BEYAZ ATEŞ 1

17. Elva

Yazar:

BEYAZ ATEŞ 1 - Tuğçe kitap kapağı
BEYAZ ATEŞ 1 kitap kapağı

Okumadan önce şarkıları açınız. Şarkı: Gealdyr & Dzivia, Try Iskry Yerde yatan kadına bakıyordum. Kafasından akan kanlar, karın rengini değiştiriyordu. Gözleri ise tek bir yere odaklanmıştı: Gözlerime. Gergin bir şekilde nefes aldım ve ona birkaç adım attım. Bedeni saniyeler içinde soluklaşıp dudakları morarmaya başlamıştı. Gözleri ise canlılığını yitirmişti. Eğilip Elva’nın yüzüne dokundum. Dokunuşuma karşılık herhangi bir tepki vermemişti. İçimden ölmemesi için yalvardım ama kafasına bilmem kaç kilometre hızla gelen bir ok girmişti ve saniyeler içinde beynini dağıtmış olabilirdi. Korkuyla kalbine kulağımı yasladım. Maalesef kalbi atmıyordu ve artık anladım: Elva ölmüştü. Arkamda duyduğum adım sesleriyle omzumu dikleştirdim. “İyi misin?” diye soran kişi Ujiteru’ydu. Hızla ayağa kalktım ve Ujiteru’ya bakarak kaşlarımı çattım. “İyi miyim? Nasıl iyi olabilirim?” Ujiteru kafasını sola yatırarak anlamayan gözlerle bana baktı. “Sana saldırıyordu ve ben seni kurtardım. Ne var bunda?” şoke içinde Ujiteru’ya baktım. Daha sonra korkarak Elva’ya. “Onu öldürdün! Onun kim olduğunu biliyor musun?” diye sorduğumda omuz silkti. “Kimmiş?” bu rahat tavrı yüzünden kriz geçirecektim. “O kralın kızı! Ve hatta...” her ne kadar demek istemesem de “Ragnar’ın oğlu Magnus’un müstakbel eşi.” dedim. Ujiteru bu sefer durumun ciddiyetini kavrayınca şaşkınlıkla yerde yatan kıza döndü. “Kralın kızı senden ne istiyor?” cidden tek sorun bu muydu? “Cidden tek sorun bu mu?” diye içimden geçirdiğim cümleyi kurunca Ujiteru soğukkanlılıkla bana döndü. “Neden bu kadar endişelisin Anya?” benim aksime o kadar sakindi ki dudaklarım şaşkınlıkla açılmış, diyecek bir şey bulamayınca ise tekrar kapanmıştı. Bir süre sadece rüzgârın sesini dinledik. Bakışlarım Ujiteru’nun gözlerinden ayrılmıyordu. O da aynı şekil benim yeşil harelerime kilitlenmişti. Ne düşünüyordu bilmiyordum. Ne düşündüğünü anlamak imkânsızdı. Bakışları o kadar ifadesizdi ki, gerçek bir katilin soğukluğundaydı sanki. Nasıl bu kadar rahat birini öldürüp daha sonra hiçbir şey olmamış gibi sakin kalabiliyordu aklım almıyordu. O çok düz bir insandı ve hislerini gizlemesini iyi biliyordu. “Ne düşünüyorsun?” diye sorunca daldığım düşüncelerden sıyrıldım. Derin bir nefes alıp “Nasıl bu kadar rahat birini öldürebiliyorsun?” dedim. Ujiteru ise yerde yatan kadının solmuş bedenine baktı. “Bu benim ilk birini öldürüşüm değil.” deyince bir iki adım geriye adım attım. Magnus haklı mıydı? Bu adama güvenmemeli miydim? Ujiteru yaptığım gerilemeyi görünce bakışlarına hayal kırıklığı oturdu. Hemen sonra tekrar ifadesizliğine dönerek tüm ciddiyetiyle bana “Korkma, sana bir zararım dokunmaz. Ben kötü biri değilim.” dedi. Ama son cümlesini sanki en çok kendine hatırlatmak istiyor gibiydi. “Sen bir katilsin...” dediğimdeyse Ujiteru arkasını döndü. Birkaç adım ilerledikten sonra durup kafasını sola çevirdi ve göz ucuyla gözlerime baktı. “Daha önce seni buna mecbur bıraktılarsa şimdi olan şeylerden de sorumlu sen olmazsın.” dedi ve ilerlemeye başladı. Ujiteru neler yaşamıştı da böyle konuşuyordu bilmiyorum. Bir yanım ona güvenmek istiyorken diğer yanım ondan uzak durmamı istiyordu. Ama ben her ne kadar uzak durmaya çalışsam da kader bizi bir araya getirecekti, biliyordum. Giden Ujiteru’nun arkasından koştum ve kolunu tuttum. “Nereye gidiyorsun? Elva orada, onu gömmeli-” Ujiteru sıkkınca bir nefes vererek bana döndü. “Beni ilgilendirmez.” dediğinde sinirle omzundan ittim. “Onu sen öldürdün ve Ravnoy’da birini öldürmek çok büyük suçtur!” diye bağırdığımda Ujiteru da sinirlenmiş olacak ki beni tuttuğu gibi ağaçla arasına aldı. Bir eli kafamın yanında ağaç kütüğüne yaslıyken diğer eli tehdit pozisyonundaydı. İşaret parmağını kaldırıp dudaklarıma bastırdı ve susmamı istedi. Ujiteru’nun bedeni, bedenime çok yakındı. Bu yakınlıkta onun teninin kokusunu alabiliyordum. Kahverengi gözlerinde sadece öfke vardı. Bakışlarım titrediğinde Ujiteru bakışlarını yumuşattı. Gözleri dudaklarıma kayınca çenesi kasıldı. Tekrardan bakışları gözlerime g…

Bölümün tamamını WritePad'de oku