BEYAZ ATEŞ 1

19. Fırtına Öncesi Sessizlik

Yazar:

BEYAZ ATEŞ 1 - Tuğçe kitap kapağı
BEYAZ ATEŞ 1 kitap kapağı

Okumadan önce şarkıları açınız. Şarkı: Azophiel, Spirit Guide Bazı anlar vardır; hiç yaşanmasın dediğimiz. Yaşandığında bizi mahveden, canımızdan eden anlar. Hayatımız en kötü yerdeyken ne yapmamız gerekiyordu? Bu durumlarla nasıl başa çıkmamız gerekiyordu? Umut bir yolunu bulurdu, en çaresiz anlarda bile. Ya da artık bu kendimi kandırdığım bir yalandan ibaretti. Her zaman her şeye dair bir umudum vardı, olmak zorundaydı. Zira umudun olmadığı yerde yaşam olmazdı. Umudu olmayan çiçekler ne kadar seversen sev, ne kadar bakarsan bak yine solacaktı. Umudu olmayan kar bile erimez öylece kalırdı, güneşin gelip eritmesini beklemeden. Ravnoy, karın örttüğü masal diyarı... Belki de Ravnoy umutsuz bir şehirdi. Üzerine yağan kar asla erimiyor, güneş asla Ravnoy için doğmuyordu. Her zaman bir umudum olmak zorundaydı çünkü umudum olmazsa ayakta kalacak gücü kendimde bulamazdım. Hoş, artık tüm umutlarım tükenmek üzereydi. Sanki yolun sonuna gelmiştim. Bir çıkış yolum olsun istiyordum. Bu hikâyeden çıkmak, babamla bir başıma sıcak bir evde yaşamak istiyordum. Ama bunlar benim için fazla üst noktalarda olan şeylerdi sanırım. Ne istediysem hiçbir şey gerçekleşmedi, üstüne daha da kötü hâl aldı. Annem ve babamla sıcacık bir evde yaşamayı çok istiyordum. Bunlar benim için fazlasıyla imkânsızdı. Her zaman bir umut vardı, vazgeçeceğin anlarda bile. Ama bence bu bir yalandı artık. Hiç umut yoktu. Ve hikâyem böyle bitecekti. Kulaklarıma dolan adım sesleriyle gözlerimi araladım. Geceden beri gözlerimi bile kırpmadan aynı şekilde ayaklarımı izliyordum. Gözlerim uzun süredir kapanmadığı için kurumuş ve yanmaya başlamıştı. Aynı pozisyonda oturduğum için tüm bedenim uyuşmuştu. Kafamı sakince kaldırıp gelen kişilere baktım. İki tane muhafız gelmişti. Zindanın demir kapısını açarken bir yandan da beni izliyorlardı. Bugün infazım olacaktı ve Anya Morozova için tüm zaman duracaktı. Anya Morozova artık bu dünyadan silinecekti. Muhafızlar kollarımdan tutup kaldırdıklarında başımın döndüğünü hissettim. Öleceğimi bilerek attığım bu yol, kalbimin sıkışmasına neden oluyordu. Ölmekten korkmuyordum. Henüz yaşayamadan ölmekten korkuyordum. İyi bir hayatım olmadan ölmekten korkuyordum. Babamı yalnız bırakmaktan korkuyordum. Muhafızlarla birlikte dışarı çıktığımızda aydınlık gözlerimi almıştı. Gözlerimi birkaç saniye kırpıştırdıktan sonra görüşüm netleşti. Kollarımdaki eller benden ayrılınca muhafızlara baktım. İçlerinden biri “Artık özgürsünüz.” dediğinde kafa karışıklığı içinde ona baktım. Yanlış mı duymuştum yoksa muhafız bana özgür olduğumu mu söylemişti? “Anlamadım?” dediğimde aynı muhafız bana “Yüce Ragnar sizi serbest bırakmamızı emretti.” dedi. Bu imkânsızdı. Ragnar beni öldürtmeliydi. Benden nefret eden biri beni asla serbest bırakmazdı. Ölmemi dört gözle bekliyor olmalıydı. Nasıl oldu da beni özgür bırakmıştı? Bunun altında bir sebep olmalıydı. Yoksa Ragnar bana bir günahını bile vermezdi. Muhafızlar yanımdan ayrılınca ne düşünmem gerektiğini bilmiyordum. Özgür olduğum için sevinmem gerekirdi ama ben sevinemiyordum. Her şeyi çok düşünen ben, özgürlüğümün bir oyun olduğunu düşünüyordu. Çölde kaldığınızda serap görürdünüz. O serap size verilen bir avutmaydı. Bu özgürlüğüm bana bir serap olacakmış gibi geliyordu. İçimden bir ses iyi şeyler olmayacağını fısıldıyordu. Aklıma babam gelince gözlerim dolmuştu. Kim bilir şu an ne haldeydi. Koşmaya başladım. Sanki biraz daha geç kalırsam babamı bir daha göremeyecekmişim gibi koşmaya başladım. Ciğerlerime dolan soğuk hava gözlerimin yaşarmasına neden oldu. Kulübeye vardığımda kapıya hızla vurmaya başladım. Aradan bir dakika geçtiğinde babam kapıyı açtı. Beni görmeyi beklemiyor olacaktı ki hüzün ve sevinç karışımı bir duyguyla bana baktı. Kollarımı babamın boynuna doladığımda ona sımsıkı sarıldım. Sanki babamdan ayrılırsam gidecekmiş gibi sarılıyordum. İçerideki Olga, Sakura ve Nora heyecan ve afallama ile ayağa kalktı. Babam kollarını belime doladı ve kocaman adam bir çocuk gibi ağlamaya başladı. “Kızım...” gözyaşlarım…

Bölümün tamamını WritePad'de oku