BERDELİN KADERİ

BÖLÜM 6: DİNİ NİKÂH

Yazar:

BERDELİN KADERİ – Mira Sezgin kitap kapağı
BERDELİN KADERİ – Mira Sezgin kitap kapağı

Yeni bölüm geldi... Keyifli okumalar dilerim... Aslı’nın Anlatımıyla Dostluk, bir alışkanlık gibi zamanla şekillenir. Üniversitenin kalabalık kantininde başlayan sohbetler, yıllar içinde derinleşir, iş hayatının yüküyle daha da pekişir. Zümrüt, benim güvenebileceğim yegâne insandı. Beraber hayaller kurmuş, kariyer hedeflerimizi tartışmış, birbirimizin en zor anlarına omuz vermiştik. Ama şimdi, o başka bir hayata adım atarken ben yalnız kalıyordum. Uçak hafifçe sallandı. Pencereden dışarı bakıp derin bir nefes aldım. Mardin’in toprak renkleri görünmeye başlamıştı. İçimde bir düğüm vardı. Zümrüt’ü göreceğim için mutluydum ama onu içine çekildiği geleneklerin arasında nasıl bulacaktım? Uçak pistte süzülerek ağır ağır durduğunda, içimde belirsiz bir huzursuzluk vardı. Kemeri çözüp başımı arkaya yasladım, gözlerimi kısa bir an kapattım. Mardin’e gerçekten gelmiştim. Koridorda ilerleyen yolcuların sesiyle toparlanıp çantamı aldım. Uçağın dar merdivenlerinden aşağı inerken sıcak hava yüzüme çarptı. İstanbul’un kapalı havasından sonra buradaki mavi ve geniş gökyüzü, sanki daha canlı görünüyordu. Bagaj alanında valizimi beklerken çevreme göz gezdirdim. İnsanlar telaşla eşyalarını alıp çıkışa yöneliyordu. Ben ise Zümrüt’ü görmeden buraya tam anlamıyla geldiğimi hissedemeyecektim. Valizimi çekerek havalimanının çıkış kapısına doğru yürümeye başladım. Sessiz adımlarım, içimdeki soruların yankısıyla birleşiyordu. Gözlerim, gelen yolcu bölümünde bekleyen kalabalığın arasında Zümrüt’ü aradı. O gelmeliydi, beni karşılamalıydı. Ama onun yüzünü göremedim. Birkaç adım daha atıp duraksadım. Telefonumu kontrol ettim, mesajı hâlâ okumamıştı. Tam o anda, cihazın keskin titreşimi elimde yankılandı. Ekrana baktım: yabancı bir numara. Kaşlarımı hafifçe çattım. Bir an tereddüt ettim ama sonra telefonu açtım. “Alo?” Karşı tarafta kısa bir sessizlik oldu, ardından net ve kontrollü bir erkek sesi duyuldu: “Merhaba, Aslı Hanım. Ben Serdar. Yiğit’in arkadaşıyım.” Bir an ne diyeceğimi bilemedim. Zümrüt’ü beklerken, karşıma çıkan bu yabancı beni hazırlıksız yakalamıştı. Kaşlarımı çatıp telefonu kulağıma daha sıkı bastırdım. “Evet, buyurun?” dedim, sesimdeki tereddütü gizlemeye çalışarak. “Beni buraya sizi karşılamam için gönderdiler. Şu an havalimanının çıkışında, sağ tarafta bekliyorum.” Derin bir nefes aldım. Gözlerim çevreyi tararken içimde belirsiz bir rahatsızlık vardı. Zümrüt bana haber vermeden neden başkasını göndermişti? Bana mutlaka haber verirdi. Bunu biliyordum. Onun planlı, titiz hâli, hiçbir detayı atlamayan dikkati... Eğer başkasını gönderecekse, en azından bir mesaj bırakırdı. Böyle bir davranış, ona hiç benzemiyordu. Telefon hâlâ kulağımdaydı. Etrafımdaki kalabalığın içinde birini fark ettim. Uzun boylu, koyu renk giysileriyle havalimanı ışıklarının altında gölgelenmişti. Elinde telefon, bakışları doğrudan bana yönelmişti. Göz göze geldik. Hafifçe kaşlarını çatmıştı; sanki beni süzüyor, kim olduğumu tam anlamaya çalışıyordu. İçimdeki huzursuzluğu bastırarak telefonu yavaşça indirip kapattım. Valizimin sapını sıkıca kavrayarak Serdar’ın yanına doğru yürümeye başladım. Yanına vardığımda hafifçe doğruldu ve hiçbir tereddüt göstermeden elini uzattı. “Hoş geldiniz, Aslı Hanım.” Bir an duraksadım. Beklenmedik bir mesafeyle ama kontrollü bir nezaketle konuşuyordu. Gözlerimi eline kaydırdım. Tokalaşmak konusunda kısa bir an düşündüm... Sonra tereddütle elimi uzattım. Parmaklarım onun güçlü ama ölçülü sıkışına karşılık verdiğinde, Serdar’ın yüzünde belli belirsiz bir ifade gördüm. Anlamaya mı çalışıyordu, yoksa sadece resmi bir hareket miydi? Emin olamadım. Tokalaşma kısa ama dengeliydi. Serdar’ın yüzündeki ifadeyi çözmeye çalışırken hafifçe başımı salladım. "Hoş buldum, Serdar Bey." dedim. Sesim sakin ama mesafeliydi. Onun buraya benim için geldiğini biliyordum fakat hâlâ Zümrüt’ten haber alamamış olmam, içimde küçük bir huzursuzluk bırakmıştı. Serdar kısa bir an sessiz kaldı. Sonra kontrollü ama net bir sesle konuştu: "Aracım ileride. İsterseniz gid…

Bölümün tamamını WritePad'de oku