl sonra yine ölüm tarihlerinde tekrar ziyarete gelmişlerdi onları. Atlas ve Ebrar ellerindeki çiçekleri sırayla ve özenle onların mezarlarına ekiyorlardı. Onları yan yana gömmüşlerdi. Özgür uğruna öldüğü kadının yanına gömülmüştü. Alp uğruna öldüğü kadının yanına gömülmüştü. Eflal uğruna öldürdüğü adamın yanına gömülmüştü. Göksel ise Özgür'ün solundaydı. Sağ tarafında ise anne ve babası vardı. Onu bu hayatta en sevdiği insanların yanına gömmüşlerdi. Öz ailesi öldükten sonra bile ailesi olan insanların yanına gömülmüştü o. İkiside çiçeklerini ekmeği bitirdiğinde ayağa kalktı. Ebrar Atlas'a baktı gülümseyerek. Atlas ona döndüğünde gözleri doluydu, yine de gülümsedi. Elini uzattı sakince Ebrar'a. İkisininde gözünden bir damla yaş düşerken el ele tutuşarak mezarlıktan ayrıldılar. Yaşadıkları hiç bir anıyı unutmayacaklardı. Onları hatırlayarak yaşatmaya devam ediceklerdi. Atlas'ın üzerinde siyah bir takım elbise vardı. Ebrar'ın üzerinde ise sarı çiçekli bir elbise. Gittikleri yer ise Ecren ve Yaman'ın düğünüydü. *** Hafif bir telaş vardı Ecren'in üstünde. 1 yıldır bu anı beklemişti ama bu kadar heyecanlı olacağını hiç düşünmemişti. Şuan nikah masasında yanında sevdiği adamla -Yamanla- oturuyordu. Mutluluk demek buydu. Yavaşça gözlerini ziyaretçilerin üstünde gezdirdi. Cemre hiç istemediği o nişanlısıyla birlikte orda duruyordu. Rüzgara bakmamaya çalışsa da göz göze geldiklerinde he ikisinin yüzünde acı vardı. Gülümserken bile acıyı hisseder miydi insan? Hissederdi. Geç kalmışlığın acısını ise ne kalp unutabilirdi ne akıl. Ecren gözlerini bu sefer mutlu şekilde birlikte olan Atlas ve Ebrar'a çevirdi. Hayat buydu. Başkası gülerken sen ağlardın. Başkası ağlarken sen gülerdin. Nikah memuru sesini mikrofana verdi sakince, "Çiftimiz için buraya gelen herkese tekrardan teşekkürler." Alkışlar yükselmeye başlamıştı bile. "Siz Mehmet oğlu Yaman, Yasin kızı Ecren'i eş olarak kabul ediyor musunuz ?" Sessizleşti anında salon. Heyecanla cevap verdi Yaman, "Evet!" Alkışlar tekrar yükseldi. Memur tekrar konuştu. "Siz Yasin kızı Ecren, Mehmet oğlu Yaman'ı eş olarak kabul ediyor musunuz?" Derin bir nefes aldı Ecren. "Evet!" Diye bağırırken ayağında olan topuklular ile Yaman'ın ayağını çürütmüstü bile. Yaman acı ile inlerken, ziyaretçiler alkışlar patlatıyordu. Ecren onun hissettiği her acı için yanağına birer öpücük kondurunca acısını çoktan unutmuştu Yaman. E haliyle öpme sırası damattaydı. Belinden tutarak eğdi Ecren'i hafifçe. Sonra uzun bir öpücük kondurdu dudaklarına. Ecren ise güldü onun dudaklarına doğru. Sonra çok geçmeden karşılık verdi. Demiştim ya hayat buydu. Başkaları aşkları için başka evrende derken başkaları ise aşklarını yaşadıkları evrende ölümsüzleştiriyordu. Başkaları aşkı uğruna ölürken diğerleri onların ardından kendi aşklarını yaşatmaya çalışıyorlardı. Başkaları ölürken diğerleri onları unutmamak için her şeyini veriyordu. Çünkü biliyorlardı kimse unutulmak istemezdi. Ve Atlas onları hiç unutamaycaktı. Ailesi olan insanları unutmayacaktı. Ebrar onlar için çiçekler ekmeye devam edecekti. Ecren ve Yaman onlar için aşklarını yaşatmaya devam edecekti. Rüzgar ve Cemre onların kaldıramadığı ayrılığı kaldırmaya çalışacaklardı. Ve en önemlisi kimse onları unutmayacaktı. Son. __________________________________________________ Ve the end. Of aşırı ağladim bu bölümü ve finali yazarken şimdi gidip bir tür daha aglicam sanırım. Aslında karakterlerin hepsi kendimden bir parça örneğin en basitinden Rüzgar. Tüm yasafigim geç kalmisliklarin sonucu ortaya çıkan bir karakterdi. Atlas her şeye rağmen ayakta durmaya çalışan bir yanım. Göksel yaşadığı şeyler yüzünden sürekli kafa karışıklığı yaşayan bir yanım. Özgür sevdiği insanlara özgürlüğünü adayan yanım Alp ihanete uğramışlığın verdiği çaresizliğimi gösteren bir yanım ve Ebrar her zaman tatlı olan bir yanım . Evren ve Yaman sevdiğim insanlarla mutlu olmaya hep devam edeceğim yanım, Cemre zorunluluğun verdiği çaresizlikle kalan yanım ve eflal... Eflal benim bu hayat…