BENİM İÇİN YAŞA

8.Bölüm:"İhtimaller Zinciri..."

Yazar:

BENİM İÇİN YAŞA - Elif Yavuz kitap kapağı
BENİM İÇİN YAŞA kitap kapağı

8.Bölüm: "İhtimaller Zinciri" Bedava olduğu kadar paha biçilemez bir şey varsa hayatta o da sevgidir. Kalbinizi korkak alıştırmayın. Çok sevin ve çok sevilin. Ruhlarımızın kurtuluşu buna bağlı çünkü... Eymen’in odasından, ne kadar güçlü görünmeye çalışsam da omuzlarıma çöken kederi gizleyemeden çıktım. Kapıyı ardımdan usulca kapattım; sanki en ufak bir ses bile onun yorgun bedenini incitecekmiş gibi. Sonra sırtımı soğuk kapıya yaslayıp gözlerimi kapadım. Karanlık… İnsan bazen gözlerini dünyaya değil, acısına kapatıyormuş meğer. Ben de öyle yaptım. Ama karanlık, merhametli değildi. Aksine, Eymen’i benden saklamak yerine onu bütün çıplaklığıyla karşıma dikti. Solgun yüzü, güçsüz düşmüş bedeni, bakışlarına sinsice yerleşen çaresizlik… Bir de bütün bunların arasında, bana öyle görünmekten duyduğu sessiz mahcubiyet… Kaçmak için kapattığım gözlerim, en çok ondan kaçamadı. Ona acıdığımı düşündürmemek için büyük bir özenle sakladığım gözyaşlarım, bütün inadıma rağmen yanaklarımdan usulca süzülüyordu. Gözlerimi kapattığım anda ise karanlık bana merhamet etmedi. Göz kapaklarımın ardında tek bir manzara vardı; ondan kaçmak istedikçe bana daha çok yaklaşan o manzara… Yorgunluktan tükenmiş bedeni… Kireç kadar solgun yüzü… Gözlerinin en derin yerine sessizce yerleşen çaresizlik… Bir de bana o hâliyle görünmekten duyduğu, kelimelere dökemediği mahcubiyet… İşte o an kader, ruhumun en hassas yerine bir yara daha açtı. Acının da katmanları varmış meğer; her gördüğümde biraz daha derinleşen, kabuk tutmasına fırsat verilmeden yeniden kanayan yaralar… Peki bir insanın ruhundaki böyle bir yara nasıl iyileşirdi? Cevabı yalnızca kalbim biliyordu. Ruhunu, ruhuma sarınca… Elimin tersiyle gözyaşlarımı sessizce sildim. Gözlerimi araladığım anda ise farkında olmadan dudağımın bir köşesine incecik bir tebessüm ilişti. Adımı söylemişti. İlk defa bana “Didem” demişti. İnsan kendi adını bir başkasının sesinde yeniden tanıyabilir miydi? Ben tanımıştım. Meğer ismim, onun dudaklarından dökülene kadar hiç bu kadar güzel tınlamamış. Bir de ben yeniden geleceğimi söylediğimde… “Gelme.” dememişti. “Seni istemiyorum.” da dememişti. Sadece, “Sen bilirsin.” demişti. İki kelime… Ne eksik ne fazla. Ama ben o iki kelimenin arasına koskoca bir umut sığdırmıştım. Sen bilirsin... Ben bu iki kelimeye kaç ihtimal sığdırmalıyım ve bu ihtimallerle kalbimi lunaparkta elinde pamuk şekerle dolanan bir çocuk gibi sevindirmeli miyim? Ona yeniden gitmemi mi istiyordu? Belki bir ihtimal... Bu ihtimal yeryüzündeki bütün ihtimalleri oluşturan zincirin en zayıf halkası olabilirdi lâkin onu güçlendirmek benim elimdeydi, iş kalbime, içindeki sevgiye düşüyordu. Bir yanım gülümsüyor, diğer yanım sessizce ağlıyordu. Beni o hâlimle gören biri aklımı yitirdiğimi sanabilirdi. Oysa ben sadece âşıktım. Aşk, insanın içine aynı anda hem baharı hem de sonbaharı sığdırabiliyormuş meğer. Kalbim ikiye bölünmüştü sanki; bir yarısı hüzünle yapraklarını toprağa bırakırken, diğer yarısı umutla tomurcuklanıyor, usul usul çiçek açıyordu. Daha fazla dikkat çekmemek için sırtımı kapıdan ayırıp koridorda yürümeye başladım. İçim bir türlü rahat etmiyordu. Bir hemşire bulup Eymen’i kontrol etmesini istemeliydim. Ancak o zaman içimdeki düğüm biraz olsun gevşeyebilirdi. Dalgın bakışlarla koridoru arşınlarken sekreter masasının önüne kadar geldiğimi fark edince durdum. Masanın başında genç bir hemşire önündeki dosyaya son notlarını düşüyordu. Yan tarafta duran evrakın üzerinde ilişen birkaç kelime dikkatimi çekti. Aranan kan bulunmuştu. İçimde tarifsiz bir ferahlık belirirken gülümseyerek masaya yaklaştım. Ayak seslerimi duyan hemşire de başını kaldırıp sıcak bir tebessümle bana baktı. “Merhaba, kolay gelsin.” dedim. Elindeki kalemi bıraktı, dosyayı kapatıp tüm dikkatini bana verdi. “Merhaba. Size nasıl yardımcı olabilirim hanımefendi?” Nazik tavrı istemsizce benim de yüzümü yumuşattı. Kuruyan dudaklarımı hafifçe ıslatıp, “Bu kattaki hastalarla da siz mi ilgileniyorsunuz?” diye sordum. Her katın sorumlu hemşireleri f…

Bölümün tamamını WritePad'de oku