BEYAZ ATEŞ 1

9. Kehanetin Sahibi

Yazar:

BEYAZ ATEŞ 1 - Tuğçe kitap kapağı
BEYAZ ATEŞ 1 kitap kapağı

Okumadan önce şarkıları açınız. Şarkı: Echoes Of Velandria, The Perfect Prey Babam bana hep annem kadar zeki olduğumu söylerdi. Dik başlı, inatçı, tuttuğunu koparan... Bu hayatta kazanamayacağım bir savaş olduğunu düşünmüyormuş. Annem güzelliği ile önce insanları büyüler ve zehirlermiş. Daha sonra ise zekasıyla alt edermiş. Rüyamda gördüğüm kadın annemdi ve o an babama hak vermiştim. Bana kimseye güvenme diyordu. Ve sanırım bunu neden söylediğini yavaş yavaş anlıyordum. Ve az kalmıştı, her şeyin bitmesine az kalmıştı. Bu savaşın kazananı ben olacaktım. Korkuyor muydum? Hayır. Asla korkan biri olmamıştım. Aksine herkesi cesaretime hayran bırakırdım ve küçükken bana ‘deli fişek’ diyenler de olurdu. Küçüklüğümden beri kazanma hırsı kanımda akıyordu. Herhangi bir yenilgiyi ne kabul ediyordum ne de kendime yakıştırıyordum. Anya Morozova kazanacaktı. İnsanlar için, Nora için, Magnus için ve Annem için. Kazanacaktım, ne olursa olsun asla pes etmeyecektim. Beni darağacına mı asarlardı? O urgan sadece benim boynuma bağlı olmazdı. Beni yakmak mı isterlerdi? O ateş başkalarını da yakardı. Asla tek zarar görecek kişi ben olmazdım, olmayacaktım da. Ben Sofya Morozova’nın o korkulan kızıydım, Anya Morozova. Bütün bu her şeyin son bulacağına ve insanların bana hak vereceğine emindim. Beni sevmeyenler ve inanmayanlar olacaktı elbet, ama inananlar ise benim izimden yürüyecekti. Yattığım yerden saate bakıyordum. Birazdan Nora gelecek ve kahvaltımı getirecekti. Sonra o kitaba ulaşmanın yollarını arayacaktık. Yavaşça ayağa kalktım ve elimi yüzümü yıkamak için banyoya gittim. Tekrar odaya döndüğümdeyse sandığa ilerledim. Sandığın kapağını araladığımda parmaklarımın arasından kayan kumaş bordonun en koyu tonundaydı; neredeyse siyaha çalan, ama ışığı yakaladığında içinden kan rengi bir parıltı veren cinsten. Elbiseyi üzerime geçirirken kumaş tenime soğuk bir dokunuş bıraktı, sanki beni giydirmiyor da işaretliyordu. Elbise omuzlarımdan ağır ağır döküldü. Dar bir korseyle belimi sardı; ne nefesimi kesiyor ne de bana izin veriyordu. Tam kararında bir sıkılıktı, gücümü hatırlatır gibi. Göğüs kısmı sade ama keskin bir hatla yükseliyor, hiçbir fazlalık olmadan asaletini vurguluyordu. Kolları uzun ve bileklerime doğru inceliyordu; her hareketimde kumaş hafifçe dalgalanıyor, bordo ton ateş ışığında koyulaşıyordu. Eteği yere kadar uzanıyordu. Adım attıkça sessizce açılıyor, yürüyüşüme tehditkâr bir zarafet katıyordu. Ne masumdu bu elbise ne de tamamen karanlık tıpkı benim gibi, arada bir yerdeydi. Sırtı açık değildi ama düz de değildi; omurgamı takip eden ince dikişler, kaderimin çizgileri gibi duruyordu. Aynaya baktığımda gördüğüm şey bir kız değildi artık. Bu elbise bir seçim değildi. Bir ilan gibiydi. Kapı çaldığında aynadaki yansımama son kez baktım. Derin bir iç çekip kapıya yöneldim. Gelen tabii ki de Nora’ydı. Gözlerim platin saçlarında ve mavi gözlerinde gezindi. Bugün her zamankinden farklı bakıyordu mavi hareleri. Daha kendine güvenen, cesur ama bir o kadar da korkak... Kahvaltı tepsisini elime tutuşturdu ve gelen giden var mı diye etrafı kolaçan etti. Kimseyi göremeyen Nora hızla içeri girdi. Direkt şöminenin başına kurulduğunda, ben de kapıyı kapatıp elimdeki tepsiyle masaya ilerledim. Tepsiyi masaya bıraktım ve kalçamı masaya yasladım. Kollarımı göğsümde bağladığımda göz hizamda direkt Nora vardı. Bakışlarım gözlerinde ve saçlarında geziniyordu. Daha sonra Nora konuşmaya karar verdi. “Üstündeki yakışmış.” dediğinde dudağının kenarı kıvrıldı. “Şimdi anlıyorum Magnus’un seninle neden ilgilendiğini.” yanaklarım alev aldığında bakışlarımı kaçırdım. “Ne alakası var? O sadece elbise bırakmış, ne var bunda?” Nora’dan gülme sesi çıkınca ona döndüm. “Ama sadece senin elbiselerin böyle Anya.” Kaşlarımı çattım ama merakıma da yenik düştüm. “Magnus benimle mi ilgileniyor? Neden?” Nora otuz iki diş sırıtmaya başladı. “Bir kere çok güzelsin. Güçlü ve inatçı kişiliğin ise güzelliğine katılmış bir baharat.” kalbim heyecandan hızlanmıştı ama neden böyle olduğun…

Bölümün tamamını WritePad'de oku