Beşli Takım Yıldızı

°Bölüm 1°

Yazar:

Beşli Takım Yıldızı – Efli kitap kapağı
Beşli Takım Yıldızı – Efli kitap kapağı

Naz, psikoloji okuyordu. Can, hukuk okuyordu. Yiğit, bir spor salonu vardı. Bade, öğretmendi. Yani en azından ben öyle sanıyordum. Bugün öğrendiğim şeyler büyük bir kriz geçirmeme sebep olmuştu. Gün boyu kafamdaki hiç susmayan seslerle okuldan geldiğimde ilaç paketimdeki bütün ilaçları içmiştim. Ama onların bundan haberi yoktu, onlara başım ağrıyor diyerek yatmıştım ve saatlerdir uyuyor numarası yapıyordum. Aksine yaptığım tek şey düşünmekti. Gerçekleri, ve o gerçeklerin benden neden saklandığını… Naz'ın aslında psikoloji okumadığını, bir keskin nişancı olduğunu. Can'ın hukuk okumadığını, bir hacker olduğunu. Bade'nin öğretmen olmadığını. Ve Yiğit'in spor salonu sandığım yerin ise onların gizli yeri olduğunu öğrenmiştim. Ayrıca Üç Büyük Ada genelinde aranan bir suçlu olduklarını. Daha fazla dayanamayıp yataktan kalkıp ve oturma odasına onların yanına gittim. Odaya girdiğimde ablamla konuşan Yiğit bana dönüp “Günaydın, ya da artık iyi geceler mi demeliyiz?" dedi. Ona boş gözlerle baktığımda ablam "Hasta mısın? Okuldan geldiğinde de çok iyi görünmüyordun, bir şey mi oldu?" dedi. "Bir şey olmadı." diye kestirip attım. Bir süre onlara baktıktan sonra "Benden bir şey saklıyor musunuz?" diye sordum. "Biz senden bir şey saklamayız, Masal Perisi. Onu da nereden çıkardın?" dedi Naz. "Yani siz bana üç büyük ada genelinde aranan suçlular olduğunuzu saklamadığınızı söylüyorsunuz, doğru mu?" Can odaya girdiği sırada "Ne diyeceksiniz, sorsan söylerdik mi?" dedim. "Neyi sorsan söylerdik diyecekmişiz?" dedi Can. "Bunlar senin anlayabileceğin şeyler değil, sen git hackerlık falan ile uğraş." Gözleri büyürken omzuna çarparak odaya gittim ve hızlıca telefonumu alıp çıkıyordum ki Yiğit'in "Nereye gidiyorsun?" dediğini duydum. "Siz suçluların olmadığı bir yere!" Ayağa kalktığı sırada oturmasını işaret edip "Sakın," dedim. "Ben gidiyorum ve siz peşimden gelmeyeceksiniz. Hava almaya ihtiyacım var. İki saate geri gelirim. Sonuç olarak yıllardır sizinle yaşıyorum, öldürecek olsaydınız çoktan yapardınız." Onlara bir daha bakmadan evden çıkarken ablamın "Saat onda evde ol." dediğini duydum. *** Bir süredir yürüyordum ama ne nerede olduğumdan ne de saatin kaç olduğundan haberim vardı. "Yine tek kaldık." Biz her zaman tektik. "Evet, biz her zaman tektik, sadece ben onları yanımızda sandım." Onlar hiçbir zaman bizim yanımızda olmadılar. "Peki şimdi ne yapacağız?" Gideceğiz. "Nereye? Gidecek hiçbir yerimiz yok ki. Ayrıca okulun var, okulumu bitirip doktor olacağım, kendime bir söz verdim." Başka bir okula gideriz. "Şu an okuduğum okul Üç Büyük Ada genelindeki en iyi tıp fakültesi, başka bir yerde amacıma ulaşamam." Amacın ablanın gözünü iyileştirmek. Peki sence ablan sana bu kadar değer veriyor mu? Aynı durumda sen olsaydın o da böyle yapar mıydı? "Yapardı, ablam benim için canını verir." Biz bu evden neden kaçıyoruz? "Bizden büyük bir sır sakladıkları için." Şimdi tekrar düşün. Yapar mıydı, yapmaz mıydı? "Yapardı, ama eğer yapmayacak olsaydı da ben yine de yapacağım." Sessizlik oldu, bir süre ikimizde konuşmadık. Telefonumdan saate baktığımda saatin üç olduğunu gördüm. "Saat üç olmuş, saatlerdir yürüyor muyum ben? Neredeyiz şu an?" Miraz adasındayız. "Miraz adası mı? Ada mı değiştirdik biz?" Evet. Gerçekten Büyük Ada’ya en uzak olan Miraz Adası’na mı gelmiştim. Hem de yürüyerek. Hava iyice soğumaya başladığında yağmur da şiddetini arttırmıştı. Gözlerime yaşlar bir kez daha akın ettiğinde bu sefer tutmadım. Gözlerimden yaşlar firar ederken yere çöküp yüzümü avuçlarımın arasına aldım. Islak zeminde şap şap adım sesleri duyduğumda arkama dönüp baktım. Karanlıkta seçebildiğim kadarıyla iki adamın bana doğru geldiğini gördüm. "Bu saatte dışarıda böylesine güzel birinin olması da bizim şansımızdır." dedi biri. "Yatakta da güzel iş yapar." dedi öbürü. Ve o cümleden sonra anladım. KAÇMAM GEREK! Oturduğum yerden kalkıp koşmamla onların da koşmaya başladığını fark ettim. Koşuyordum. Onlar da koşuyordu. Çok yorulmuştum, eve gitmek istiyordum, onlar beni korurdu. Ama…

Bölümün tamamını WritePad'de oku