BERDELİN KADERİ

BÖLÜM 3: BERDEL KARARI

Yazar:

BERDELİN KADERİ – Mira Sezgin kitap kapağı
BERDELİN KADERİ – Mira Sezgin kitap kapağı

Yeni bölüm geldi... Keyifli okumalar dilerim... Yiğit’in Anlatımıyla Başarı kesinlik gerektirir. İş dünyasında belirsizlik zayıflık olarak görülür; bunu erken öğrendim. Karahan Holding’in başına geçtiğimde de bu ilkeyi benimsedim: Net kararlar, keskin adımlar atılmalıydı. Güçlü olmalı, hata yapmamalı, hiçbir şeye fazla bağlanmamalısın. Otuz iki yaşındaydım. Yurt dışında aldığım eğitim bana disiplin kazandırdı. Beni ben yapan şey stratejik düşünme yeteneğimdi. Mantıklı kararlar almak benim işimdi. Duyguların iş dünyasında yeri yoktur—babam bunu yıllar önce öğretmişti. Şimdi masamın üzerindeki üst üste yığılmış dosyalara göz gezdiriyorum ama satırların anlamı kaybolmuş gibi. İçimde, sebebini bilmediğim bir huzursuzluk var. Sanki kontrol etmek istediğim her şey elimden kayıp gidiyor. Telefon aniden çaldığında irkildim. Gözlerim ekrandaki isme kaydı: Babam. Parmağımı ekranın üzerine götürüp çağrıyı kabul ettim. Telefonu açar açmaz sesi sert ve keskin geldi: “Yiğit.” Adımı bu şekilde söylemesi hayra alamet değildi. Sesindeki gerilim o kadar yoğundu ki derin bir nefes almadan cevap veremedim. “Baba, bir şey mi oldu?” Kısa bir sessizlik… Babamın nefes alışları ağırlaşmıştı. İçimde, bir şeylerin çok yanlış olduğuna dair o tanıdık, keskin his belirdi. “Berfin...” Sesindeki öfke neredeyse dokunulacak kadar keskinleşmişti. “Bekir Ağa’nın oğlu Baran’la kaçmış.” Sözleri havada asılı kaldı. Bir an konuşamadım. “Berfin... Ne?” Sanki kelimeler anlamını yitirmişti. Baran Aksoy mu? Bekir Ağa’nın oğlu mu? Bu nasıl olabilir? Birkaç saniyelik sessizlik hâkim oldu. Nefes almayı unuttuğumu fark ettim. Mantıklı bir açıklama arıyordum, ama hiçbir şey bulamıyordum. "Baba, bu... Nasıl olur?" Sesim normalden daha kısık çıkmıştı. Boğazım kuruyordu. Babamın nefes alışları telefonun diğer ucundan net bir şekilde duyuluyordu. Sabrını zorladığımı hissediyordum; ama bu cümleyi anlamak ve kabul etmek mümkün değildi. Berfin böyle bir şey yapmazdı. Yapamazdı. Babamın sesi daha da sertleşti. İçinde öfke, hayal kırıklığı ve katı bir kesinlik vardı. "Yiğit, hemen eve gel!" Sesinde tek bir kelimelik bile tereddüt yoktu. "Ben aşiretin büyüklerini toplayacağım." Telefon kapanmadan önce derin bir nefes aldı. Konuşacak daha çok şey vardı ama bunları telefonda söylemeyecekti. Beni bekliyordu. Ardından hat kesildi. Elimde hâlâ telefon vardı. Oda sessizliğe gömülürken, içimde yükselen ağır bir boşlukla baş başa kaldım. Berfin… Baran Aksoy’la mı? Bu nasıl mümkün olabilirdi? Önümdeki dosyaları sertçe kapattım. Parmaklarım, kâğıtların üzerinde farkında olmadan sıkılıyordu. Berfin nasıl böyle bir şey yapabilirdi? Ayağa kalktım. Kalbim hızla çarpıyordu ama öfkem ondan da hızlıydı. Derin bir nefes aldım. Düşünmemeliydim. Harekete geçmeliydim. Ceketimi alırken masanın üzerindeki kalemlik devrildi; farkında bile değildim. Telefonumu aceleyle cebime attım. Kapıya yönelmiştim ki… Kahkahalar odanın sessizliğini bir bıçak gibi yarıp geçti. Kapı aniden açıldı. Kardeşim Mert ve iş ortağım—aynı zamanda en yakın arkadaşım—Serdar, kendi aralarında konuşup gülüşerek içeri girdiler. “Abi,” dedi Mert, hâlâ gülümseyerek. “Serdar’la az önce öyle bir şey yaşadık ki—” Serdar, gözlerimdeki sert ifadeyi fark ettiği an duraksadı. Mert ise cümlesinin ortasında kaldı. Birkaç saniyelik sessizlik odayı kapladı. Havadaki değişimi ikisi de hemen hissetmişti. Serdar’ın yüzü ciddileşti. Az önce gülüyordu; şimdi bakışları bıçak gibi bana kilitlenmişti. “Yiğit, hayırdır kardeşim? Ne oldu?” Dişlerimi sıktım. Masanın kenarına dayanan parmaklarımı istemsizce bastırdım. “Berfin… Bekir Ağa’nın oğlu Baran’la kaçmış.” Sözlerim havada dondu. Garip bir sessizlik yayıldı. Mert ile Serdar göz göze geldi. Bir şey söylemek istiyor gibiydiler ama cümleler, zihinde tamamlanamadan dağılıyordu. Mert’in kaşları çatıldı. “Ne?” Sesi neredeyse bir fısıltıydı. Serdar hâlâ yüzüne oturan şoku atlatamamıştı. Gözlerimi kapıya çevirdim. Vakit kaybedemem. “Babam evde bekliyor.” Hızla kapıya yöneldim. Kontrolümü korumaya çalışıyordum ama…

Bölümün tamamını WritePad'de oku