Beş Çeyrek

İkinci Bölüm

Yazar:

Beş Çeyrek - Merve Akyüz kitap kapağı
Beş Çeyrek kitap kapağı

TEL RIFAT/MENBİÇ HATTI SURİYE YÜZBAŞI YILDIRIM ALTAY KÖZ Koyu gözlerim dalga dalga yükselen alevlerdeydi. Zihnim görüntüye çakılsa, kulaklarım ateşin parçaladığı odunların sesine kadar duysa, uzamış kuzguni saçlarımda ılık ama sessiz rüzgârı hissetsem de gece yarısının içinde, düşüncelerim arasına konuşlandığımız harabeninkiler kadar yıkıktı. Az ilerimizde ABD askeri, yaklaşık bir kilometre gerimizde Rus birliği vardı. Suriye’nin en sıkıntılı bölgesindeydik. Bu sabahki çatışmanın hedefi Rus askeri birliğiydi, geri dönüp kurulan acemi pusuyu bozmuştuk, şükür ki bizim kaybımız olmamıştı ama o birlikten biri yüksek rütbeli üç asker ağır yaralanmıştı. Yaralılar silahsızlandırılmış bölgelerdeki en yakın sahra hastanesine zırhlı ambulanslar ile götürülürken henüz yolda iki yaralı kaybedilmişti ve ne yazık ki buna alışmıştık. Bölgede zaman zaman tırmanan gerilim ve sürekli sağdan soldan türeyen silahlı gruplar bölgeyi içinden çıkılamayan kaosun pençesinde tutuyordu. TSK’nın yürüttüğü yüksek ölçekli operasyonlarla sınır hattı bu silahlı örgütleri temizlemiş olsa da son bir yılda aldığımız istihbarat çok daha büyük bir oyunun içinde olduğumuza yönelikti. Bu da bizim buradaki amacımızı ortaya koyuyordu… Yanımda askerlerimle yarısı yıkık harabenin önünde çember oluşturmuştuk. Ay bulutların arasında kendi ışığıyla yarattığı sisin ardında parlıyordu. Yaktığımız ateşin etrafında kumanyamızı yerken karışan sakallarımız ve uzayan saçlarımızın dışında bambaşka ortak bir yanımız vardı… En rütbelileri olan benden en taze erimize kadar… Vatan özlemi… Elbette vatan için buradaydık. ABD ve Rus askerlerinden çok daha mantıklı ve haklı nedenlerimiz vardı burada. İki ülkenin birlikleri arasında tampon olmak bir yana buradaki silahlı örgütlerin asıl hedefi bölgenin istikrarını kaybetmiş topraklarına hakimiyet kurmak değildi. Türk topraklarının sınırlarını ihlal etmek, ülkeye sızmak ve büyük eylemler gerçekleştirmekti. Çok aktörlü temasların yaşandığı kaos dolu bir toprak parçasında, herkesin düşmanı olan tek grubun tim amiri olmak nasıl mı hissettiriyordu peki? Kelimenin tam anlamıyla götümüzde patlayacak bir mayının üzerinde oturmak gibi… Senelerdir bu topraklardaki kaousun kendi topraklarımıza bulaşmaması için aklınıza gelebilecek her kılığa girmiş, çölün dahi tozunu yutmuş, sıcakta kavrulmuş, yağmurda ıslanmıştık. Çatışmış, bazen kovalamış, bazen hedef olmuştuk, yeri gelmiş silaha yeri gelmiş kalkana bürünmüştük. Orta doğunun kaotik coğrafyası bir kenara, burada dönen oyunlar, gördüğüm zalimlik, bir liderin halkını hunharca ezip geçmesi, kilometrelerce uzaktaki devletlerin güç uğruna bu topraklarda yaptıkları… her biri şeytana dahi küçük dilini yutturan cinstendi. Doğunun dağlarına benzemiyordu Suriye… Başka bir milletin topraklarında, başka bir dildeki kimsesizliği dinliyorduk senelerdir. Düşmanımız herkesti, dostumuz kendimizden başka kimse değildi ama yüzünüzdeki maskeye, gözünüzdeki simsiyah gözlüğe rağmen askeri üniformalarımızı süsleyen Türk bayrağını gören her masumun yüzünüze medet umarcasına bakıp bir tek sizin milletinizin askerine güvendiklerini gördüğünüzde, yüzyıllardır ecdadımızın yarattığı her değere sıkı sıkı sarılıyordunuz. Yıllardır masum onlarca canı, kendi topraklarımın kilometrelerce ötesinde, sınırın diğer tarafında korumaya çalışırken diğer yandan dünya siyasetinin en hileli oyunlarının döndüğü bu topraklarda, bir yandan da kendi vatanımızın çıkarlarını korumaya çalışıyorduk. Hakkâri dağlarında öğrendiğim Kürtçeye artık Arapça’da eşlik ediyordu. ABD askerleri az ötemizde konuşlandığından İngilizcemiz ilerlemişti ve Rus birlikleri de bölgede aktif olduğundan artık Rusça’yı da kendimizi ifade edecek ve karşı tarafı anlayacak kadar öğrenmiştik. En azından herkes öyle sanıyordu… Buradaki hiçbir yapı bizim aslında kim olduğumuzu bilmiyordu. Onların askerlerine, ajanlarına, örgütlenen yapılara bizden beklenildiği gibi davranıyorduk. TSK’ya ait diğer birliklerin yaptığı gibi, bölgeyi korumak ve sınır güvenliğimizi sağlamak adına bur…

Bölümün tamamını WritePad'de oku