Beş Çeyrek

Birinci Bölüm

Yazar:

Beş Çeyrek - Merve Akyüz kitap kapağı
Beş Çeyrek kitap kapağı

Gelir mi beklenen? Beklendiğinden haberi yoksa eğer? İstanbul/Beşiktaş-Arnavutköy BELİNAY “Hayatın kaosunun içinde, kendi çölümüzde düşüncesi dahi çiçek açtıran hisler vardır. Bizi yarını yaşamaya ikna eden hisler.” 05.15’te Instagram hesabımdaki mesaj kutuma gelmişti bu satırlar. Bugün bu kelimeleri harfi harfine belki yüzüncü kez okuyuşumdu. Her gecemin şafağında, senelerdir kabuslarıma yakalanmamak için gözlerimi açtığım şafakta bana eşlik eden birisi vardı. Kabuslarımı kovmama, yalnızlığımı yumuşatmama yardım eden bir hayalet… Adı, dokusu, sesi yoktu. Kelimeleri vardı insanı saran… Çok sevdiğiniz bir kitabı düşünün yazarını asla tanımadığınız ama sayfaları çevirirken heyecanınızın size yaşadığını hissettiren hikayeler. Bana benim hikayemde kelimeleri ile eşlik eden birisi vardı. Uzun zamandır da oradaydı, başlarda manyak mı bu be diye endişelensem de, acaba beni takıntı yapmış başka bir sapık mı diye kursam da çok şükür öyle çıkmamıştı. Zaman zaman mesajlaşırdık, şu devirde hani kimsenin kimseye güvenemediği bu insanların içinde kaybolduğu zamanda yaptığım şey belki tek kelime ile aptallıktı ama kendimi bundan alıkoyamıyordum. Tanımadığım birinden her şafakta gelecek mesajı beklemek onunla dertleşmek anonim bir hesabın takip ettiği tek kişi olmak ve o hesa bın baştan sona belirsiz bir kişiye ait olması mantıklı düşündüğünüzde korkutucuydu ama rumuzu şafak vakti olan bu yabancıya hayatımdaki kimseye olmadığı kadar yakın hissediyordum kendimi. Müni vardı, kan bağımız olmayan kız kardeşim, arkadaşlarım vardı, stajla beraber yürütmem gereken okulum vardı… Söze döktüğüm yalnızlığım içseldi, çevrem kalabalıktı, şimdi yardım istesem düşünmeden elini uzatacak insanlar tanımıştım bunun için kendimi şanslı hissediyordum ama içimdeki o sıkıntı… Onu dile dökemiyordum o bambaşkayı. Bir şafak vakti, hayatımda aldığım en büyük kaybı yüreğine mih etmiş, en acılı çığlıkları duymuş, en korkunç sesleri zihnime paslı metallerle kazımıştım. Ruhumun bir parçasını zamanın o vaktinde esir etmiştim. O günden beri tam tamına sekiz yıldır tam o vakitte bir kabusla uyanır, karanlığı kovmak istercesine açardım odamın ışıklarını. Daha da baş edemezsem karabasanımla, penceremi açar havayı alabildiğime içime çekerken gözlerimi kapatır ve yalvarırdım kabusuma beni azat etmesi için ama o gitmezdi. Sessizce ensem de bekler, o anlığına beni terk eder, ertesi gün aynı vakitte yeniden gelirdi. Alışmıştım bu duruma ve bununla baş edebilmek için günümün her anını doldurabildiğim kadar dolduruyordum. Hissetmemek için sürekli meşgul ettiğim beynimin ise iflas vermesi yakındı artık… Bedenimse teslim oluyorum bayrağını çekmek üzereydi ama ben direnmeye ve hayatımın son sert virajını staj yaptığım şirkette işe başlayarak atlatmayı planlıyordum. Türkiye’nin en gözde yazılım şirketinde üçüncü ayımdaydım, VTO’ya staja dahi kabul edilmek bir başarıydı ve eğer orada kendime bir yer edinmeyi başarırsam kendimi de annemi de içine düştüğümüz kısır döngüden kurtarmış olurdum. Babamın vefatından Kalan dul maaşı evin mutfağına zor yetiyordu ki anca iki kişiydik. Ek olarak annem hem terzilik yapıyor hem de börek, yaprak sarması, içli köfte gibi siparişler alıyor onları evde pişirip satıyordu. Böyle böyle okutmuştu beni, gözüm kimsede kalmasın diye ne montumu ne de botumu eksik etmişti. Her sene yenisini almış, cebime harçlığımı koymuştu. Bense zaten oldum olası çok iştahlı bir çocuk olmadığımdan harçlıklarımı biriktirir annemin kendisine almadığı hırkayı ona hediye alır, bana söylense de dudaklarının kenarındaki tebessüme ve gözlerindeki gururlu pırıltıya tutunur oradan beslenirdim. Son zamanlarda artık durumumuz daha iyiydi, annemin müşterileri oturmuştu, ben staj yaptığım şirkette görevim dışı projelere de dahil olmuştum. Oyun yazılımları ve bazı global şirketlerin siber güvenlik veri bilgilerinin kayıtlarını tutuyordum. Böylece beraber staj yaptığım diğer arkadaşlarımdan hem daha dolgun ücret alıyordum hem de çalışkanlığım takdir edildiği için kendime şirket bünyesinde yer e…

Bölümün tamamını WritePad'de oku