1. Bölüm
Yazar: Lora

Merhaba... Ben İdil Arın, bir Anaokulu öğretmeniyim. Yetimhanede büyümüş bir çocuktum. Genelde çocukken çok ezilen biriydim. Sürekli dalga geçilendim ama artık başarılı bir anaokulu öğretmeniydim. Bu ilk senemdi ve ilk sınıfım ile 23 nisan için dans gösterisi yapacaktık. Aylarca hazırlık yapmıştık. Kızlar için güzel toz pembe bir tütülü etek ve beyaz bir tişört istemiştim. Erkekler için ise krem rengi pantolon ve beyaz renkli gömlek istemiştim. Ben ise okuldaki diğer öğretmen Ali bey ile yapacaktım. Sonunda o gün gelmişti. Sabah erkenden kalkmıştım. Duşa girip, hemen çıkıp saçlarımı kurutmuştum. Hemen toz pembe kalın askılı diz hizamdaki elbisemi giydim. Ayağıma beyaz topuklu ayakkabılarımı giydim. Saçlarımı yarısını toplayıp yarısını omuzlarıma saldım. Hemen hızlı bir şekilde makyajımı yapıp dışarı çıktım. Okula öğrencilerden önce gidip son hazırlıkları yapmıştım. Yavaşça öğrenciler ve veliler gelmişti. Öğrencileri hazırlamıştım ama Ali bey hala ortalıkta yoktu. Telefonumu çıkarıp Ali bey'e mesaj attım. İdil: Ali bey, neredesiniz? Ali bey: Evimdeyim. İdil: Gösteriye geç kalacaksın ama. Ali bey: Cidden seninle gösteriye katılacağımı mı sandın? İdil: Anlamadım? Ali bey: Seninle gösteriye katılmak gibi bir rezillik yapmam. Gözlerim yavaşça yaşarmaya başladı ve boğazıma dikenler batmaya başladı. Ayakta duramayıp bir sandalyeye oturdum. Masal koşarak yanıma geldi "Öğretmenim, Ali öğretmen nerede? Gösteri sırası bizde." Dediğinde gözümdeki yaşları sildim zorlanarak konuştum "Ali öğretmenin işi çıkmış, gelemeyecek. Biz çıkalım hadi." Derken Masalın elini tutarak öğrencilerin yanına götürdüm. Yavaşça ortaya yürüdük ve sıralandık. En arkada ben önümde çocuklar olacak şekilde sıralandık. Çocuklar ikişerli olarak sıralanmışlardı. Ben ise tektim. Her zaman olduğu gibi. Erkekler diz çökmüş kızların elini tutuyorlardı. Ben ise elimi havada tutuyordum. Tam şarkı girecekken birinin elimi tuttuğunu hissettim. Yavaşça kafamı çevirdiğimde yanımda diz çökmüş koyu kumral saçlı bir adam gördüm. Şaşkınlıkla adama bakıyordum. Ve bir anda şarkı girdi. Erkekler ayağa kalktı ve kızları kendi etraflarında döndürdüler. Kızlar erkeklerin elini bırakıp bir kaç adım ileri gittiler ve tam o sırada şarkının en ikonik kısmı geldi. Doktor civanım, doktor doktor civanım. Ah neler istiyor canım. Erkekler kızların peşinden gidip kollarından tutup döndürürken. O Kumral adam beni belimden tutup kaldırdı ve omzuna oturttu. Ne istersen alayım, Ben senin olayım. Ne istersen alayım, Ben senin olayım. Ve şarkı bitti. Hala tanımadığım adamın omzundaydım. Eteğimin açılmaması için dikkatle eteğimi tutarak beni yere indirdi. Hala şaşkınlıkla adama bakıyordum. Sonunda konuşabildim "Siz de kimsiniz?" Dediğimde adam gülümseyerek elini uzattı "Ben Aras Demir, Masalın dayısıyım. Masalın evdeki dans provalarında Masal'la hep ben dans ettim." Dedi. Yavaşça elini tutup sıktım "Bende İdil, İdil Güneş." Dediğimde gülümsemeye devam etti. Masal koşarak yanımıza geldi "Öğretmenim, dayımla çok güzel dans ettiniz." Dediğinde yanaklarım kızarmaya başladı. Aras, Masalın koltuk altlarından tutup kaldırdı ve kucağına aldı "Sende çok güzel dans ettin, güzelim benim." Dediğinde Masal, Aras'ın boynuna sıkıca sarıldı. Gösteriden sonra velilere yemek ikram ediliyordu. Ben ise bir köşede oturmuş Ali beyin söylediklerini düşünüyordum. Birinin yanıma oturduğunu hissettim. Kafamı çevirip baktığımda Aras'ı gördüm. Elinde bir tabak vardı. Tabağı bana doğru uzattı "Aç kalma, etkinlik uzun sürecekmiş. Masal söyledi." Dediğinde şaşırmıştım. Beni düşünmüşlerdi. Tabağı nazikçe geri ittim "Ben tokum, ikramlar sizin için." Dediğimde Aras tabaktan bir poğaça alıp zorla bana yedirdi "Aç kalmamalısın." Dedi ve tabağı tekrar bana uzattı. İstemsizce gülümseyip bana uzatılan tabağı aldım ve yemeye başladım. Aradan geçen kısa bir süreden sonra herkes yemeğini yemiş ve oyunlar başlamıştı. Masal yanıma geldi ve ellerimi tuttu. Şaşkınlıkla Masal'a baktım. Beni annesinin ve dayısının yanına götürdü. Annesi Zeynep hanımı…